2. Bakara Suresi / 3.ayet

O korunmak isteyenler ki; gayba/Kur’an da bildirilenlere inanır, namazı kılar ve verdiğimiz rızıktan harcarlar.

Bknz: (4/103)(51/19)(81/24)

Mustafa Çavdar Meali

Bakara 3 ayeti için diğer mealler.

Abdülbaki Gölpınarlı Meali:

Onlar, gaybe inanırlar, namaz kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerin bir kısmını yoksullara harcarlar.

(Bakara 3)

Abdullah-Ahmet Akgün Meali:

Onlar, (o müttakiler ki kesinlikle ve içtenlikle) gaybe (yani görmedikleri, ama varlıklarından asla şüphe de etmedikleri gerçeklere) iman edenlerdir, namazı dosdoğru (şuurlu ve huzurlu şekilde kılıp) ikame edenlerdir, ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak edenlerdir. (Helâl ve meşru kazançlarından, Allah rızası için, gerekli yerlere ve ihtiyaç giderici ölçüde verenlerdir.) *

(Bakara 3)

Abdullah Parlıyan Meali:

Onlar ki, akıl ve duyularla değil ancak vahiyle, bilinen gerçeklerin varlığına inanırlar ve hayatlarını düzenleyen namazlarına dikkatli ve devamlıdırlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah rızasını kazanmak için başkalarına harcarlar.

(Bakara 3)

Adem Uğur Meali:

Onlar gayba inanırlar, namaz kılarlar, kendilerine verdiğimiz mallardan Allah yolunda harcarlar.

(Bakara 3)

Ahmet Hulusi Meali:

İşte onlar gayblarındaki (algılayamadıkları) hakikate (Nefslerinin Allah Esma'sının anlamlarının bir terkip - bileşimi şeklinde meydana geldiğine) iman ederler, salatı ikame ederler (fiilen eda yanı sıra anlamını yaşarlar) ve kendilerine verdiğimiz maddi - manevi yaşam gıdasından Allah adına karşılıksız paylaşırlar.

(Bakara 3)

Ahmet Tekin Meali:

Kur'an esaslarını benimseyerek korunanlar, gayb âlemine, fizik ve bilgi alanı ötesindeki varlıklara ve gerçeklere iman edenlerdir. Namazları, erkanına, şartlarına, vaktine riâyet ederek âşikâre kılanlardır. Kendilerine verdiğimiz rızık ve servetten, Allah yolunda, karşılık beklemeden, gönüllü harcayanlar, insanların ihtiyaçlarını görenlerdir.*

(Bakara 3)

Ahmet Varol Meali

Onlar ki, gaybe inanırlar, [2] namazı kılarlar ve bizim kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcarlar.

(Bakara 3)

Ali Bulaç Meali:

Onlar, gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler.

(Bakara 3)

Ali Fikri Yavuz Meali:

O kimseler (takvâ sahipleri) ki, onlar gaybe (Cenâb-ı Allah'a, meleklere, kıyamete, kaza ve kadere, görmeksizin) inanırlar; ve beş vakit namazı gereği üzre kılarlar, onlara verdiğimiz rızıklardan (ailelerine, yakınlarına, komşularına ve diğer hak sahiblerine) harcarlar, yedirirler.

(Bakara 3)

Ali Rıza Sefa Meali:

Onlar, gizli gerçeklere inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar; kendilerine geçimlik olarak verdiklerimizden de yardımlaşmak amacıyla paylaşırlar.

(Bakara 3)

Ali Ünal Meali:

O (müttakîler), sürekli yenilenir ve kuvvet kazanır bir imanla gaybe inanırlar; namazı bütün şartlarına riayet ederek, vaktinde ve aksatmadan kılarlar ve kendilerine rızık olarak (mal, güç, zekâ, bilgi...) ne lütfetmişsek, onun bir miktarını (Allah rızası için ve kimseyi minnet altında koymadan ihtiyaç sahiplerine geçimlik olarak) verirler.

(Bakara 3)

Bahaeddin Sağlam Meali:

Öyle muttakiler ki; gayba (görünmeyen Allah’a) inanırlar (veya tek başlarına kaldıklarında da inanırlar.) Düzgünce namaz(larını) kılarlar. Ve Bizim onlara verdiğimiz rızıktan nafaka verirler. (İnsan, özünü Allah’a yöneltip kişisel hayatını dua ve namazla, toplumsal hayatını zekât ve yardımla koruyunca muttaki olmuş olur.)

(Bakara 3)

Bayraktar Bayraklı Meali:

Onlar, gayba inanırlar, namazı kılarlar, kendilerine verdiklerimizden Allah yolunda harcarlar.

(Bakara 3)

Bekir Sadak Meali:

Onlar, gaybe inanirlar, namazi kilarlar, kendilerine verdigimiz riziktan yerli yerince sarfederler.

(Bakara 3)

Besim Atalay Meali:

Görünmeze inanırlar, namazların kılarlar, verdiğimiz azıklardan yedirirler

(Bakara 3)

Celal Yıldırım Meali:

O korunanlar ki gayb (fizik ötesinden verilen ilâhî haberler)e inanırlar ; namazı vakitlerinde kılmaya devam ederler; kendilerine rızık olarak verdiğimiz nimetlerden (Allah'ın hoşnutluğuna erişmek için) harcarlar.

(Bakara 3)

Cemal Külünkoğlu Meali:

Onlar ki, gayba (insan idrakini aşan olguların varlığına) inanırlar ve namazlarında dikkatli ve devamlıdırlar. Kendilerine rızık olarak verdiklerimizi başkalarıyla paylaşırlar. *

(Bakara 3)

Diyanet İşleri Eski Meali:

Onlar, gaybe inanırlar, namazı kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan yerli yerince sarfederler.

(Bakara 3)

Diyanet İşleri Yeni Meali:

Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.

(Bakara 3)

Diyanet Vakfı Meali:

Onlar gayba inanırlar, namaz kılarlar, kendilerine verdiğimiz mallardan Allah yolunda harcarlar.

(Bakara 3)

Edip Yüksel Meali:

Onlar ki duyularıyla algılayamadıkları gerçeklere de inanırlar, namazı (salat) gözetirler, kendilerine verdiğimiz rızıktan muhtaçlara verirler

(Bakara 3)

Elmalılı Orjinal Meali:

Onlar ki gaybe iman edip namazı dürüst kılarlar ve kendilerine merzuk kıldığımız şeylerden infak ederler.

(Bakara 3)

Elmalılı Yeni Meali:

Onlar ki, gayba iman edip namazı dürüst kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden infak ederler.

(Bakara 3)

Erhan Aktaş Meali:

Onlar; gayba[1] inanırlar, salatı ikame ederler[2] ve verdiğimiz rızıktan infak[3] ederler.

1)Gizli, görünmeyen, bilinemeyen, algılanamayan, gelecekte olacak şeyler.
2)Şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelirler. İbadete layık yegane ilahın Allah olduğuna inanırlar. Salat, sözcük olarak, "namaz" anlamının yanı sıra Allah'a yönelmek, ibadet, dua, rahmet, destek, dayanışma, yardımlaşma, yakından ilgi duyma ve din gibi anlamlara da gelmektedir. "Salat" sözcüğüne "namaz" olarak anlam verilmesini doğru bulmadığımızdan; çevirimizde, orijinal şekli olan "salat" sözcüğünü kullandık. Kur'an'da namaz sözcüğü yer almamaktadır. "Namaz," Farsça bir sözcüktür. Salatın hangi anlamı ifade ettiği, ancak içinde yer aldığı ayet ve konu bağlamından anlaşılabilir.
3)Muhtaç olanlara yardım.

(Bakara 3)

Gültekin Onan Meali:

Onlar ki gayba inanırlar, namazı gözetirler, kendilerini rızıklandırdıklarımızdan infak ederler.

(Bakara 3)

Hakkı Yılmaz Meali:

(2-4) İşte bu kitap; kendisinde hiç kuşku yoktur, ıssız yerlerde iman eden, salâtı ikame eden [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olma; toplumu aydınlatma kurumlarını oluşturan-ayakta tutan], kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden Allah yolunda harcama yapan, sana indirilene ve senden önce indirilene iman eden Allah'ın koruması altına girmiş kişiler –ki bunlar, âhirete de kesinlikle inanırlar– için bir kılavuzdur.

(Bakara 3)

Halis Bayancuk (Ebu Hanzala) Meali: /

O (takva sahipleri), gayba iman eder, namazı dosdoğru kılar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan infak ederler.

(Bakara 3)

Harun Yıldırım Meali:

O kimseler ki gayba îmân eder, namazı dosdoğru kılar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de infak ederler.

(Bakara 3)

Hasan Basri Çantay:

(O takvaa saahibleri ki) onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızk olarak verdiğimizden de (Allah yolunda) harcarlar.

(Bakara 3)

Hayrat Neşriyat Meali:

Onlar ki, gayba inanırlar, namazı hakkıyla edâ ederler(3) ve kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden (Allah yolunda) sarf ederler.(4)*

(Bakara 3)

Hubeyb Öndeş Meali: /

[sakınan kimseler] ki: gayb'da[yalnızlıkta]¹ inanırlar, namazlarını² sürekli olarak gereği gibi³ kılarlar ve kendilerine rızık ettiğimizden harcarlar (infak ederler).

(Bakara 3)

Hüseyin Atay Meali:

Onlar, görünmeyene inanırlar, namazı kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan verirler.

(Bakara 3)

İbni Kesir Meali:

Onlar ki gayba inanırlar. Namazı kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de infak ederler.

(Bakara 3)

İlyas Yorulmaz Meali:

Allah'tan sakınan o kimseler, gayba inanırlar, namazlarını kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, ihtiyacı olanlara verirler.

(Bakara 3)

İskender Ali Mihr Meali:

Onlar (takva sahipleridir) ki, gaybe (gaybte Allah’a) îmân ederler, namazlarını kılarlar ve kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden infâk ederler (başkalarına verirler).

(Bakara 3)

İsmail Hakkı Baltacıoğlu Meali:

O sakınanlar ki görünmiyene inanırlar, namaza dururlar, kendilerine verdiğimiz azıktan başkalarını da geçindirirler.

(Bakara 3)

Kadri Çelik Meali:

Onlar ki gaybe iman ederler, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan infak ederler.

(Bakara 3)

Mahmut Kısa Meali:

Onlar, Allah, cennet, cehennem, melek, kıyâmet, âhiret gibi duyu organlarıyla algılanamayan; ancak ilâhî vahiy sayesinde kavranabilecek gerçeklikler âlemi olan gayba inanırlar, hakîka­tin sadece gözle görülenlerden ibaret olmadığını bilir, mutlak Hâkim olan Ya­ratı­cıyı imanları sayesinde hissedebilir, kavrayabilirler. Ayrıca, Müslümanlığın vazgeçilmez şartı olan namazı gereken dikkat ve özeni göstererek, dosdoğru ve aksatmadan kılar, Yaratıcıyla aralarındaki gönül ve kulluk bağını —günde en az beş kere huzurunda durarak— sürekli canlı tutarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan, yani o güzel nîmetlerden bir kısmını toplum yararına fedâ­kârca paylaşarak, Allah için yoksullara harcarlar.

(Bakara 3)

Mehmet Ali Eroğlu Meali:

Ancak onlar ki, gayba inanır, namazlarını da dosdoğru kılarlar. Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de infak ederler.

(Bakara 3)

Mehmet Türk Meali:

Onlar ğayba1 inanır,2 namazı dosdoğru ve devamlı kılar3 ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden4 Allah yolunda harcarlar.*

(Bakara 3)

Muhammed Celal Şems Meali:

Onlar, gaybe inanırlar. Namazı ayakta tutarlar. Kendilerine verdiğimiz (rızıktan, Allah yolunda) harcarlar.

(Bakara 3)

Muhammed Esed Meali:

Onlar ki, insan idrakini aşa(n olguların varlığı)na inanırlar ve namazlarında dikkatli ve devamlıdırlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan başkaları için harcarlar,

(Bakara 3)

Mustafa Cemil Kılıç Meali:

Onlar ki, gizli olana inanır, içtenlikle yakarır ve kendilerine yaşamlık olarak verdiklerimizden yardımda bulunurlar.

(Bakara 3)

Mustafa Çavdar Meali:

O korunmak isteyenler ki; gayba/Kur'an da bildirilenlere inanır, namazı kılar ve verdiğimiz rızıktan harcarlar.

Bknz: (4/103) - (51/19) - (81/24)

(Bakara 3)

Mustafa Çevik Meali:

1-5 Elif. Lam. Mim. Allah’ın, yarattığı seslerin harflerinden oluşan sözlerle gönderdiği Kur’an’ın, ilahi bir davet kitabı olduğundan şüpheniz olmasın. Bu Kur’an Allah’ı layıkıyla tanımak, yaratılışının gayesini bilmek, hayatını o gayeye uygun yaşamak ve böylece gerçeğe ulaşmak isteyen muttakiler için hidayet (doğru yol) rehberidir. Müttakiler gayba inanır, öldükten sonra diriltilip Allah’ın huzurunda toplanacaklarına ve âhiret hayatına iman ederler, namazlarını titizlikle ve bilinçle kılar, Allah’ın kendilerine lütfettiği nimetlerden O’nun davetine hizmet yolunda harcarlar. Ey Peygamber! Onlar sana ve senden önceki peygamberler ile indirilen kitaplara da iman ederler. İşte böyleleri, Rablerinin rehberliğine teslim olarak mutluluğa kavuşurlar.

(Bakara 3)

Mustafa İslamoğlu Meali:

o hidayete erenler ki, idraki aşan hakikatlere bütünüyle iman ederler, namazı istikamet üzre kılarlar, kendilerine sürekli lutfettiğimiz şeylerden (ihtiyaç sahiplerine) harcarlar;

(Bakara 3)

Osman Okur Meali:

Onlar ki gayba (duyularıyla algılayamadıkları gerçeklere de) inanırlar, salatı (namazı) gözetirler, kendilerine verdiğimiz rızıktan muhtaçlara verirler.

(Bakara 3)

Ömer Nasuhi Bilmen Meali:

O müttakîler ki, gaybe inanırlar, namazı da doğruca kılarlar ve kendilerini merzûk ettiğimiz şeylerden de infakta bulunurlar.

(Bakara 3)

Ömer Öngüt Meali:

Onlar gayba inanırlar, namazı kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan infak ederler.

(Bakara 3)

Ömer Sevinçgül Meali:

Onlar, gayba iman eder, namazı özenle kılar, kendilerine rızk olarak verdiklerimizden infak ederler.

(Bakara 3)

Sadık Türkmen Meali:

Onlar ki; gayba inanırlar ve namazı da gereği gibi kılarlar ve rızık olarak ellerinde bulunanlardan da harcarlar.

(Bakara 3)

Seyyid Kutub Meali:

Onlar görmediklerine inanırlar, namazı kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan başkalarına verirler.

(Bakara 3)

Suat Yıldırım Meali:

O müttakiler ki görünmeyen aleme inanırlar. Namazlarını tam dikkatle ifa ederler. Kendilerine ihsan ettiğimiz nimetlerden hayır yolunda harcarlar.

(Bakara 3)

Süleyman Ateş Meali:

Onlar ki gaybde (gizlide, içtenlikle) inanıp namazlarını kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah rızası için) harcarlar.

(Bakara 3)

Süleymaniye Vakfı Meali:

Allah'a içten[1] inanan,[2] namazı düzgün ve sürekli kılan[3] ve verdiğimiz rızıkları yerli yerince harcayanlar,

1)"İçten" diye anlam verdiğimiz kelime (الغيب) El-ğayb'dır. Ondaki el (ال) takısı, muzafun ileyhten ıvazdır; بغيبهم /biğaybihim = gayblarıyla demektir. Kişinin içindeki, başkası için gayb olduğundan ayete "içten inanırlar" meali verilmiştir. 
2) İnanma, güvenmedir. Allah'ı herkes bilir, ama O'na herkes yeterince güvenip teslim olmaz. İnsanı kafir yapan budur. Bu yüzden iman yerine bazen "inanma", bazen "güvenme", bazen de "inanıp güvenme" kelimeleri kullanılacaktır.
3)Âyetin metninde geçen es-salat = الصلاة 'ın kök anlamı, bir şeyi bırakmamak ve sürekli arkasında olmaktır. (Lisan'ul-Arab) Her müminin sürekli yapması gereken ve hiç bir şart altında terk edemeyeceği tek ibadet, namaz olduğu için Kur'an'da ona salat denmiştir. Allah Teala şu ayetlerde, namazın bu özelliğine dikkatimizi çeker:  "Namazları ve orta namazı özenle sürekli kılın; Allah'ın huzurunda saygıyla durun. Eğer korkarsanız, yürüyerek yahut binek üstünde kılın. Güvene kavuşunca, bilmediklerinizi öğreten Allah'ı, size öğrettiği gibi zikredin. (Namazı, Allah'ın ayetlerini kafanıza yerleştirmek için sürekli kılın) (Bakara 2/238-239). (Umduklarına kavuşacak olan müminler) namazlarını özenle sürekli kılanlardır. (Müminun 23/9) Onlar namazlarını özenle sürekli kılanlardır. (Mearic 70/34)  

(Bakara 3)

Şeref Aziz Taha ve Kemal Çelik Meali:

Onlar, gayba inanırlar, namazı kılarlar, kendilerine verdiğimiz nimetlerden başkalarına da harcarlar.

(Bakara 3)

Şaban Piriş Meali:

(2-3) Hiç kuşkusuz bu kitap, kendilerini günahlardan korumaya çalışan, görmediği halde inanan, namazı kılan ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) harcayanlar için yol göstericidir.

(Bakara 3)

Talat Koçyiğit Meali:

(Bu sakınanlar) gayba inanırlar; namazlarını dosdoğru kılarlar ve bizim Kendilerine verdiğimiz rızıktan (başkalarına da) infak ederler.

(Bakara 3)

Tefhimul Kuran Meali:

Ki onlar, gayba inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler.

(Bakara 3)

Ümit Şimşek Meali:

O takvâ sahipleri ki, gayba inanırlar,(3) namazlarını dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden(4) bağışta bulunurlar.*

(Bakara 3)

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Ki onlar, gayba inananlar, namazı kılanlardır. Ve kendilerine rızk olarak verdiklerimizden, başkalarına pay çıkaranlardır.

(Bakara 3)

Rashad Khalifa Meali:

who believe in the unseen, observe the Contact Prayers (Salat) , and from our provisions **to them, they give to charity.

(Bakara 3)