Allah’ın kendisine emrettiği bir hususu uygulamasından dolayı Nebi’ye hiçbir suç isnat edilemez. Zira Allah’ın bu sünneti/yasası daha önce gelip geçen nebiler için de böyle uygulandı. Çünkü Allah’ın emri ölçülüp biçilmiş bir karardır.
Bknz: (48/23)
Allah’ın kendisine emrettiği bir hususu uygulamasından dolayı Nebi’ye hiçbir suç isnat edilemez. Zira Allah’ın bu sünneti/yasası daha önce gelip geçen nebiler için de böyle uygulandı. Çünkü Allah’ın emri ölçülüp biçilmiş bir karardır.
Bknz: (48/23)
Aşağıdaki bir mealin,
* Hatalı olduğunu düşünüyorsanız,
* Telif hakkı sahibiyseniz
(Yazar, Yayınevi vs. kurumsal e postası ile),
bize iletişim bölümünden ulaşabilirsiniz.
Allah'ın, ona farzettiğini yapmasında hiçbir vebal yok Peygambere; daha önce gelip geçenler hakkında da Allah'ın koyduğu yol yoradam buydu ve Allah'ın emri, takdir edilmiş ve yerine gelmiştir.
(Ahzab 38)Allah'ın kendisine farz kıldığı (ve helâl saydığı) bir şey(i yerine getirme) de peygamber üzerine hiçbir sıkıntı ve sorumluluk yoktur (ve bundan dolayı kınanması çirkindir ve cehalettir.) Daha önce gelip geçen (ümmet) lerde Allah'ın sünneti (uyguladığı prensibi de) budur. Allah’ın emri; (bütün işleri ve hükümleri, ölçüyle tanzim ve) takdir edilmiş bir kaderdir. (Bunun değiştirilmesi ve geciktirilmesi mümkün değildir.)
(Ahzab 38)O halde, Allah'ın kendisi için farz kılıp, takdir ettiği şeyi yapmasından dolayı, peygambere hiçbir suç isnat edilemez. Gerçekten bu sizden önce gelip geçenler içinde, Allah'ın bir uygulamasıydı ve şunu da unutma ki, Allah'ın iradesi mutlaka gerçekleşir.
(Ahzab 38)Allah'ın, kendisine helâl kıldığı şeyde Peygamber'e herhangi bir vebâl yoktur. Önce gelip geçenler arasında da Allah'ın âdeti böyle idi. Allah'ın emri mutlaka yerine gelecek, yazılmış bir kaderdir.
(Ahzab 38)Allah'ın kendisine zorunlu kıldıklarında O Nebi'ye sorumluluk yoktur! Bu, önceden geçmişler içinde de Sünnetullah'tır... Allah'ın hükmü, planlanmış (yerine gelmesi kesin) bir kaderdir!
(Ahzab 38)Allah'ın, kendisine meşrûiyet tanıdığı hususlarda, peygambere herhangi bir vebal, bir güçlük yoktur. Evvelce vazifelerini ifa ederek geçip giden bütün peygamberler hakkında Allah'ın sünneti, koyduğu kurallar böyledir. Allah'ın planı ise, mutlaka gerçekleşecek, başa gelecek, kaçınılamayan bir kaderdir.
(Ahzab 38)Allah'ın kendine takdir ettiği şeyde Peygamberin üzerine hiçbir güçlük yoktur. Bundan önce geçenler hakkında da Allah'ın kanunu böyleydi. Allah'ın emri, yerine getirilen bir kaderdir.
(Ahzab 38)Allah'ın kendisine farz kıldığı bir şey(i yerine getirme)de peygamber üzerine hiçbir güçlük yoktur. (Bu,) daha önce gelip geçen (ümmet)lerde Allah'ın bir sünnetidir. Allah'ın emri, takdir edilmiş bir kaderdir.
(Ahzab 38)Allah'ın Peygamber için taksim ve takdir ettiği şeyde (Zeyneb'i kendisine halâl kılmakta) Peygambere hiç bir vebal yoktur. Bundan önce geçen peygamberler hakkında da Allah'ın sünneti (kanunu) böyledir (Allah'ın peygamberlere mubah kıldığı şeyde, peygamberlere hiç bir vebal olamaz.) Allah'ın emri gerçekleşmiş bir hüküm bulunuyor.
(Ahzab 38)Allah'ın, Onun için uygun gördüğünde, peygambere hiçbir engel yoktur. Allah'ın Yasası, öteden beri böyle gelip geçmiştir. Çünkü Allah'ın buyruğu, kaçınılmaz bir yazgıdır.
(Ahzab 38)Allah’ın kendisi için takdir buyurup helâl kıldığı bir işi yerine getirmede Peygamber için bir güçlük, bir engel olmamalıdır. Daha önce geçen peygamberler hakkında da Allah’ın takdir ve icraatı böyle olmuştur. Allah ne emrederse, o tam yerinde ve mutlaka uygulanması gereken bir takdirdir.
(Ahzab 38)Allah’ın farz ettiği bir işi Peygamber’in uygulamasında, ona bir sakınca olmaz. Bu, önceki peygamberlerde de geçerli olan Allah’ın bir yasasıdır.(*) Allah’ın emrettikleri kesindirler. (Onlardan vazgeçilemez.)*
(Ahzab 38)Allah'ın emrettiği bir şeyde peygamberine hiçbir sıkıntı yoktur. Bu, Allah'ın daha önce gelip geçmişlere uyguladığı bir yasasıdır. Allah'ın emri, mutlaka yerini bulur.
(Ahzab 38)Allah'in Peygamber'e farz kildigi seylerde ona bir gucluk yoktur. Bu, Allah'in otedenberi, gelmis gecmislere uyguladigi yasasidir. Allah'in emri suphesiz geregi gibi yerine gelecektir.
(Ahzab 38)Allahın buyurmuş olduğu işte, peygambere zorluk olmaz, önce geçenlere de Allahın türesi budur, Allahın buyrumu ölçülüp biçilmiştir
(Ahzab 38)Peygamber üzerinde, Allah'ın onun için takdîr edip gerekli kıldığı şeyde bir vebal ve sakınca yoktur. Bu daha önce gelip geçenler hakkında da Allah'ın câri bir sünnetidir (ki uygulanır). Allah'ın emri elbette yerini bulan bir kaderdir.
(Ahzab 38)Peygamber üzerinde, Allah'ın onun için takdir edip gerekli kıldığı şeyde bir vebal ve sakınca yoktur. Daha önce gelip geçen peygamberler hakkında da Allah'ın kanunu böyledir. Allah'ın emri, kesinleşmiş bir hükümdür.
(Ahzab 38)Allah'ın Peygamber'e farz kıldığı şeylerde ona bir güçlük yoktur. Bu, Allah'ın öteden beri, gelmiş geçmişlere uyguladığı yasasıdır. Allah'ın emri şüphesiz gereği gibi yerine gelecektir.
(Ahzab 38)Allah'ın, kendisine farz kıldığı şeyleri yerine getirmesi konusunda peygambere bir darlık yoktur. Daha önce gelip geçen peygamberler hakkında da Allah'ın kanunu böyledir. Allah'ın emri, kesinleşmiş bir hükümdür.
(Ahzab 38)Allah'ın, kendisine helâl kıldığı şeyde Peygamber'e herhangi bir vebâl yoktur. Önce gelip geçenler arasında da Allah'ın âdeti böyle idi. Allah'ın emri mutlaka yerine gelecek, yazılmış bir kaderdir.
(Ahzab 38)ALLAH'ın kendisine yasallaştırdığı bir konuda peygambere herhangi bir engel yoktur. Bu, öteden beri, gelmiş geçmişlere uygulanan ALLAH'ın sünneti (yasası) dır. ALLAH'ın emri, belirlenmiş ve kesinleşmiştir.
(Ahzab 38)Peygambere Allahın takdir ettiği, mubah kıldığı şeyde bir darlık yoktur, bundan evvel geçen bütün Peygamberler hakkında Allahın sünneti böyle ve Allahın emri biçilmiş bir kader bulunuyor
(Ahzab 38)Peygambere, Allah'ın takdir ettiği, mübah kıldığı şeyde bir darlık yoktur. Bundan önce geçen bütün peygamberler hakkında Allah'ın adeti öyledir. Allah'ın emri biçilmiş bir kaderdir.
(Ahzab 38)Nebi, Allah'ın emri gereği bir şeyi yapmasından dolayı suçlanamaz. Bu, daha önceki toplumlarda da geçerli olan Allah'ın yasasıdır. Allah'ın emri, kesinleşmiş bir yazgıdır.
(Ahzab 38)Tanrı'nın kendisine farz kıldığı bir şey(i yerine getrrme)de peygamber üzerine hiçbir güçlük yoktur. (Bu,) daha önce gelip geçen (ümmet)lerde Tanrı'nın bir sünnetidir. Tanrı'nın buyruğu takdir edilmiş bir kaderdir.
(Ahzab 38)(38,39) Allah'ın kendisine farz kıldığı şeyde Peygamber üzerine, daha önce gelip geçen kimselerde; Allah'ın verdiği elçilik görevini tebliğ eden, O'na saygıyla, sevgiyle, bilgiyle ürperti duyan ve Allah'tan başka kimseye saygıyla, sevgiyle, bilgiyle ürperti duymayan kimselerle ilgili Allah'ın uygulaması olarak bir güçlük yoktur. Allah'ın emri, ayarlanmış, belirlenmiş bir kaderdir. Hesap görücü olarak Allah yeter.
(Ahzab 38)Allah’ın kendisine farz kıldığı şeylerde, Nebi üzerine bir günah yoktur. (Bu,) daha önceki ümmetlerde de Allah’ın geçerli olan sünnetidir/yasasıdır. Allah’ın emri belirlenmiş bir kaderdir.
(Ahzab 38)Allah'ın, kendisine helâl kıldığı şeyde Peygamber'e herhangi bir vebâl yoktur. Önce gelip geçenler arasında da Allah'ın âdeti böyle idi. Allah'ın emri mutlaka yerine gelecek, yazılmış bir kaderdir.
(Ahzab 38)Peygamberlerin üstüne Allahın, farz etdiği herhangi bir şey (i ifa etmesin) de hiçbir vebal olmaz. (Nitekim) daha evvel geçmiş (peygamber) lerde de Allah bu aadeti (bir kanun yapmışdır). Allahın emri, behemehal yerini bulan bir kaderdir.
(Ahzab 38)Allah'ın, kendisi için takdîr ettiği bir şey(i yerine getirmek)te Peygambere herhangi bir zorluk yoktur. Bundan önce gelip geçen (peygamber)ler içinde Allah'ın kanûnu (böyle)dir. Allah'ın emri ise, mutlaka yerini bulan bir kaderdir.
(Ahzab 38)Allah'ın, Farz [şart] yaptığı [şeyler] hakkında Nebi'ye herhangi bir darlık [sıkıntı] yoktur. [İşte bunlar] Önceden gelip geçmiş olanlar hakkında, Allah'ın kanunu olarak [kanunlaştırdığıdır]. Allah'ın emri, [en başından beri] ölçülenmiş bir belirlemeydi.
(Ahzab 38)Allah'ın peygambere farz kıldığı şeylerde ona bir güçlük yoktur. Bu, Allah'ın öteden beri, gelip geçenlere uyguladığı yasasıdır. Ve Allah'ın buyruğu gereği gibi yerine gelecektir.
(Ahzab 38)Allah'ın, kendisine farz kıldığı şeylerde peygamberine herhangi bir güçlük yoktur. Allah'ın önceden geçmişler hakkındaki sünnetidir. Ve Allah'ın emri, gereği gibi yerine gelmiştir.
(Ahzab 38)Allah'ın verdiği hükümleri, peygamberin kendi hayatında bizzat uygulamasında, o peygamberin sorumluluğu yoktur. Bu emir, Allah'ın geçmiş toplumlarda ki değişmez uygulaması (sünneti) dir. Allah'ın emri planlanıp kesinleşmiş bir emirdir.
(Ahzab 38)Nebî için, Allah’ın O’na farz kıldığı şeyi (yerine getirmesinde) O’na bir güçlük yoktur. Daha önce gelip geçenler için de Allah’ın sünneti buydu. Allah’ın emri, taktir edilmiş bir kader idi (yerine getirildi).
(Ahzab 38)Allah'ın boynuna borç kıldığı bir işi yaptığı için peygambere söz gelmez. Nasıl ki önce gelip geçen peygamberler için de yol bu idi. Allah ne türlü yasadı ise öyle olur.
(Ahzab 38)Allah'ın, peygambere farz kıldığı şeylerde ona bir güçlük yoktur. Bu, Allah'ın önceden geçmişler hakkındaki sünnetidir. Allah'ın emri belli bir ölçü üzeredir.
(Ahzab 38)Allah’ın kendisine emrettiği şeyleri yapmasından dolayı Peygambere hiçbir sorumluluk yoktur ve asla bundan dolayı suçlanamaz. Tam tersine, asıl bunu yapmadığı zaman günah işlemiş olur. Bu, Allah’ın daha önceki Peygamberler arasında da geçerli kıldığı değişmez bir yasasıdır. Zaten Allah’ın emri, bir hikmete göre plânlanmış ve tâ ezelden takdir edilip hükme bağlanmıştır. O hâlde Allah, Peygamberine bir şey emrettiği zaman bütün dünya ona karşı çıksa bile, Peygamber bu emri yerine getirmelidir.
(Ahzab 38)Allah'ın kendisine farz kıldığı bir şeyi yapmada peygamber üzerine hiç bir güçlük yoktur. Hakikatte daha öncekilerdeki Allah'ın bir sünnetidir. Allah'ın emri takdir edilmiş bir kaderdir.
(Ahzab 38)Allah’ın kendisine farz kıldığı1 bir şeyden dolayı Peygamberi kınayamazsınız.2 (Zira bu,) Allah’ın daha önce geçenlerde de olan bir sünnetidir ve Allah’ın emri takdir edilmiş bir kaderdir, (mutlaka yerine gelir).*
(Ahzab 38)Allah’ın Peygamber’e farz kıldıkları hakkında ona bir sıkıntı olmamalıdır. Allah’ın bu sünneti, daha önce geçmiş (peygamberler) için (de) geçerliydi. Allah’ın buyruğu daima karara bağlanmıştır.
(Ahzab 38)(O halde,) Allah'ın kendisi için takdir ettiği şeyi (yapmasından dolayı) Peygamber'e hiçbir suç isnad edilemez. (Gerçekte, bu) sizden önce gelip geçenler için de Allah'ın bir uygulamasıydı; ve (şunu unutma ki) Allah'ın iradesi mutlaka tecelli eder.
(Ahzab 38)Allah'ın kendisine buyruk olarak yazdığı şeyde Tanrı elçisine hiçbir güçlük yoktur. Daha önce gelip geçenler arasında da Allah'ın yasası buydu. Allah'ın buyruğu, belirlenmiş bir ölçüdür.
(Ahzab 38)Bknz: (48/23)
(Ahzab 38)Peygamber, Allah’ın kendisine emrettiği bir işi yerine getirmesinden dolayı asla suçlanamaz. Sizden önce gelip geçen kavimler için de Allah’ın hükmü böyle idi, sizin için de Allah’ın hükmü böylece yerine getirilmiş oldu.
(Ahzab 38)Allah'ın kendisini mecbur tuttuğu suç isnat edilemez. Allah'ın bu sünneti, daha önce gelip geçmiş olan (peygamberler) için de geçerliydi: sonuçta Allah'ın emri ölçülüp biçildiği gibi gerçekleşmiş oldu.
(Ahzab 38)Allah'ın kendisine farz kıldığı şey (leri yerine getirme)de nebi üzerine hiçbir güçlük yoktur. (Bu,) daha önce gelip geçen (ümmet)lerde Allah'ın bir sünnetidir.(Daha önce gelip geçmişlerde de Allah'ın yolu, yöntemi buydu). Allah'ın emri, belirlenmiş bir kaderdir/ölçüdür.
(Ahzab 38)Allah'ın kendisi için mukadder kıldığı bir şeyde peygamber üzerine bir güçlük yoktur. Evvelce gelip geçmiş olanların haklarındaki sünnet-i ilâhiye gibi . Ve Allah'ın emri yerine getirilmiş bir kader bulunmaktadır.
(Ahzab 38)Allah'ın kendisine helâl kıldığı şeyde Peygamber'e bir güçlük (herhangi bir vebâl) yoktur. Ondan önce gelip geçen (peygamberler) arasında da Allah'ın sünneti (âdeti) böyle idi. Allah'ın emri mutlaka yerine gelecek yazılmış bir kaderdir.
(Ahzab 38)Allah’ın emrini yerine getirmekte Peygambere güçlük yoktur ‘bundan dolayı suçlanamaz’. Önceki zamanlarda yaşamış insanlar arasında da Allah’ın yasası buydu. Allah’ın emri muhakkak yerine gelir.
(Ahzab 38)Allah’ın, kendisine farz kıldığı şeyleri yerine getirmesi konusunda, Nebi’ye bir darlık/sıkıntı yoktur. Daha önce gelip geçen Nebiler hakkında da, Allah’ın kanunu böyledir. Allah’ın emri kesinleşmiş bir hükümdür.
(Ahzab 38)Allah'ın, Peygambere takdir ettiği bir şeyde O'na bir güçlük yoktur. Bu Allah'ın sizden öncekilere de uyguladığı yasadır. Allah'ın emri şüphesiz gereği gibi yerine gelecektir.
(Ahzab 38)Allah'ın, kendisine takdir edip helal kıldığı bir hususu yerine getirmekte Peygambere herhangi bir güçlük yoktur. Sizden önce gelip geçen peygamberler hakkında da Allah'ın kanunu böyle cari olmuştur. Allah'ın emri, mutlaka yerini bulan bir kaderdir.
(Ahzab 38)Allah'n kendisine takdir ettiği bir şeyi yerine getirmekte, Peygambere herhangi bir güçlük yoktur. Sizden önce geçenler arasında da Allah'ın yasası böyle idi. Allah'ın emri, olup bitmiş bir şeydir.
(Ahzab 38)Allah'ın, Nebisi için farz kıldıklarında sıkıntı doğuracak bir şey yoktur. Bu, Allah'ın bundan öncekilere de uyguladığı yasasıdır. Allah'ın emri ölçülü biçilidir.
(Ahzab 38)Peygamber, Allah'ın yasaklamadığı bir işi yaptığından dolayı suçlanamaz. Allah daha öncekilere de bu yasayı uygulamıştır. Allah'ın iradesi mutlaka tecellî eder.
(Ahzab 38)Allah'ın kendisine uygun gördüğü şeyde peygambere bir günah yoktur. Daha önce geçenler için Allah'ın kanunu budur. Allah'ın emri yerine gelecek bir hükümdür.
(Ahzab 38)Allah'ın, önceden gelip geçmiş peygamberler hakkında değişmez bir kanunu olarak, Peygambere farz kıldığı şeylerde ona hiçbir beis yoktur. Allah'ın emri, takdir olunmuş bir kaderdir.
(Ahzab 38)Allah'ın kendisine farz kıldığı bir şey(i yerine getirme)de peygamber üzerine hiçbir güçlük yoktur. (Bu,) daha önce gelip geçen (ümmet)lerde de olan Allah'ın sünnetidir. Allah'ın emri, takdir edilmiş bir kaderdir.
(Ahzab 38)Allah'ın kendisi için takdir ettiği birşeyi yerine getirmesinde bir peygamber için vebal yoktur. Bu, Allah'ın, daha önceki peygamberler hakkında da geçerli olan bir yasasıdır. Allah'ın emri ise, mutlaka gerçekleşmek üzere yazılmış bir kaderdir.
(Ahzab 38)Allah'ın kendisine farz kıldığı şeyde peygambere hiçbir vebal yoktur. Daha önce gelip geçmişlerde de Allah'ın yolu, yöntemi buydu. Allah'ın emri, belirlenmiş bir kaderdir/ölçüdür.
(Ahzab 38)