41. Fussilet Suresi / 40.ayet

Bütün bu delillerimizin gösterdiği gerçeklerden yüz çevirenler asla bizden gizlenip kaçamazlar. Söyleyin bakalım kıyamet günü ateşe atılan kimse mi yoksa o gün güven içinde huzurumuza gelen kimse mi daha iyidir? İstediğinizi yapın bakalım, nasıl olsa Allah bütün yaptıklarınızı görmektedir.

Bknz: (10/15)(16/32)(21/101)»(21/103)

Mustafa Çavdar Meali

Fussilet 40 ayeti için diğer mealler.

Abdülbaki Gölpınarlı Meali:

Bizim delillerimizle eğri yola sapanlar gizli değildir bize. Artık ateşe atılan mı hayırlıdır, yoksa kıyamet günü emin olarak gelen mi? Ne dilerseniz yapın, şüphe yok ki o, bütün yaptıklarınızı görür.

(Fussilet 40)

Abdullah-Ahmet Akgün Meali:

Ayetlerimiz konusunda (yalanlama ve yamultma amacıyla) doğruluktan sapanlar (ve çarpıtma yorum yapanlar) Bize gizli değildir. O halde kıyamet gününde ateşe atılan mı, yoksa güven içinde gelip (huzurumuza çıkan) mı daha iyidir (ve hayırlı kimsedir) ? Artık dilediğinizi yapın. O, yaptıklarınızı görmektedir.

(Fussilet 40)

Abdullah Parlıyan Meali:

Ayetlerimizi inkâr edip, yalanlayıp, anlamını saptıranlar, bize gizli kapalı kalmazlar. O halde, şu iki kişiden hangisi daha hayırlıdır; ateşe atılmaya mahkum edilen mi, yoksa kıyamet günü huzurumuza güvenle gelecek olan mı? Ne dilerseniz yapın, şüphe yok ki O, bütün yaptıklarınızı görür.

(Fussilet 40)

Adem Uğur Meali:

Åyetlerimiz hakkında doğruluktan ayrılıp eğriliğe sapanlar bize gizli kalmaz. O halde, ateşin içine atılan mı daha iyidir, yoksa kıyamet günü güvenle gelen mi? Dilediğinizi yapın! Kuşkusuz O, yaptıklarınızı görmektedir.

(Fussilet 40)

Ahmet Hulusi Meali:

İşaretlerimizi amacından saptıranlar, bize gizli kalmazlar... Şimdi Nar'a atılan kimse mi hayırlıdır yoksa kıyamet sürecine güvende olarak gelen kimse mi? Dilediğinizi yapın! Muhakkak ki O, yaptıklarınızı (yaratanı olarak) Basıyr'dir.

(Fussilet 40)

Ahmet Tekin Meali:

Âyetlerimizle ilgili ileri geri konuşup, bâtıl te'viller yapanlar, âyetlerimize dil uzatıp hakaret ederek inkâra kalkanlar, bize gizli kalmaz. Tepe taklak ateşe atılan mı, yoksa Kıyamet gününe, hesap gününe güven içinde gelen mi daha iyi durumdadır? Allah'ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygun iradesinin tecellisi içinde tercihinizi isabetli kullandığınızı zannederek dilediğinizi yapın. Allah şuurlu maksatlı amellerinizi biliyor, görüyor.

(Fussilet 40)

Ahmet Varol Meali

Ayetlerimiz hakkında sapıklığa düşenler bizden gizli kalmazlar. O halde ateşe atılan mı daha iyi durumdadır yoksa kıyamet günü güven içinde gelen mi? Dilediğinizi yapın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı görmektedir.*

(Fussilet 40)

Ali Bulaç Meali:

Bizim ayetlerimiz konusunda çarpıtma yapanlar, Bize gizli kalmazlar. Öyleyse ateşin içine bırakılan mı daha hayırlıdır yoksa kıyamet günü güvenle gelen mi? Siz dilediğinizi yapın. Çünkü O yaptıklarınızı gerçekten görendir.

(Fussilet 40)

Ali Fikri Yavuz Meali:

Ayetlerimiz hususunda hakdan ayrılanlar (inkâra düşenler), muhakkak bize gizli kalmazlar, (bütün yaptıklarınızı biliriz). O halde ateşe atılan mı hayırlıdır, yoksa kıyamet günü (azabdan) emin olarak gelecek olan mı? Artık dilediğinizi yapın; çünkü O, bütün yaptıklarınızı görendir.

(Fussilet 40)

Ali Rıza Sefa Meali:

Kuşkusuz, ayetlerimizin anlamını saptıranlar, Bizden gizlenemezler. Öyleyse ateşe atılan mı daha iyidir; yoksa Yeniden Yaratılış Günü'nde, güven içinde gelen mi? İstediğinizi yapın; kuşkusuz, O, yaptıklarınızı Görendir.

(Fussilet 40)

Ali Ünal Meali:

(Kâinattaki ve Kur’ân’daki) âyetlerimiz konusunda haktan sapanlar Bize gizli değildir. O halde kim iyi ve arzu edilir bir konumdadır bir düşünün: Ateş’e atılacak olan mı, yoksa Kıyamet Günü tam bir güven içinde (korku ve endişe duymayacak) olan mı? İstediğinizi yapın; muhakkak ki O, bütün yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.

(Fussilet 40)

Bahaeddin Sağlam Meali:

Hiç şüphesiz ayetlerimizden sapanlar, Biz’den gizli kalamazlar. Artık, ateşe atılan mı, yoksa kıyamet günü güven içinde (Rabbinin huzuruna) gelen mi daha yararlıdır? İstediğinizi yapın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı çok iyi görendir.

(Fussilet 40)

Bayraktar Bayraklı Meali:

Ayetlerimizin anlamını saptıranlar, kendilerini bizden gizleyemezler. Kıyamet gününde ateşe atılacak olan mı daha iyidir; yoksa güven içinde gelecek olan mı? Dilediğinizi yapınız. Şüphesiz ki Allah, yaptığınız her şeyi görmektedir.

(Fussilet 40)

Bekir Sadak Meali:

Ayetlerimizi inkar edenler Bize gizli degillerdir. Kiyamet gununde atese atilan mi, yoksa guven icinde gelen kimse mi daha iyidir? Dilediginizi isleyin, dogrusu O, yaptiklarinizi goren'dir.

(Fussilet 40)

Besim Atalay Meali:

Bizim âyetlerimizde ¡griliğe sapanlar, bize gizli değildir, ateşe atılan mı? Yoksa, kıyamet günü emniyette olarak gelen mi, daha hayırlıdır? Ne isterseniz yapınız, O görür sizlerin yaptığınızı!

(Fussilet 40)

Celal Yıldırım Meali:

Âyetlerimiz hakkında inâdla inkârda ısrar edenler bize gizli-kapalı kalmazlar. Ateşe atılan mı hayırlıdır, yoksa Kıyamet günü güven içinde gelen mi ? İstediğinizi yapın, şüphesiz ki O, yaptıklarınızı bilmektedir.

(Fussilet 40)

Cemal Külünkoğlu Meali:

Ayetlerimiz hakkında doğruluktan ayrılıp eğriliğe sapanlar bize gizli kalmazlar. O halde ateşin içine atılan mı daha iyidir, yoksa kıyamet günü güvenle gelen mi? Dilediğinizi yapın (ne yaparsanız ona göre muamele göreceksiniz). Şüphesiz O, yaptıklarınızı görmektedir.

(Fussilet 40)

Diyanet İşleri Eski Meali:

Ayetlerimizi inkar edenler Bize gizli değillerdir. Kıyamet gününde ateşe atılan mı, yoksa güven içinde gelen kimse mi daha iyidir? Dilediğinizi işleyin, doğrusu O, yaptıklarınızı gören'dir.

(Fussilet 40)

Diyanet İşleri Yeni Meali:

Ayetlerimiz konusunda (yalanlama amacıyla) doğruluktan sapanlar bize gizli kalmaz. O halde kıyamet gününde ateşe atılan mı, yoksa güven içinde gelen kimse mi daha iyidir? Dilediğinizi yapın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.

(Fussilet 40)

Diyanet Vakfı Meali:

Âyetlerimiz hakkında doğruluktan ayrılıp eğriliğe sapanlar bize gizli kalmaz. O halde, ateşin içine atılan mı daha iyidir, yoksa kıyamet günü güvenle gelen mi? Dilediğinizi yapın! Kuşkusuz O, yaptıklarınızı görmektedir.  *

(Fussilet 40)

Edip Yüksel Meali:

Ayetlerimiz konusunda çarpıtmalar yapanlar bizden gizli kalmaz. Ateşe atılan mı, yoksa diriliş gününde güven içinde bize gelen mi daha iyidir? Dilediğiniz gibi davranın. O, yaptıklarınızı elbette Görendir.

(Fussilet 40)

Elmalılı Orjinal Meali:

Ayetlerimizde ilhada sapan sapgınlar elbette bize gizli kalmazlar o halde ateşe atılan mı hayırlıdır yoksa Kıyamet günü emniyyet içinde gelecek olan mı? Düşünün de istediğinizi yapın, çünkü o her ne yaparsanız görür

(Fussilet 40)

Elmalılı Yeni Meali:

Ayetlerimizde ilhada sapan sapkınlar (ayetlerimize yalan diyenler) elbette Bize gizli kalmazlar. O halde ateşe atılan mı hayırlıdır, yoksa kıyamet gününde güven içinde gelecek olan mı? Düşünün de istediğinizi yapın, çünkü o her ne yaparsanız görür.

(Fussilet 40)

Erhan Aktaş Meali:

Ayetlerimizde saptırma yapanlar, Bize gizli kalmazlar. O halde Kıyamet Günü ateşe atılan kimse mi yoksa Bize güven içinde gelenler mi hayırlıdır? Dilediğinizi yapın. Kuşkusuz O, yaptığınız şeyleri en iyi görendir.

(Fussilet 40)

Gültekin Onan Meali:

Bizim ayetlerimiz konusunda çarpıtma yapanlar bize gizli kalmazlar. Öyleyse ateşin içine bırakılan mı daha hayırlıdır yoksa kıyamet günü güvenle (aminen) gelen mi? Siz dilediğinizi yapın. Çünkü O yaptıklarınızı gerçekten görendir.

(Fussilet 40)

Hakkı Yılmaz Meali:

Şüphesiz alâmetlerimiz/ göstergelerimiz hakkında doğruluktan ayrılıp inkâra sapan kimseler Bize gizli kalmazlar. O hâlde ateşe atılacak olan kişi mi daha hayırlıdır, yoksa kıyâmet günü güven içinde gelecek kişi mi? İstediğinizi yapın. Şüphesiz ki Allah, yaptığınız şeyleri en iyi görendir.

(Fussilet 40)

Harun Yıldırım Meali:

Åyetlerimiz hakkında doğruluktan ayrılıp eğriliğe sapanlar bize gizli kalmaz. O halde, ateşin içine atılan mı daha iyidir, yoksa kıyamet günü güvenle gelen mi? Dilediğinizi yapın! Kuşkusuz O, yaptıklarınızı görmektedir.

(Fussilet 40)

Hasan Basri Çantay:

Bizim ayetlerimiz hakkında sapkınlık edenler şübhesiz bize gizli kalmazlar. O halde ateşin içine atılacak olan kimse mi hayırlıdır, yoksa kıyamet günü korkusuzca gelecek olan kişi mi? Siz dilediğinizi yapın. Çünkü O, ne yaparsanız hakkıyle görendir.

(Fussilet 40)

Hayrat Neşriyat Meali:

Muhakkak ki, âyetlerimiz hakkında haktan (meyledip) sapanlar, bize gizli kalmazlar. O hâlde, ateşin içine atılan mı hayırlıdır, yoksa kıyâmet günü emîn bir hâlde gelen mi? Dilediğinizi yapın! Şübhe yok ki O, yapmakta olduklarınızı hakkıyla görendir.

(Fussilet 40)

Hubeyb Öndeş Meali: /

Gerçek şu ki, ayetlerimiz [mucizelerimiz] hakkında [doğruluktan] sapanlar, bize karşı saklanamazlar. O halde, ateşin içine atılan kimse mi yoksa kıyamet gününde emin/güvende olarak gelen kimse mi daha iyidir (hayırlıdır)? Tercih ettiğiniz eylemde bulunun [bakalım]! Gerçekten o, eylemlerinizi devamlı görendir.

(Fussilet 40)

Hüseyin Atay Meali:

Doğrusu, öğretilerimizde yanlış yorumlarda bulunanlar Bize gizli değillerdir. Diriliş gününde ateşe atılan mı, yoksa güven içinde gelen mi daha iyidir? Dilediğinizi işleyin, doğrusu O yaptıklarınızı görendir.

(Fussilet 40)

İbni Kesir Meali:

Ayetlerimiz hakkında doğruluktan ayrılıp eğriliğe sapanlar, bize gizli değillerdir. Ateşe atılan mı, yoksa kıyamet günü güven içinde olan mı daha iyidir? Dilediğinizi yapın. Doğrusu O; yaptıklarınızı görendir.

(Fussilet 40)

İlyas Yorulmaz Meali:

Ayetlerimizi kasıtlı olarak saptıranlar, bize gizli kalacak değildir. Ateşin içine girecek olan mı daha hayırlıdır? Yoksa kıyamet gününe güven içinde gelen mi? Siz dünyada iken dilediğinizi yapın. Allah bütün yaptıklarınızı görendir.

(Fussilet 40)

İskender Ali Mihr Meali:

Muhakkak ki, âyetlerimizde saptırma yapanlar, Bize gizli kalmazlar. Kıyâmet günü ateşin içine konulanlar mı yoksa Bize emin olarak gelenler mi hayırlıdır? Dilediğinizi yapın. Muhakkak ki O, yaptıklarınızı en iyi görendir.

(Fussilet 40)

İsmail Hakkı Baltacıoğlu Meali:

O kimseler ki Bizim belgelerimize dil uzatırlar, onlar Bize hiç gizli kalmazlar. Öyleyse, kalkış günü ateşe atılacak olan kimse mi yeydir, yoksa korkusuzca gelecek olan mı? Ne isterseniz onu yapın. Çünkü O, bütün işlediklerinizi görücüdür.

(Fussilet 40)

Kadri Çelik Meali:

Ayetlerimiz hakkında eğriliğe sapanlar, bize gizli kalmazlar. Öyleyse ateşin içine bırakılan mı daha hayırlıdır, yoksa kıyamet günü güvenle gelen mi? Siz dilediğinizi yapın. Çünkü O, yapmakta olduklarınızı gerçekten görendir.

(Fussilet 40)

Mahmut Kısa Meali:

Gerek evrendeki yaratılış delillerini görmezlikten gelerek, gerekse Kur’an’ıkasten yanlış yorumlayarak ayetlerimiz konusunda doğru yoldan sapanlar, Bizden asla gizli kalmazlar! Düşünün ey insanlar; işlediği zulüm ve haksızlıklardan dolayı ateşe atılan inkârcılar mı daha iyidir, yoksa Hesap Gününde Rabb’inin huzuruna güven içinde gelen müminler mi? İşte, size doğruyu ve eğriyi gösterdik, bu ikisinden dilediğinizi seçin ve dilediğinizi yapın! Ama unutmayın: Muhakkak Allah, bütün yaptıklarınızı görmektedir.

(Fussilet 40)

Mehmet Ali Eroğlu Meali:

Lakaytlık gösterip, ayetlerimiz hakkında doğruluktan ayrılıp eğriliğe doğru sapanlar Emin olsunlar ki, Bize bunlar gizli kalmaz. O halde ateşin içine atılan mı daha iyidir? Tersi olarak, kıyamet günü güvenle gelen mi? Dilediğinizi yapın! O yaptığınızı görendir.

(Fussilet 40)

Mehmet Türk Meali:

O Bizim âyetlerimizi çarpıtanlar,1 Bize asla gizli kalmazlar. Öyleyse kıyamet günü cehennemin içine atılan kimse mi daha hayırlıdır yoksa (huzurumuza) güvenle gelen kimse mi? Artık siz dilediğinizi yapın. Çünkü O (Allah) yaptıklarınızı gerçekten hakkıyla görendir.2*

(Fussilet 40)

Muhammed Celal Şems Meali:

Ayetlerimizden çarpık anlamlar çıkaranlar, kesinlikle Bizden gizli değildirler. Cehennem’e atılacak olan mı daha iyi, yoksa Kıyamet günü emniyet içinde (Bize) gelecek olan mı? (Ey insanlar!) Dilediğinizi yapın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı çok görendir.

(Fussilet 40)

Muhammed Esed Meali:

Mesajlarımızın anlamını saptıranlar Bizden gizlenemezler, öyleyse (şu iki kişiden) hangisi daha iyidir? Ateşe atıl(maya mahkum edil)en mi, yoksa Kıyamet Günü (huzurumuza) güvenle gelecek olan mı? Dilediğinizi yapın! O, yaptığınız her şeyi görür.

(Fussilet 40)

Mustafa Çavdar Meali:

Bütün bu delillerimizin gösterdiği gerçeklerden yüz çevirenler asla bizden gizlenip kaçamazlar. Söyleyin bakalım kıyamet günü ateşe atılan kimse mi yoksa o gün güven içinde huzurumuza gelen kimse mi daha iyidir? İstediğinizi yapın bakalım, nasıl olsa Allah bütün yaptıklarınızı görmektedir.

Bknz: (10/15) - (16/32) - (21/101)»(21/103)

(Fussilet 40)

Mustafa Çevik Meali:

Bütün delillerin ortaya koyduğu gerçekler, Allah’ın ilminin ve kudretinin yüceliğini apaçık gösterirken; davetinden yüz çevirip de cehennemi hak edip ateşe atılanın mı, yoksa Allah’ın davetine yönelen ve gereklerini yerine getirenin durumu mu daha iyi? Artık her insan, buna göre tercihini yapıp dilediği gibi yaşasın. Allah herkesin yapıp ettiklerini bilmektedir.

(Fussilet 40)

Mustafa İslamoğlu Meali:

Gerçek şu ki, ayetlerimizi anlam ve amacından saptıranlar asla bizden gizlenemezler: şimdi, ateşe atılan mı, yoksa Kıyamet Günü (huzura) güven içinde gelen mi daha değerlidir? İstediğinizi yapın; nasıl olsa O yaptığınız her şeyi görmektedir.

(Fussilet 40)

Osman Okur Meali:

Ayetlerimizi çarpıtanlar Bize gizli değillerdir. Kıyamet gününde ateşe atılan mı, yoksa güven içinde gelen kimse mi daha iyidir? Dilediğinizi işleyin, doğrusu O, yaptıklarınızı görendir.

(Fussilet 40)

Ömer Nasuhi Bilmen Meali:

Şüphe yok o kimseler ki, âyetlerimizde haktan ayrılarak sapıtırlar. Bize karşı gizli kalamazlar. Ateşe atılan mı hayırlıdır, yoksa Kıyamet günü emin bir halde gelecek olan mı? Dilediğinizi yapınız, şüphe yok ki o, ne yapar olduğunuzu hakkıyla görücüdür.

(Fussilet 40)

Ömer Öngüt Meali:

Âyetlerimiz hakkında doğruluktan ayrılıp sapıklığa düşenler bizden gizli kalmazlar. O halde ateşin içine atılan mı daha hayırlıdır, yoksa kıyamet gününde emin olarak gelen mi daha hayırlıdır? Dilediğinizi yapın! Çünkü O, yaptıklarınızı görmektedir.

(Fussilet 40)

Ömer Sevinçgül Meali:

Ayetlerimiz konusunda haktan sapanlar bize gizli kalmazlar. ‘Bir düşünün’ kıyamet günü ateşe atılan mı daha iyi durumdadır, yoksa güven içinde olan mı! Burada canınız ne isterse yapmakta özgürsünüz, fakat o sizin bütün yaptıklarınızı görüyor, bunu bilin!

(Fussilet 40)

Sadık Türkmen Meali:

Ayetlerimizi; anlam olarak saptıran/tahrife yeltenen kimseler, Bize gizli kalmazlar. Ateşin içine atılan kimse mi daha hayırlıdır? Yoksa kıyamet günü, emniyet içinde gelen kimse mi? Yapmayı düşündüğünüz şeyleri yapın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı görmektedir.

(Fussilet 40)

Seyyid Kutub Meali:

Ayetlerimiz hakkında doğruluktan ayrılıp eğriliğe sapanlar bize gizli kalmazlar. O halde ateşin içine atılan mı daha iyidir, yoksa kıyamet günü güvenle gelen mi? Dilediğinizi yapın, O, yaptıklarınızı görmektedir.

(Fussilet 40)

Suat Yıldırım Meali:

Ayetlerimiz konusunda, haktan sapanlar bize gizli kalmazlar.Şimdi söyleyin bakalım: Cehenneme atılmak mı iyidir, yoksa kıyamet günü büyük duruşmaya tam bir güven içinde gelmek mi?İstediğinizi yapın, çünkü O, bütün yaptıklarınızı görmektedir.

(Fussilet 40)

Süleyman Ateş Meali:

Ayetlerimiz hususunda doğruluktan sapanlar bize gizli kalmazlar. Şimdi, ateşin içine atılan mı daha iyidir, yoksa kıyamet günü güvenle gelen mi? Dilediğinizi yapın, O, yaptıklarınızı görmektedir.

(Fussilet 40)

Süleymaniye Vakfı Meali:

Âyetlerimiz karşısında yamukluk yapanlar[1] bize gizli kalmazlar. Ateşe atılacak olan mı hayırlıdır, yoksa (mezardan) kalkış günü güven içinde gelecek olan mı? Ne yaparsanız yapın; Allah yaptığınızı görür.

1)Yamukluk yapmak diye tercüme ettiğimiz kelime ilhad'dır; lahd kökünden gelir. Lahd, kabirlerde kıble tarafına açılan yarım daire şeklindeki oyuktur, ölünün yüzü ve göğsü o oyuğa yapıştırılarak kabrin orta kısmı boşaltılır. Ayetler ortadayken kendini bu şekilde kenara çeken ve ayetleri duymamış gibi davrananlar ilhadda bulunmuş olurlar. Bir çok kimse vardır ki okuduğunuz ayeti duyar ve anlar ama hesabına gelmediği için duymazlıktan gelir; susar ve hiç bir şey konuşmaz. Yamukluk yapma kelimesi Türkçe bakımından uygun düşüyor. Onun yerine "kendini kenara çekenler" veya "kenara çekilenler" de denebilir.

(Fussilet 40)

Şeref Aziz Taha ve Kemal Çelik Meali:

Biz, ayetlerimizin anlamını çarpıtmaya çalışanları biliriz. Kıyamet Günü ateşe atılan mı daha iyi bir durumdadır, güven içinde olan mı? Öyleyse dilediğinizi yapın; çünkü Allah, bütün yaptıklarınızı görmektedir.

(Fussilet 40)

Şaban Piriş Meali:

Ayetlerimiz hakkında yanlış yorumda bulunanlar bize gizli değildir. Kıyamet günü ateşe atılanlar mı daha hayırlıdır yoksa emniyet içinde gelen mi? İstediğinizi yapın. Nitekim O ne yaptığınızı görüyor.

(Fussilet 40)

Talat Koçyiğit Meali:

Âyetlerimiz hakkında yanlış yorumda bulunanlar bize gizli değillerdir. Kıyamet günü ateşe atılan mı daha hayırlıdır, yoksa güven içinde gelen mi? Siz, yine dilediğinizi yapın; zira O, her şeyi hakkıyla görendir,

(Fussilet 40)

Tefhimul Kuran Meali:

Onlar Bizim ayetlerimiz konusunda çarpıtma yapanlar, bize gizli kalmazlar. Öyleyse ateşin içine bırakılan mı daha hayırlıdır yoksa kıyamet günü güvenle gelen mi? Siz dilediğinizi yapın. Çünkü O, yapmakta olduklarınızı gerçekten görendir.

(Fussilet 40)

Ümit Şimşek Meali:

Âyetlerimiz hakkında doğruluktan ayrılanlar Bizden gizli kalmaz. Kıyamet gününde ateşe atılan kimse mi hayırlıdır, yoksa güven içinde huzurumuza gelen mi? Dilediğinizi yapın; hiç şüphe yok ki O sizin bütün yaptıklarınızı görüyor.

(Fussilet 40)

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Ayetlerimiz hakkında eğri ile doğruyu birbirine katanlar, bize gizli kalmazlar. Şimdi, ateşin içine atılan mı hayırlıdır, kıyamet günü güven içinde gelen mi? Dilediğinizi yapın. O, yapıp ettiklerinizi iyice görmektedir.

(Fussilet 40)

Rashad Khalifa Meali:

Surely, those who distort our revelations are not hidden from us. Is one who gets thrown into Hell better, or one who comes secure on the Day of Resurrection? Do whatever you wish; He is Seer of everything you do.

(Fussilet 40)