28. Kasas Suresi / 42.ayet

Onlar bu dünyada hep lanetle anılacaklar. Kıyamet gününde de onlar rezil rüsva olmuş kişilerden olacaklar.

Bknz: (4/46)

Mustafa Çavdar Meali

Kasas 42 ayeti için diğer mealler.

Abdülbaki Gölpınarlı Meali:

Ve şu dünyada artlarından lanet ettik onlara ve kıyamet günü de onlar, çirkin bir azaba uğrayanlara katılacaklar.

(Kasas 42)

Abdullah-Ahmet Akgün Meali:

Bu dünya hayatında (Firavunların ve zulümkârların) arkalarına lanet düşürdük (hep nefretle anılıvereceklerdir) ; kıyamet gününde de, (kendilerinden nefret edilecek ve) kötülenip kabahatli görülecek kimselerdir.

(Kasas 42)

Abdullah Parlıyan Meali:

Çünkü biz, bu dünyada onların arkalarına lanet taktık, daima lanetle anılacaklardır. Kıyamet gününde de, suratları çirkinleştirilerek, yani gözleri gömgök, yüzleri kapkara iyice küçük düşmüş, bayağılaşmış kişiler olacaklardır.

(Kasas 42)

Adem Uğur Meali:

Bu dünyada arkalarına lânet taktık. Onlar, kıyamet gününde de kötülenmişler arasındadır.

(Kasas 42)

Ahmet Hulusi Meali:

Şu dünyada bir lanet taktık peşlerine... Kıyamet gününde ise onlar nefretle bakılanlardan olurlar.

(Kasas 42)

Ahmet Tekin Meali:

Bu dünyada onları arkalarından lânet okunur hale getirdik. Onlar Kıyamet gününde de, kötülenmişler arasındadır.*

(Kasas 42)

Ahmet Varol Meali

Bu dünyada onların arkalarına bir lanet taktık. Kıyamet gününde de onlar çirkinleştirilmiş olanlardandır.

(Kasas 42)

Ali Bulaç Meali:

Bu dünya hayatında onların arkasına lanet düşürdük; kıyamet gününde ise, onlar çirkinleştirilmiş olanlardır.

(Kasas 42)

Ali Fikri Yavuz Meali:

Hem kendilerine, bu dünyada, arkalarından bir lânet yağdırmaktayız, hem de kıyamet gününde onlar yüzleri çirkin olanlardandırlar.

(Kasas 42)

Ali Rıza Sefa Meali:

Dünyada peşlerine lanet taktık. Yeniden Yaratılış Günü'nde de aşağılanmış kişiler arasında olacaklardır.

(Kasas 42)

Ali Ünal Meali:

Bu dünyada peşlerine lânet taktık, (dolayısıyla daima lânetle anılırlar). Kıyamet Günü de en çok nefret edilen, Rabbin merhametinden en fazla mahrum kılınanlardan olacaklardır.

(Kasas 42)

Bahaeddin Sağlam Meali:

Bu dünyada onların ardına lanet bıraktık. Kıyamet günü de onlar kovulmuş, suçlu ve kabahatlilerden olacaklar.

(Kasas 42)

Bayraktar Bayraklı Meali:

Bu dünyada arkalarına lanet taktık. Onlar kıyamet gününde kötülenmişler arasında olacaklardır.

(Kasas 42)

Bekir Sadak Meali:

Bu dunyada laneti ardlarina taktik; onlar kiyamet gununde de igrenc kimselerden olacaklardir. *

(Kasas 42)

Besim Atalay Meali:

Bu dünyada onları lanetle kovaladık, kıyamet günü onlar, kötülenmiş olacaklar!

(Kasas 42)

Celal Yıldırım Meali:

Bu Dünya'da peşlerinden lanet gönderdik ; Kıyamet gününde ise çok çirkin suratlılardan olacaklardır.

(Kasas 42)

Cemal Külünkoğlu Meali:

Bu dünyada onları lânete uğrattık. Kıyamet gününde de onlar nefret edilen kimselerden olacaklardır.

(Kasas 42)

Diyanet İşleri Eski Meali:

Bu dünyada laneti ardlarına taktık; onlar kıyamet gününde de iğrenç kimselerden olacaklardır.*

(Kasas 42)

Diyanet İşleri Yeni Meali:

Bu dünyada onları lanete uğrattık. Kıyamet gününde de onlar iğrenç kılınmış kimselerden olacaklardır.

(Kasas 42)

Diyanet Vakfı Meali:

Bu dünyada arkalarına lânet taktık. Onlar, kıyamet gününde de kötülenmişler arasındadır.

(Kasas 42)

Edip Yüksel Meali:

Bu dünyada onları lanetle yaftaladık, diriliş gününde de aşağılanacaklardır.

(Kasas 42)

Elmalılı Orjinal Meali:

Hem kendilerine bu Dünyada arkalarından bir la'net yağdırmaktayız hem de Kıyamet günü bunlar pek menfurlardandırlar

(Kasas 42)

Elmalılı Yeni Meali:

Hem bu dünyada onlara arkalarından bir lanet yağdırmaktayız, hem de Kıyamet gününde pek nefret edilenlerden olacaklardır.

(Kasas 42)

Erhan Aktaş Meali:

Bu dünyada arkalarına bir lanet taktık.[1] Kıyamet Günü ise onlar çirkinleştirilmiş olanlardır.

1)Lanetle yaftaladık. Dünyada yaşadıkları sürece hep peşlerinde olacak.

(Kasas 42)

Gültekin Onan Meali:

Bu dünya hayatında, onların arkasına lanet düşürdük; kıyamet gününde ise, onlar çirkinleştirilmiş olanlardır.

(Kasas 42)

Hakkı Yılmaz Meali:

Ve bu dünyada arkalarına dışlanma, Allah'ın rahmetinden yoksun olma taktık. Onlar, kıyâmet gününde de kötülenmiş/uzaklaştırılmış kimselerdendirler.

(Kasas 42)

Halis Bayancuk (Ebu Hanzala) Meali: /

Bu dünyada peşlerine bir lanet taktık. (Müminler onları andıkça lanet okur ve) Kıyamet Günü'nde de (yüzlerine bakılmaz, tiksinilecek hâlde) çirkinleştirilmişlerdir.

(Kasas 42)

Harun Yıldırım Meali:

Bu dünyada arkalarına lânet taktık. Onlar, kıyamet gününde de kötülenmişler arasındadır.

(Kasas 42)

Hasan Basri Çantay:

Bununla beraber bu dünyada biz onların arkalarına la'net de takdık. (Hele) kıyamet gününde onlar (suratları çirkinleşdirilen) çok menfur (adam) lordandır.

(Kasas 42)

Hayrat Neşriyat Meali:

Ve bu dünyada onların peşine bir lâ'net taktık. Kıyâmet günü ise onlar, çirkin kılınmış kimselerdendir.

(Kasas 42)

Hubeyb Öndeş Meali: /

Bu dünyada [ilk'te] onların peşine bir lanet [rahmetten engellenme] bağladık, kıyametin gününde onlar lekelenmişlerdendir.

(Kasas 42)

Hüseyin Atay Meali:

Bu dünyada ardlarına lanet taktık; onlar diriliş gününde de çirkinleşmiş kimselerden olacaklardır.

(Kasas 42)

İbni Kesir Meali:

Bu dünyada arkalarına la'neti taktık. Kıyamet günü de onlar çirkinleştirilmiş olanlardır.

(Kasas 42)

İlyas Yorulmaz Meali:

Bu dünyada onları lanetleyerek izledik ve onlar kıyamet gününde de, çok çirkin cezalara çarptırılanlardan olacaklar.

(Kasas 42)

İskender Ali Mihr Meali:

Ve bu dünyada arkalarından lâneti onlara ulaştırdık. Ve kıyâmet günü onlar, (Allah’ın rahmetinden) uzaklaştırılmış olanlardandır.

(Kasas 42)

İsmail Hakkı Baltacıoğlu Meali:

Dünyada onların arkalarından lanet yağdırdık. Onlar kalkış günü de iğrenç kimseler olacaklardır.

(Kasas 42)

Kadri Çelik Meali:

Bu dünya hayatında biz onların arkasına lanet düşürdük; kıyamet gününde ise onlar çirkinleştirilmiş olanlardandır.

(Kasas 42)

Mahmut Kısa Meali:

Zaten daha bu dünyada, yaşadıkları sürece asla kurtulamayacaklarıbir lânet takmışızdır peşlerine; mahşer gününde ise onlar, en çok nefret edilen kimselerden olacaklar!

(Kasas 42)

Mehmet Ali Eroğlu Meali:

Sürekli lanet içinde olacaklar bu dünyada. Kıyamette de iğrenç kimselerden olacaklardır.

(Kasas 42)

Mehmet Türk Meali:

Bu dünyada onların peşine bir lânet taktık. Onlar, kıyamet gününde de nefret edilenler arasında (yer alacaklar)dır.

(Kasas 42)

Muhammed Celal Şems Meali:

Bu dünyada onların peşine bir lanet taktık. Kıyamet günü (de) onlar, (durumları) çok kötü kılınanlardan olacaklar.

(Kasas 42)

Muhammed Esed Meali:

çünkü Biz bu dünyada bir horlanma, aşağılanma taktık onların peşine; Kıyamet Günü'nde ise onlar iyice küçük düşmüş, bayağılaşmış kişiler arasında yer alacaklardır.

(Kasas 42)

Mustafa Cemil Kılıç Meali:

Bu dünyada onların peşine bir lanet taktık. Diriliş gününde ise onlar, iyice çirkinleşmiş bir hal alacaklardır.

(Kasas 42)

Mustafa Çavdar Meali:

Onlar bu dünyada hep lanetle anılacaklar. Kıyamet gününde de onlar rezil rüsva olmuş kişilerden olacaklar.

Bknz: (4/46)

(Kasas 42)

Mustafa Çevik Meali:

41-42 Firavun ve benzerleri ateşe çağıran rehberler oldular. Kıyamet Günü onlara asla yardım edilmez, dünya hayatında da onları arkalarından lanetle anılan kimseler yaptık, Kıyamet Günü’nde ise aşağılık, iğrenç ve küçük düşürülmüşler olacaklar.

(Kasas 42)

Mustafa İslamoğlu Meali:

Zira Biz, lanet (halkasını) daha bu dünyada onların (yüreklerine) geçirmişizdir; Kıyamet Günü'nde ise aşağılık ve iğrenç olan yine onlar olacaktır.

(Kasas 42)

Osman Okur Meali:

Bu dünyada onları arkalarından lânet (okunur) hale getirdik. Onlar Kıyamet gününde de, kötülenmişler arasındadır.

(Kasas 42)

Ömer Nasuhi Bilmen Meali:

Ve onlara bu dünyada bir lânet tâbi kıldık, Kıyamet gününde ise onlar çok çirkin kimselerdendirler.

(Kasas 42)

Ömer Öngüt Meali:

Bu dünya hayatında arkalarına lâneti taktık, daima lânetle anılacaklardır. Kıyamet gününde de onlar çirkinleştirilmiş, iğrenç kimselerden olacaklardır.

(Kasas 42)

Ömer Sevinçgül Meali:

Bu dünyada peşlerine lânet ‘rahmetten yoksunluk yaftası’ taktık. Kıyamet günü de, kendisinden tiksinilen düşkün kimseler olacaklar.

(Kasas 42)

Sadık Türkmen Meali:

Bu dünyada (zulümlerinden dolayı) onları, rahmetinden uzaklaştırdı/peşlerine lânet (huzursuzluk) taktı, (bundan dolayı kâfirler, bu dünyada asla) huzur bulamadılar! Kıyamet gününde ise onlar aşağılananlardan olacaklardır.

(Kasas 42)

Seyyid Kutub Meali:

Bu dünya hayatında biz onların peşine bir lânet taktık. Kıyamet günü de iğrenç kimselerden olacaklar.

(Kasas 42)

Suat Yıldırım Meali:

Bu dünyada arkalarına bir lanet taktık, kendilerine lanet yağdırılıyor. Kıyamette, o büyük duruşma gününde ise, en çok nefret edilenlerden olacaklardır.

(Kasas 42)

Süleyman Ateş Meali:

Bu dünya hayatında biz onların ardına bir la'net taktık (daima la'netle anılacaklardır). Kıyamet günü ise onlar çirkinleştirilenlerdendir.

(Kasas 42)

Süleymaniye Vakfı Meali:

Bu dünyada dışlanmışlık peşlerini bırakmadı. Kıyamet günü de onlar çirkinleştirilmiş kimseler olacaklardır.

(Kasas 42)

Şeref Aziz Taha ve Kemal Çelik Meali:

Onlar dünyada kötü bir şekilde anılacaklar, Kıyamet Günü de Allah'ın rahmetinden mahrum kalacaklardır.

(Kasas 42)

Şaban Piriş Meali:

Bu dünyada da peşlerine lanet taktık. Kıyamet günü de onlar, iğrenç kimselerden olacaklardır.

(Kasas 42)

Talat Koçyiğit Meali:

Bu dünyada onların peşine bir lanet takmışızdır; kıyamet günü ise kötülenenlerden olacaklardır.

(Kasas 42)

Tefhimul Kuran Meali:

Bu dünya hayatında biz onların arkasına lanet düşürdük; kıyamet gününde ise, onlar çirkinleştirilmiş olanlardır.

(Kasas 42)

Ümit Şimşek Meali:

Bu dünyada onların peşine bir lânet taktık. Kıyamet gününde ise onlar, iyice çirkinleşmiş hal alacaklardır.

(Kasas 42)

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Bu dünya hayatında da arkalarına bir lanet taktık. Kıyamet günü onlar, çirkinleştirilenler arasında olacaklar.

(Kasas 42)

Rashad Khalifa Meali:

They incurred in this life condemnation, and on the Day of Resurrection they will be despised.

(Kasas 42)