37. Saffat Suresi / 66.ayet

İşte onlar, bu zakkumdan yiyecek ve karınlarını onunla dolduracaklar.

Bknz: (44/43)»(44/46)(56/51)»(56/56)

Mustafa Çavdar Meali

Saffat 66 ayeti için diğer mealler.

Abdülbaki Gölpınarlı Meali:

Derken onlar, onu yerler de karınları şişer.

(Saffat 66)

Abdullah-Ahmet Akgün Meali:

(İşte cehennemdekiler) Artık kesinlikle (ve mecburen) ondan yiyecekler, böylelikle karınlarını ondan dolduracaklar (ve acıdan bağırıp kıvranıp duracaklardır).

(Saffat 66)

Abdullah Parlıyan Meali:

Cehennemlikler, ondan yemeye ve karınlarını onunla şişirmeye mahkumdurlar.

(Saffat 66)

Adem Uğur Meali:

(Cehennemdekiler) ondan yerler ve karınlarını ondan doldururlar.

(Saffat 66)

Ahmet Hulusi Meali:

Muhakkak ki onlar (dünya yaşamı boyunca) ondan yerler ve ondan karınlarını doldururlar.

(Saffat 66)

Ahmet Tekin Meali:

Cehennemlikler, kesinlikle bunu yerler. Karınlarını bununla doldururlar.

(Saffat 66)

Ahmet Varol Meali

Muhakkak ki onlar ondan yiyecekler ve karınları(nı) onunla dolduracaklardır.

(Saffat 66)

Ali Bulaç Meali:

Artık gerçekten, ondan yiyecekler böylelikle karınlarını ondan dolduracaklar.

(Saffat 66)

Ali Fikri Yavuz Meali:

Muhakkak o kâfirler bundan yiyecekler de karınlarını bundan dolduracaklar.

(Saffat 66)

Ali Rıza Sefa Meali:

Artık, kesinlikle ondan yiyecekler; karınlarını onunla dolduracaklar.

(Saffat 66)

Ali Ünal Meali:

İşte zalimler, o ağaçtan yer ve karınlarını onunla tıka basa doldururlar.

(Saffat 66)

Bahaeddin Sağlam Meali:

Onlar gerçekten ondan yiyecekler, karınlarını ondan dolduracaklar.

(Saffat 66)

Bayraktar Bayraklı Meali:

Onlar kesinlikle ondan yiyip, karınlarını onunla dolduracaklar.

(Saffat 66)

Bekir Sadak Meali:

Iste cehennemlikler bundan yerler, karinlarini onunla doldururlar.

(Saffat 66)

Besim Atalay Meali:

O yemişten yiyerek karınların doldururlar!

(Saffat 66)

Celal Yıldırım Meali:

Onlar (Cehennem'dekiler) mutlaka ondan yiyecekler de karınlarını onunla dolduracaklar.

(Saffat 66)

Cemal Külünkoğlu Meali:

Cehennemlikler ondan (zorla) yiyecekler ve karınlarını onunla dolduracaklar.

(Saffat 66)

Diyanet İşleri Eski Meali:

İşte cehennemlikler bundan yerler, karınlarını onunla doldururlar.

(Saffat 66)

Diyanet İşleri Yeni Meali:

Cehennemlikler ondan yiyecekler ve onunla karınlarını dolduracaklardır.

(Saffat 66)

Diyanet Vakfı Meali:

(Cehennemdekiler) ondan yerler ve karınlarını ondan doldururlar.

(Saffat 66)

Edip Yüksel Meali:

Onlar ondan yiyerek karınlarını doyuracaklar.

(Saffat 66)

Elmalılı Orjinal Meali:

Her halde onlar ondan yiyeceklerdir. Yiyecekler de ondan karınlarını dolduracaklardır

(Saffat 66)

Elmalılı Yeni Meali:

Mutlaka onlar ondan yiyeceklerdir; yiyecekler de ondan karınlarını dolduracaklardır.

(Saffat 66)

Erhan Aktaş Meali:

Onlar, ondan yiyecekler ve karınlarını onunla dolduracaklardır.

(Saffat 66)

Gültekin Onan Meali:

Artık gerçekten, ondan yiyecekler, böylelikle karınlarını ondan dolduracaklar.

(Saffat 66)

Hakkı Yılmaz Meali:

İşte, kesinlikle onlar, ondan yiyecekler de karınlarını bundan dolduracaklardır.

(Saffat 66)

Halis Bayancuk (Ebu Hanzala) Meali: /

Şüphesiz ki onlar, ondan yiyecek ve karınlarını dolduracaklardır.

(Saffat 66)

Harun Yıldırım Meali:

Ondan yerler ve karınlarını ondan doldururlar.

(Saffat 66)

Hasan Basri Çantay:

İşte hakıykat onlar bundan yiyecekler, bu suretle karınlarını bundan dolduracaklar.

(Saffat 66)

Hayrat Neşriyat Meali:

Bundan sonra şübhesiz ki onlar, elbette bundan yiyecek kimseler olup, artık karınları(nı) bununla dolduracak olanlardır.

(Saffat 66)

Hubeyb Öndeş Meali: /

Artık, gerçekten onlar, mutlaka ondan yiyecekler. Karınlar ondan doldurulacaktır.

(Saffat 66)

Hüseyin Atay Meali:

Doğrusu, cehennemlikler bundan yerler, karınlarını onunla doldururlar.

(Saffat 66)

İbni Kesir Meali:

Onlar muhakkak ondan yiyecekler ve karınlarını onunla dolduracaklardır.

(Saffat 66)

İlyas Yorulmaz Meali:

Cehennemde olanların o zakkumdan başka yiyecekleri yok ve yalnızca karınlarına onlardan dolduracaklar.

(Saffat 66)

İskender Ali Mihr Meali:

Muhakkak ki onlar, mutlaka ondan (zakkum ağacından) yiyecek, böylece onunla karınlarını dolduracak (doyuracak) olanlardır.

(Saffat 66)

İsmail Hakkı Baltacıoğlu Meali:

İşte onlar, ne de olsa, bu yemişlerden yiyecekler, karınlarını bu yemişlerle dolduracaklardır.

(Saffat 66)

Kadri Çelik Meali:

Artık hiç tartışmasız onlar ondan yiyecekler, böylece karınlarını da onunla dolduracaklar.

(Saffat 66)

Mahmut Kısa Meali:

Zâlimler, karınları şişinceye kadar ondan yemek zorunda bırakılacaklar.

(Saffat 66)

Mehmet Ali Eroğlu Meali:

(65-66) Tomurcukları şeytan başları gibidir. Onlardan yerler ve karınları onlarla dolduracaklardır.

(Saffat 66)

Mehmet Türk Meali:

O (kâfirler) ondan mutlaka yiyecekler ve karınlarını da onunla dolduracaklardır.

(Saffat 66)

Muhammed Celal Şems Meali:

Artık onlar, şüphesiz ondan yiyecek olanlar ve böylece onunla karınlarını dolduracak olanlardır.

(Saffat 66)

Muhammed Esed Meali:

ve (zalim)ler ondan yemeye ve karınlarını onunla doldurmaya mahkumdurlar.

(Saffat 66)

Mustafa Cemil Kılıç Meali:

Onlar ondan kesinlikle yiyecekler ve karınlarını onunla dolduracaklar.

(Saffat 66)

Mustafa Çavdar Meali:

İşte onlar, bu zakkumdan yiyecek ve karınlarını onunla dolduracaklar.

Bknz: (44/43)»(44/46) - (56/51)»(56/56)

(Saffat 66)

Mustafa Çevik Meali:

62-70 Ey insanlar! Şimdi söyleyin bakalım, cennet nimetleriyle ödüllendirilip, bahtiyar yaşamak mı, yoksa cehennemdeki zehirli zakkum ağacının meyvesini yemek ve ateşe mahkûm olmak mı daha iyidir? O zakkum ağacı cehennemin dibinden çıkar, onun meyvesi olan tomurcukları, şeytanın başı gibi çok çirkin ve tiksindiricidir. Müşrik ve kâfirlerin orada yiyecekleri işte budur, orada onun meyvesini yiyip karınlarını onunla şişirecekler, sonra da üzerine bağırsakları parça parça eden kaynar sudan içecekler. Biz, zakkum ağacının meyvesinin şirk ve küfürde direnenlerin yiyeceği olacağını bildirip açıklıyoruz. Davet edildikleri hayat nizamına sırtını dönüp, Rablerine nankörlük edenlerin sonunda varacakları yer cehennem, yaşayacakları hayat azap olacaktır. Bunlar atalarının şirk nizamları ve ahlakı ile yaşamayı tercih edip, onların Allah’la birlikte ilah edindiklerini ilah edinenlerdir.

(Saffat 66)

Mustafa İslamoğlu Meali:

ve onlar kesinlikle ondan yemeye ve karınlarını onunla tıka basa doldurmaya mecburdurlar;

(Saffat 66)

Osman Okur Meali:

İşte cehennemlikler bundan yerler, karınlarını onunla doldururlar.

(Saffat 66)

Ömer Nasuhi Bilmen Meali:

Artık şüphe yok ki onlar, ondan elbette yiyicilerdir ve ondan karınlarını dolduruculardır.

(Saffat 66)

Ömer Öngüt Meali:

Cehennemlikler ondan yerler ve karınlarını onunla doyururlar.

(Saffat 66)

Ömer Sevinçgül Meali:

Cehennemdekiler ondan yiyecek, karınlarını onunla dolduracaklar.

(Saffat 66)

Sadık Türkmen Meali:

Mutlaka onlar bundan yiyecekler, bununla karınlarını dolduracaklar!

(Saffat 66)

Seyyid Kutub Meali:

İşte cehennemlikler bundan yer ve karınlarını bununla doldururlar.

(Saffat 66)

Suat Yıldırım Meali:

İşte o zalimler bunları yer ve karınlarını tıka basa doldururlar.

(Saffat 66)

Süleyman Ateş Meali:

Onlar ondan yiyecekler ve karınlarını onunla dolduracaklardır.

(Saffat 66)

Süleymaniye Vakfı Meali:

Onlar çaresiz ondan yer; karınlarını onunla doldururlar.

(Saffat 66)

Şeref Aziz Taha ve Kemal Çelik Meali:

Zalimler ondan yer ve karınlarını onunla doldururlar.

(Saffat 66)

Şaban Piriş Meali:

İşte onlar, bundan yerler ve karınlarını onunla doldururlar.

(Saffat 66)

Talat Koçyiğit Meali:

İşte cehennemdekiler, onun bu meyvelerinden yerler ve karınlarını onunla doldururlar.

(Saffat 66)

Tefhimul Kuran Meali:

Artık hiç tartışmasız, onlar, ondan yiyecekler, böylelikle karınlarını da ondan dolduracaklar.

(Saffat 66)

Ümit Şimşek Meali:

Ondan mutlaka yiyecekler, hem de karınlarını tıka basa dolduracaklar.

(Saffat 66)

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Onlar ondan mutlaka yiyecekler ve karınlarını onunla dolduracaklar.

(Saffat 66)