53. Necm Suresi / 26.ayet

Göklerde nice melekler vardır ki, Allah’ın dilediği ve razı olduğu kimseler için izin vermedikçe, onların şefaatı hiçbir işe fayda vermez.

Bknz: (21/28)

Mustafa Çavdar Meali

Necm 26 ayeti için diğer mealler.

Abdullah-Ahmet Akgün Meali

Göklerde nice melekler vardır ki, onların (bile) şefaatleri hiçbir şekilde yarar sağlamayacaktır. Ancak Allah'ın dileyip razı olduğu kimse için izin verdikten sonraki (temennileri ve şefaat dilekleri bunun) dışındadır.

(Necm 26)

Abdullah Parlıyan Meali

Ve göklerde nice melekler vardır ki Allah, dilediğine ve razı olduğuna şefaat etmeleri için izin vermedikçe şefaatleri, hiçbir şeye yaramaz.

(Necm 26)

Ahmet Tekin Meali

Göklerde nice melekler var! Onların şefaatleri, ancak Allah izin verdikten sonra, Allah'ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, hoşnut olduğu akıllı ve sorumlu kimseler için fayda sağlar.

(Necm 26)

Ahmet Hulusi Meali

Semalarda nice melek vardır ki, Allah'ın dilediği ve razı olduğu için verdiği izin dışında, onların şefaati hiçbir fayda vermez!

(Necm 26)

Ahmet Varol Meali

Göklerde nice melekler vardır ki, Allah dilediği ve razı olduğu kimse için izin vermeden şefaatleri bir yarar sağlamaz.

(Necm 26)

Ali Bulaç Meali

Göklerde nice melekler vardır ki, onların şefaatleri hiçbir şeyle yarar sağlamaz; ancak Allah'ın dileyip razı olduğu kimseye izin verdikten sonra başka.

(Necm 26)

Ali Fikri Yavuz Meali

Göklerde nice melekler vardır da, Allah dileyib razı olduğuna izin vermeden önce, şefaatleri hiç bir şeye yaramaz.

(Necm 26)

Ali Rıza Sefa Meali

Göklerde nice melekler vardır ki, onların bile ara buluculuğu yarar sağlamaz; Allah'ın dilediği ve hoşnut olduğu kimse için izin vermesinin dışında.

(Necm 26)

Bahaeddin Sağlam Meali

Ve göklerde nice melekler var ki, şefaatleri hiçbir fayda vermez. Ancak Allah’ın dilediği ve razı olduğu kişi için, izin verdikten sonra (şefaat edebilirler.)

(Necm 26)

Bayraktar Bayraklı Meali

Göklerde nice melek var ki, Allah, kendilerine izin vermedikçe Allah'ın isteği ve rızası dışında kimseye şefaat edemezler.

(Necm 26)

Cemal Külünkoğlu Meali

Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; ancak Allah'ın izniyle, dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar.*

(Necm 26)

Diyanet İşleri Eski Meali

Allah, dilediğine ve hoşnut olduğuna izin vermedikçe, göklerde bulunan nice meleklerin şefaati bir şeye yaramaz.

(Necm 26)

Diyanet İşleri Yeni Meali

Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; ancak Allah'ın izniyle, dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar.

(Necm 26)

Diyanet Vakfı Meali

Göklerde nice melek var ki onların şefaatleri, dilediği ve hoşnut olduğu kimse için Allah'ın izin vermesi dışında, bir işe yaramaz.

(Necm 26)

Edip Yüksel Meali

Göklerdeki meleklerin bile şefaati bir yarar sağlamaz. Ancak ALLAH'ın dilediği kimse için izin vermesinden ve O'nun rızasına uygun olduktan sonra...

(Necm 26)

Elmalılı Orjinal Meali

Göklerde nice Melaike vardır da Allah dileyip razıy olduğuna izin vermezden evvel şefaatleri hiçbir şey'e yaramaz.

(Necm 26)

Elmalılı Sadeleştirilmiş Meali

Göklerde nice melekler vardır ki, Allah'ın dileyip razı olduğuna izin vermeden önce şefaatleri hiçbir işe yaramaz.

(Necm 26)

Erhan Aktaş Meali

Göklerde nice melekler var ki, Allah'ın dilediği ve hoşnut olduğu kimseler için izin vermesi dışında onların şefaatleri[1] hiçbir yarar sağlamaz.

1)Ayette sözü edilen "meleklerin şefaati" bu dünyaya yönelik bir yardımdır. Kur'an'da bu tarz yardımların müşriklere karşı savaşlarda yapılmış olduğu açıkça yer almaktadır. Günahların bağışlanması, torpil yapılması ve affedilmeye aracılık yapılması tarzındaki şefaat inancı, "müşrikçe", "müşriklere ait" bir inanç olup, Kur'an tarafından kesin bir dille reddedilmektedir. Kur'an'a göre -Nebimiz de dahil- birilerinin "şefaat" edeceğine dair olan inanç, kesinlikle şirktir.

(Necm 26)

Gültekin Onan Meali

Göklerde nice melekler vardır ki, onların şefaatleri hiçbir şeyle yarar sağlamaz; ancak Tanrı'nın dileyip razı olduğu kimseye izin verdikten sonra başka.

(Necm 26)

Hasan Basri Çantay

Göklerde nice melek vardır ki onların şefaatleri bile hiçbir şey'e yaramaz. Meğer ki (o şefaat) Allahın dileyeceği ve raazi olacağı kimseler için (ve ancak Onun) izin vermesinden sonra ola.

(Necm 26)

Hayrat Neşriyat Meali

Göklerde nice melekler vardır ki, Allah'ın dileyeceği ve râzı olacağı kimseler için izin vermesinden sonra olması müstesnâ, onların şefâatleri de hiçbir fayda vermez.

(Necm 26)

İbni Kesir Meali

Göklerde nice melek vardır ki; Allah, dileyeceği ve razı olacağı kimseler için izin vermedikçe onların şefaatı hiç bir şeye yaramaz.

(Necm 26)

İlyas Yorulmaz Meali

Göklerde nice melekler var. Onların şefaati, Allah'ın izin verdiği ve razı olduğundan başkasına, hiçbir şekilde fayda vermez.

(Necm 26)

Kadri Çelik Meali

Allah dilediğine ve hoşnut olduğuna izin vermedikçe, göklerde bulunan nice meleklerin şefaatleri hiç bir şeyle yarar sağlamaz.

(Necm 26)

Mahmut Kısa Meali

Göklerde nice büyük melekler vardır ki, Allah dilediği ve razı olduğu kimselere şefaat için izin vermedikçe, onların şefaati hiçkimseye en ufak bir fayda sağlamayacaktır! Allah katındaki makâmı ve derecesi ne kadar yüksek olursa olsun, hiç kimse günahkârların kurtuluşu için aracılık edemeyecek, cezayı hak etmiş bir suçluyu azaptan kurtaramayacaktır! Hal böyleyken:

(Necm 26)

Mehmet Türk Meali

Allah dileyip de râzı olduğuna izin vermedikçe, göklerde bulunan hiç bir meleğin şefâati kimseye fayda veremez.

(Necm 26)

Muhammed Esed Meali

Çünkü, göklerde ne kadar çok melek olsa da, onların şefaati (hiç kimseye) en ufak bir fayda sağlamayacaktır; meğer ki Allah dilediği ve razı olduğu kimse için (şefaat) izni vermiş olsun.

(Necm 26)

Mustafa Çavdar Meali

Göklerde nice melekler vardır ki, Allah'ın dilediği ve razı olduğu kimseler için izin vermedikçe, onların şefaatı hiçbir işe fayda vermez.

Bknz: (21/28)

(Necm 26)

Mustafa İslamoğlu Meali

Her ne kadar göklerdeki melek sayısı çoksa da, Allah'ın dilediği ve razı olduğu kimseler için verdiği şefaat izni olmadıkça, onların şefaati hiçbir fayda sağlamayacaktır.

(Necm 26)

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve göklerde nice melekler vardır, onların şefaatleri hiçbir fâide vermez, meğer ki, Allah Teâlâ'nın dilediği ve razı olduğu kimse için müsaade verdiğinden sonra olsun.

(Necm 26)

Suat Yıldırım Meali

Nitekim göklerde nice melaike var ki, Allah'ın dilediği ve razı olduğu kimseler hakkında geçerli olması için izin çıkmadıkça, onların şefaatleri asla fayda vermez.

(Necm 26)

Süleyman Ateş Meali

Göklerde nice melek var ki onların şefa'ati hiçbir işe yaramaz. Meğer Allah'ın dilediği ve razı olduğu kimseye izin verdikten sonra olsun (ancak o zaman şefa'atin faydası olur).

(Necm 26)

Süleymaniye Vakfı Meali

Göklerde çok melek var ama onların şefaati (desteği) işe yaramaz. İşe yaraması için Allah'ın tercih ettiği kişiye, O'nun izni ve rızası ile olması gerekir.[1]

1) Şefaat, şef' (الشَّفْع) kökünden iki şeyin yan yana olması, tek olmaması demektir. Birinin işini görmek için onunla birlikte gitme anlamına da gelir(Mekayis, Müfredat). Bu dünyada bu tür destekler olabilir. Allah Teala şöyle buyurur: "Her kim iyiliğe şefaat ederse (destek verirse) ondan ona pay vardır. Kim de kötülüğe şefaat ederse ondan da sorumluluğu olur. Allah her şeyi korur ve kollar." (Nisa 4/85) Bu dünyada meleklerin insanlara böyle destekleri olabilir. Bunu şu ayetten öğreniyoruz: "Karanlıklardan aydınlığa çıkasınız diye Allah ve melekleri size destek vermektedir. O'nun inanıp güvenenlere ikramda bulunur." (Ahzab 33/43) Bu ayet, Allah'ın onayı olmadan meleklerin  kimseye destek veremeyeceğini bildirmektedir. Türkçe'de şefaat, Allah'ın yanında birine arka çıkma ve yardımcı olma anlamında kullanılır. Mahşer yerinde böyle bir şefaat olmayacaktır. Allah Teala şöyle buyurur: "Öyle bir günden çekinin ki, o gün kimse kimsenin yerine ceza çekmez, kimseden şefaat kabul edilmez, kimseden fidye alınmaz ve kimseye yardım edilmez." (Bakara 2/48) Ahiretteki şefaat ancak, cehennemde cezasını çekmiş olanların, Cennetteki yakınları tarafından kabul edilmesi şeklinde olabilir. İlgili ayetler şöyledir: "Rabbine and olsun ki onları, şeytanlarla birlikte toplayacağız. Sonra diz çöktürerek alevli ateşin (cehennemin) çevresine getireceğiz. Sonra her toplumdan Rahman'a en sert baş kaldıranları çekip ayıracağız. Cehennemde kızarmayı en çok kimin hak ettiğini iyi biliriz. Sizden (günahı sevabından çok olanlardan) oraya uğramayacak yoktur. Bu, Rabbinin uygulamayı üstlendiği kesin hükümdür. Sonra kendini (şirkten) korumuş olanları kurtaracak, zalimleri de orada diz üstü çökmüş olarak bırakacağız." (Meryem 19/68-72) Günahkarları, suya koşarcasına cehenneme sevk edeceğiz. (Orada) Rahman'dan söz almış olanlar# dışında kimse şefaata (birinden destek görme hakkına) sahip olamayacaktır (Meryem 19/86-87). Bunlar şirk günahı ile cehenneme girmemiş olanlardır. Çünkü "Allah, kendisine ortak koşulmasını (şirki) bağışlamayacaktır." (Nisa 4/48)

(Necm 26)

Şaban Piriş Meali

Göklerde nice melekler var ki, Allah dilediği ve razı olduğu kimseler için izin vermedikçe, onların şefaatı hiçbir işe yaramaz.

(Necm 26)

Ümit Şimşek Meali

Göklerde nice melekler var ki, Allah dilediği ve razı olduğu kimseler hakkında izin vermedikçe, onların şefaati hiçbir fayda vermez.

(Necm 26)

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Göklerde nice melekler var ki, şefaatler hiçbir işe yaramaz. Allah'ın, dilediği ve hoşnut olduğu kimseler için izin vermesinden sonraki durum müstesna.

(Necm 26)

Rashad Khalifa Meali

Not even the angels in heaven possess authority to intercede. The only ones permitted by GOD are those who act in accordance with His will and His approval.

(Necm 26)