27. Neml Suresi / 58.ayet

Onların üzerine yağmur gibi taş yağdırdık. Ne korkunçtur uyarılara kulak asmayanların yağmuru.

Bknz: (15/59)»(15/75)

Mustafa Çavdar Meali

Neml 58 ayeti için diğer mealler.

Abdülbaki Gölpınarlı Meali:

Ve onlara öylesine bir yağmur yağdırdık ki, korkutulanlara yağan yağmur, ne de kötü yağmurdur.

(Neml 58)

Abdullah-Ahmet Akgün Meali:

Ve üzerlerine (çok şiddetli ve dehşetli) bir (bela) yağmur yağdırdık. İnzar olunan (ve intikam alınan) ların yağmuru ne kötü (ve acıdır).

(Neml 58)

Abdullah Parlıyan Meali:

Üzerlerine taş yağmuru indirdik uyarılıp da aldırmayanların yağmuru gerçekten de ne kötü oldu!

(Neml 58)

Adem Uğur Meali:

Onların üzerlerine müthiş bir yağmur indirdik. Bu sebeple, uyarılan (fakat aldırmayan)ların yağmuru ne kötü olmuştur!

(Neml 58)

Ahmet Hulusi Meali:

Ve onların üzerine bir yağmur da yağdırdık ki! Uyarılanların yağmuru ne kötüdür!

(Neml 58)

Ahmet Tekin Meali:

Onların üzerine müthiş bir yağmur, taş yağdırdık. Sorumluluk, hesap ve ceza hatırlatılarak uyarılanların yağmuru ne berbat, ne korkunç yağmurdur.

(Neml 58)

Ahmet Varol Meali

Üzerlerine de bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmurları ne kötü idi!

(Neml 58)

Ali Bulaç Meali:

Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötüdür.

(Neml 58)

Ali Fikri Yavuz Meali:

Onların üzerine öyle (taştan ibaret) bir yağmur yağdırdık ki!... O korkutulup da iman etmiyenlerin yağmuru ne kötüdür!...

(Neml 58)

Ali Rıza Sefa Meali:

Ve onların üzerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötüdür.

(Neml 58)

Ali Ünal Meali:

Ve o halkın üzerine öyle bir yağmur indirdik ki! Uyarılan, fakat uyarıya kulak asmayanların yağmuru ne fena bir yağmur oldu!

(Neml 58)

Bahaeddin Sağlam Meali:

Ve onların başına acayip bir yağmur yağdırdık. İşte uyarılıp da yola gelmeyenlerin başına gelen yağmur ne kötü bir yağmurdur!

(Neml 58)

Bayraktar Bayraklı Meali:

Geride kalanların üzerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların bu yağmuru ne kötü idi!

(Neml 58)

Bekir Sadak Meali:

Geride kalanlarin uzerlerine bir yagmur yagdirdik. Uyarilan fakat yola gelmeyenlerin yagmuru ne kotu idi! *

(Neml 58)

Besim Atalay Meali:

Diyesin ki: «Allaha hamd ola, selâm onun süzerek, seçtiği kullarına, Allah mı daha yeğdir? Yoksa, onların eş koştukları mı?

(Neml 58)

Celal Yıldırım Meali:

Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık. O uyarılanların yağmuru ne kötüdür!

(Neml 58)

Cemal Külünkoğlu Meali:

Onların üzerine (taş gibi) bir yağmur yağdırdık. Uyarıldığı halde yola gelmeyenler üzerine inen yağmur da ne kötüdür! *

(Neml 58)

Diyanet İşleri Eski Meali:

Geride kalanların üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılan fakat yola gelmeyenlerin yağmuru ne kötü idi!*

(Neml 58)

Diyanet İşleri Yeni Meali:

Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kötüydü!

(Neml 58)

Diyanet Vakfı Meali:

Onların üzerlerine müthiş bir yağmur indirdik. Bu sebeple, uyarılan (fakat aldırmayan) ların yağmuru ne kötü olmuştur!  *

(Neml 58)

Edip Yüksel Meali:

Onların üzerine bir çeşit yağmur yağdırdık. Uyarılmış bulunanların yağmuru ne de kötü idi.

(Neml 58)

Elmalılı Orjinal Meali:

Ve onların üzerlerine öyle bir yağmur yağdırmıştık ki ne kötüdür o münzerin yağmuru?

(Neml 58)

Elmalılı Yeni Meali:

Onların üzerine öyle bir yağmur yağdırdık ki... Ne kötüdür o uyarılmış olanların yağmuru!

(Neml 58)

Erhan Aktaş Meali:

Ve onların üzerlerine taştan[1] yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru; çok kötü oldu.

1)26/Şuara, 172.

(Neml 58)

Gültekin Onan Meali:

Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötüdür.

(Neml 58)

Hakkı Yılmaz Meali:

Ve onların üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki! Ne kötü idi uyarılanların yağmuru!

(Neml 58)

Halis Bayancuk (Ebu Hanzala) Meali: /

Üzerlerine (taş) yağmuru yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötüdür.

(Neml 58)

Harun Yıldırım Meali:

Onların üzerlerine müthiş bir yağmur indirdik. Bu sebeple, uyarılan (fakat aldırmayan) ların yağmuru ne kötü olmuştur!

(Neml 58)

Hasan Basri Çantay:

Onların üstüne öyle bir yağmur yağdırdık ki... Ne kötü idi inzar edilenlerin yağmuru!

(Neml 58)

Hayrat Neşriyat Meali:

Ve üzerlerine (taştan) bir yağmur yağdırdık. Artık o korkutulan (kâfir) kimselerin yağmuru, ne kötü idi!

(Neml 58)

Hubeyb Öndeş Meali: /

Derken, onların üzerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru kötü oldu.

(Neml 58)

Hüseyin Atay Meali:

Onların üzerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılanlara olan yağmur ne kötü oldu!

(Neml 58)

İbni Kesir Meali:

Onların üzerine bir yağmur yağdırdık. Ne kötü idi uyarılanların yağmuru.

(Neml 58)

İlyas Yorulmaz Meali:

Üzerlerine korkunç bir yağmur yağdırdık. Uyarılanlar için o ne kötü bir yağmur.

(Neml 58)

İskender Ali Mihr Meali:

Ve onların üzerine yağmur yağdırdık. Öyle bir yağmur ki, uyarılanların yağmuru çok kötü oldu.

(Neml 58)

İsmail Hakkı Baltacıoğlu Meali:

Onların üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki! Uyarılanların üzerine yağdırılan bu yağmur ne kötü bir yağmurdu!

(Neml 58)

Kadri Çelik Meali:

Ve onlar üzerine özel bir yağmur (azap) yağdırdık. Uyarılıp korkutulanların yağmuru pek de kötüdür!

(Neml 58)

Mahmut Kısa Meali:

Ve üzerlerine, azap taşlarını bir yağmur gibi yağdırdık! Evet, güzelce uyarıldıkları hâlde Allah’a başkaldıranların yağmuru, ne kötü bir yağmurdur!

(Neml 58)

Mehmet Ali Eroğlu Meali:

Ne de acayip yağmur indirdik. Uyarılmış olanların üzerine inen yağmur ne de kötüdür.

(Neml 58)

Mehmet Türk Meali:

Ve üzerlerine çok şiddetli bir (azap) yağmuru yağdırdık. Uyarılanların yağmuru gerçekten ne kötü bir yağmurdur!1 *

(Neml 58)

Muhammed Celal Şems Meali:

Onların üzerine bir yağmur yağdırdık. Sonuçta uyarılanların yağmuru (pek) kötüdür.

(Neml 58)

Muhammed Esed Meali:

Ve ötekilerin üzerine (yok edici) bir yağmur yağdırdık; uyarıl(dıkları halde aldırmay)anların uğradığı bu yağmur ne korkunç bir yağmurdur!

(Neml 58)

Mustafa Cemil Kılıç Meali:

Üzerlerine bir de yağmur yağdırdık. Uyarılıp korkutulanların yağmuru ne kadar kötüdür.

(Neml 58)

Mustafa Çavdar Meali:

Onların üzerine yağmur gibi taş yağdırdık. Ne korkunçtur uyarılara kulak asmayanların yağmuru.

Bknz: (15/59)»(15/75)

(Neml 58)

Mustafa Çevik Meali:

57-58 Biz de Lût ve ailesini bu müşrik, kâfir ve sapık kavmin içinden kurtardık, azabı hak eden karısını da, azabı hak edenlerle birlikte helak ettik. Onların üzerlerine yağmur gibi taş yağdırdık. Uyarılıp, davet edildikleri ahlak ile yaşamaktan yüz çevirenlerin üzerlerine yağan bu taş yağmuru gerçekten çok korkunçtu.

(Neml 58)

Mustafa İslamoğlu Meali:

Nihayet (bela) sağanağını üzerlerine boca ettik: ve uyarılan (fakat uslanmayan) kimselerin maruz kaldığı sağanağın ne berbat olduğunu (gösterdik)!

(Neml 58)

Osman Okur Meali:

Geride kalanların üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılan fakat yola gelmeyenlerin yağmuru ne kötü idi!

(Neml 58)

Ömer Nasuhi Bilmen Meali:

Ve onların üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Artık ne fena oldu o korkutulmuş olanların yağmuru!

(Neml 58)

Ömer Öngüt Meali:

Üzerlerine öyle bir yağmur indirdik ki! Ne kötü idi azapla korkutulanların yağmuru!

(Neml 58)

Ömer Sevinçgül Meali:

Üzerlerine de bir yağmur yağdırdık. Ne kötüdür uyarılanların yağmuru!

(Neml 58)

Sadık Türkmen Meali:

Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Önceden uyarılanların yağmuru ne kötü oldu!

(Neml 58)

Seyyid Kutub Meali:

Onların başlarına müthiş bir yağmur yağdırdık. Uyarıları umursamayanların başlarına yağan yağmur ne fenadır!

(Neml 58)

Suat Yıldırım Meali:

Üzerlerine öyle berbat bir yağmur indirdik ki! Uyarılıp da aldırmayanların maruz kaldıkları o yağmur ne fena bir yağmurdu!

(Neml 58)

Süleyman Ateş Meali:

Üzerlerine (pişmiş çamurdan bir taş) yağmur(u) indirdik. Uyarıl(ıp da aldırmay)anların yağmuru gerçekten ne kötü oldu!

(Neml 58)

Süleymaniye Vakfı Meali:

Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılmış kimselerin yağmuru ne kötüydü!

(Neml 58)

Şeref Aziz Taha ve Kemal Çelik Meali:

Ötekilerin başına öyle bir taş yağdırdık ki... Uyarıldıkları halde yola gelmeyenlerin sonu ne kötü oldu!

(Neml 58)

Şaban Piriş Meali:

O halkın üzerine (kahredici) bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötü...

(Neml 58)

Talat Koçyiğit Meali:

Üzerlerine şiddetli bir yağmuru yağdırmışızdır. Allah tarafından korkutulanların bu yağmuru ne kötüdür.

(Neml 58)

Tefhimul Kuran Meali:

Ve onlar üzerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılıp korkutulanların yağmuru ne kadar kötüdür.

(Neml 58)

Ümit Şimşek Meali:

Üzerlerine de bir yağmur yağdırdık ki! Uyarılmış olanlar için ne kötü bir yağmurdu o!

(Neml 58)

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Üzerlerine bir de yağmur yağdırdık. Uyarılmış olanlar üzerine inen yağmur da ne kötüdür!

(Neml 58)

Rashad Khalifa Meali:

We showered them with a certain shower. It was a miserable shower upon people who had been warned.

(Neml 58)