26. Şuara Suresi / 167.ayet

– Onlar: Ey Lut eğer buna bir son vermezsen, kesinlikle buradan sürülüp çıkarılacaksın. Dediler.

Bknz: (27/56)

Mustafa Çavdar Meali

Şuara 167 ayeti için diğer mealler.

Abdülbaki Gölpınarlı Meali:

Ey Lut dediler, bu işten vazgeçmezsen seni mutlaka şehrimizden çıkarırız.

(Şuara 167)

Abdullah-Ahmet Akgün Meali:

Dediler ki: "Ey Lut, eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (buradan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın."

(Şuara 167)

Abdullah Parlıyan Meali:

“Ey Lût!” dediler. “Eğer bu sözlerinden vazgeçmezsen, bu şehirden mutlaka kovulacaksın!”

(Şuara 167)

Adem Uğur Meali:

Onlar şöyle dediler: Ey Lût! (Bu davadan) vazgeçmezsen, iyi bil ki, sürgün edilmişlerden olacaksın!

(Şuara 167)

Ahmet Hulusi Meali:

Dediler ki: "Andolsun ki ey Lut, eğer (bu söylemlerinden) vazgeçmezsen, kesinlikle (buradan) çıkarılacaksın!"

(Şuara 167)

Ahmet Tekin Meali:

Kavmi: “Ey Lût, aklını kullanarak davandan vazgeçmezsen, kesinlikle sürgüne gönderilenlerden olacaksın” dediler.*

(Şuara 167)

Ahmet Varol Meali

Dediler ki: "Ey Lut! Eğer sen (bu işe) son vermezsen muhakkak ki (buradan) çıkarılanlardan olacaksın."

(Şuara 167)

Ali Bulaç Meali:

Dediler ki: "Ey Lut, eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (burdan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın."

(Şuara 167)

Ali Fikri Yavuz Meali:

Onlar şöyle dediler: “- Ey Lût, eğer söylediklerinden vaz geçmezsen, yemin olsun ki, muhakkak (memleketimizden) çıkarılanlardan olacaksın.”

(Şuara 167)

Ali Rıza Sefa Meali:

"Ey Lut!" dediler; "Buna son vermezsen, kesinlikle kovulacaksın!"

(Şuara 167)

Ali Ünal Meali:

“Lût,” dediler, “bu söyleyip durduklarına bir son vermezsen, bil ki ülkeden sürgün edileceksin!”

(Şuara 167)

Bahaeddin Sağlam Meali:

Onlar: “Ey Lut! Eğer bu yaptıklarına son vermezsen, şüphesiz sürgün edilenlerden olursun.” dediler.

(Şuara 167)

Bayraktar Bayraklı Meali:

Onlar şöyle dediler: "Ey Lut!Bizi kınamaya bir son vermezsen, kesinlikle sürgün edilenlerden olacaksın."

(Şuara 167)

Bekir Sadak Meali:

«Ey Lut! Bu sozlerinden vazgecmezsen, mutlaka kovulacaksin» dediler.

(Şuara 167)

Besim Atalay Meali:

Dediler ki: «Ey Lût! Vazgeçmezsen buradan sen çıkarılırsın»

(Şuara 167)

Celal Yıldırım Meali:

Onlar dediler ki; «Ey Lût! Eğer (bu tür uyarılardan) vazgeçmezsen elbette (yurdundan) çıkarılanlardan olursun.»

(Şuara 167)

Cemal Külünkoğlu Meali:

Dediler ki: “Ey Lût! (İşimize karışmaktan) vazgeçmezsen mutlaka (şehirden) çıkarılanlardan olacaksın!”

(Şuara 167)

Diyanet İşleri Eski Meali:

"Ey Lut! Bu sözlerinden vazgeçmezsen, mutlaka kovulacaksın" dediler.

(Şuara 167)

Diyanet İşleri Yeni Meali:

Dediler ki: "Ey Lut! (İşimize karışmaktan) vazgeçmezsen mutlaka (şehirden) çıkarılanlardan olacaksın!"

(Şuara 167)

Diyanet Vakfı Meali:

Onlar şöyle dediler: Ey Lût! (Bu davadan) vazgeçmezsen, iyi bil ki, sürgün edilmişlerden olacaksın!

(Şuara 167)

Edip Yüksel Meali:

Dediler, 'Bak Lut, bu tavrına son vermezsen sürülenlerden olacaksın.'

(Şuara 167)

Elmalılı Orjinal Meali:

And ederiz ki dediler vazgeçmezsen ya Lut, mutlak ve muhakkak çıkarılanlardan olacaksın

(Şuara 167)

Elmalılı Yeni Meali:

(Onlar): "Ey Lut, and içeriz ki (bu uyarılardan) vazgeçmezsen, kesinlikle (yurdun dışına) çıkarılanlardan olacaksın!" dediler.

(Şuara 167)

Erhan Aktaş Meali:

"Ey Lut! Eğer kesin olarak vazgeçmezsen, kesinlikle sürülenlerden[1] olacaksın." dediler.

1)Yurdundan çıkarılanlardan.

(Şuara 167)

Gültekin Onan Meali:

Dediler ki: "Ey Lut, eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (burdan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın."

(Şuara 167)

Hakkı Yılmaz Meali:

Onlar: “Ey Lût! Vazgeçmezsen, kesinlikle çıkarılanlardan olacaksın” dediler.

(Şuara 167)

Halis Bayancuk (Ebu Hanzala) Meali: /

Demişlerdi ki: “Bu işe bir son vermezsen ey Lut, kesinlikle (buradan) çıkarılıp sürülenlerden olacaksın.”

(Şuara 167)

Harun Yıldırım Meali:

Onlar şöyle dediler: Ey Lût! vazgeçmezsen, iyi bil ki, sürgün edilmişlerden olacaksın!

(Şuara 167)

Hasan Basri Çantay:

Dediler: "Ey Luut, sen (bu davadan) vaz geçmezsen, andolsun, mutlak (memleketimizden koğulub) çıkarılanlardan olacaksın".

(Şuara 167)

Hayrat Neşriyat Meali:

(Onlar:) “Ey Lût! Eğer (bundan) hakikaten vazgeçmezsen, mutlaka(memleketimizden) çıkarılanlardan olacaksın!” dediler.

(Şuara 167)

Hubeyb Öndeş Meali: /

[Milleti] "Yemin olsun ki buna son vermezsen, mutlaka çıkarılanlardan olacaksın ey Lut!" dediler.

(Şuara 167)

Hüseyin Atay Meali:

"Ey Lut! Bu sözlerinden vazgeçmezsen, doğrusu sür rülenlerden olacaksın" dediler.

(Şuara 167)

İbni Kesir Meali:

Dediler ki: Ey Lut, buna son vermezsen sen, elbette çıkarılanlardan olursun.

(Şuara 167)

İlyas Yorulmaz Meali:

Kavmi “Ey Lut! Eğer bizim arzularımızı engellemekten vaz geçmezsen, seni (yaşadığımız yerden) çıkarırız.

(Şuara 167)

İskender Ali Mihr Meali:

“Ey Lut! Eğer gerçekten sen, (bizi uyarmaktan) vazgeçmezsen, sen mutlaka (yurdundan) ihraç edilenlerden (çıkarılanlardan, kovulanlardan) olacaksın.” dediler.

(Şuara 167)

İsmail Hakkı Baltacıoğlu Meali:

Dediler: «Ey Lut! Sen bu işten vazgeçmezsen, ne olursa olsun, bu ülkeden çıkarılacaksın.»

(Şuara 167)

Kadri Çelik Meali:

Dediler ki: “Ey Lut! Eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (buradan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın.”

(Şuara 167)

Mahmut Kısa Meali:

Buna karşılık onlar, “Ey Lut!” dediler, “Eğer bu can sıkıcı vaazlarına son vermeyecek olursan, kesinlikle şehrimizden kovulacaksın!”

(Şuara 167)

Mehmet Ali Eroğlu Meali:

Akabinde: "Ey Lut! tavrını sona erdirmezsen, andolsun seni buradan süreriz" dediler.

(Şuara 167)

Mehmet Türk Meali:

(Onlar da): “Ey Lût! Eğer sen (bu davadan) vazgeçmezsen, (şunu iyi bil ki) kovulanlardan olacaksın!” dediler.

(Şuara 167)

Muhammed Celal Şems Meali:

Onlar, “Ey Lût! Eğer vazgeçmezsen, mutlaka (bu memleketten) çıkarılanlardan olacaksın,” dediler.

(Şuara 167)

Muhammed Esed Meali:

"Ey Lut!" dediler, "Eğer (bu sözlerinden) vazgeçmezsen (bu şehirden) mutlaka kovulacaksın!"

(Şuara 167)

Mustafa Cemil Kılıç Meali:

"Ey Lut," dediler. "Eğer bu işten vazgeçmezsen iyi bil ki, ülkeden sürülürsün."

(Şuara 167)

Mustafa Çavdar Meali:

– Onlar: Ey Lut eğer buna bir son vermezsen, kesinlikle buradan sürülüp çıkarılacaksın. Dediler.

Bknz: (27/56)

(Şuara 167)

Mustafa Çevik Meali:

Lût’un bu sözlerine karşı sapık kavmi de ona şöyle dedi: “Ey Lût! Bize ahlak dersi vermeye kalkarsan, seni bu memleketten sürüp çıkarırız.”

(Şuara 167)

Mustafa İslamoğlu Meali:

"Eğer buna bir son vermezsen Ey Lut" dediler, "kesinlikle sürgün edilmiş biri olup çıkacaksın!

(Şuara 167)

Osman Okur Meali:

"Ey Lut! Bu sözlerinden vazgeçmezsen, mutlaka kovulacaksın" dediler.

(Şuara 167)

Ömer Nasuhi Bilmen Meali:

Dediler ki: «Ey Lût! Andolsun ki, eğer sen nihâyet vermezsen elbette çıkarılmışlardan olacaksın.»

(Şuara 167)

Ömer Öngüt Meali:

Şöyle dediler: “Ey Lut! Eğer söylediklerinden vazgeçmezsen, iyi bil ki sürülenlerden olacaksın!”

(Şuara 167)

Ömer Sevinçgül Meali:

“Ey Lût!” dediler, “Bu tür konuşmalarına bir son vermezsen seni sürgün ederiz!”

(Şuara 167)

Sadık Türkmen Meali:

Dediler ki: “Ey Lût! Eğer (bu uyarılarından) vazgeçmezsen, mutlaka sürgün edilenlerden olacaksın!”

(Şuara 167)

Seyyid Kutub Meali:

Soydaşları «Ey Lut, eğer bu dediklerinden vazgeçmezsen kesinlikle seni buradan süreceğiz» dediler.

(Şuara 167)

Suat Yıldırım Meali:

"Bizi dinle Lut!" dediler, "Bu söylediklerine son vermezsen mutlaka yurt dışına sürüleceksin.

(Şuara 167)

Süleyman Ateş Meali:

Dediler: "Ey Lut, andolsun, eğer (bundan) vazgeçmezsen, mutlaka sürülenlerden olacaksın."

(Şuara 167)

Süleymaniye Vakfı Meali:

"Bak Lut! Bu işin peşini bırakmazsan mutlaka sürgün edilenlere katılırsın" dediler.

(Şuara 167)

Şeref Aziz Taha ve Kemal Çelik Meali:

"Ey Lût! Eğer bu davadan vazgeçmezsen, bu şehirden kovulacaksın" dediler.

(Şuara 167)

Şaban Piriş Meali:

-Ey Lut eğer son vermezsen, elbette sürgün edileceklerden olacaksın, dediler.

(Şuara 167)

Talat Koçyiğit Meali:

Onlar ise şöyle demişlerdi: "Ey Lût! Eğer buna son vermezsen, mutlaka sürülenlerden olacaksın."

(Şuara 167)

Tefhimul Kuran Meali:

Dediler ki: «Ey Lût, eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (burdan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın.»

(Şuara 167)

Ümit Şimşek Meali:

“Ey Lût,” dediler. “Eğer bu işten vazgeçmezsen ülkeden sürülürsün.”

(Şuara 167)

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Dediler: "Eğer bu tavrını sona erdirmezsen, ey Lut, yemin olsun bu topraktan sürülenlerden olacaksın."

(Şuara 167)

Rashad Khalifa Meali:

They said, "Unless you refrain, O Lot, you will be banished."

(Şuara 167)