Ey İman edenler, benim de düşmanım sizin de düşmanınız olan kimseleri evliya/dost edinip onlarla işbirliği yapmayın. Ama gel gör ki akrabalık bağı nedeniyle özel bilgileri onlara ulaştırıyorsunuz hâlbuki onlar size gelen Kur'an'a inanmamakta direnmektedirler. Üstelik sırf Rabbiniz Allah'a iman ettiniz diye, Elçi'yi ve sizi yurdunuzdan sürüp çıkarmışlardı. Mademki siz benim yolumda benim rızamı kazanmak için hicret ettiniz, o halde nasıl olurda akrabalık bağı nedeniyle sırlarınızı onlara iletiyorsunuz? Oysa ben sizin gizli ve açık her şeyinizi bilirim. Artık kim bundan sonra bunu yaparsa iyi bilsin ki dosdoğru yoldan sapmış olur.

Eğer onlar, size karşı bir zafer kazanacak olsalar elleriyle ve dilleriyle size her türlü kötülüğü yapmaktan geri kalmazlar üstelik tekrar küfre dönmeniz için her şeyi yaparlardı.

Zira kıyamet günü, ne akrabalarınız ne de çocuklarınız size hiç bir fayda sağlamayacaktır. Ve Allah yaptıklarınıza göre aranızda hüküm verecektir. Çünkü Allah bütün yapıp ettiklerinizi görmektedir.

Doğrusu bu konuda İbrahim ve Onunla beraber olanlarda sizin için güzel bir örneklik vardır. İbrahim'in babasına "Senin için Allah'tan bağışlanma dileyeceğim bununla birlikte, Allah'tan sana gelecek cezayı engelleyemem" demesi dışında, hani onlar toplumlarına şöyle demişlerdi: "Bizim sizinle ve Allah'ın peşi sıra kulluk ettiklerinizle hiçbir ilgimiz yoktur, biz sizi reddediyoruz siz sadece tek Allah'a inanıp güveninceye kadar aramızdaki kin, nefret ve düşmanlık devam edecektir. Rabbimiz biz yalnız sana güveniyor ve yalnız sana yöneliyoruz, zira sonunda dönüş sanadır."

Rabbimiz, bizi kâfirlerin elinde oyuncak etme bizi bağışla Rabbimiz! Çünkü sensin mutlak üstün olan ve her şeye hâkim olan!"

Evet İbrahim ve onun izinden gidenlerde sizin için, yani Allah'ı ve ahiret gününü gözetenler için güzel bir örneklik vardır. Allah, hiç kimsenin desteğine muhtaç olmayan ve tüm övgülere layık olandır.

Gün gelir Allah, düşman olduğunuz kimselerle sizin aranızda bir sevgi meydana getirir. Çünkü Allah her şeye bir ölçü koyandır ve Allah eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz bir rahmet kaynağıdır.

Ancak Allah, sizinle din uğrunda savaşmamış, sizi yurdunuzdan çıkarmamış kimselerle iyi ilişkiler kurmanızı ve onlara iyi davranmanızı yasaklamaz. Çünkü Allah, iyi davrananları sever.

Allah sadece, din uğrunda size savaş açmış, sizi yurdunuzdan çıkarmış ve çıkarılmanız için destekçi olanları dost edinmenizi yasaklamıştır. Kim onları dost edinir ve onlarla birlik olursa işte onlar zalimlerin/davasına ihanet edenlerin ta kendileridir.

Ey iman edenler! Hicret edip size gelen mümin kadınları bir sınavdan geçirin. Gerçi onların iman edip etmediklerini en iyi Allah bilir. Eğer onların gerçekten iman sahibi olduğuna kanaat getirirseniz onları kâfirlere geri göndermeyin. Artık bu kadınlar kâfir kocalarına helal olmayacağı gibi, o kâfirler de bunlara helal değildir. Kâfir kocalarının bunlara verdiği mehri kendilerine iade edin. Mehirlerini verdiğiniz sürece bu kadınlarla evlenmenizde bir sakınca yoktur. Kâfir kadınlarla da evliliğinizi sürdürmeyin. Onlara verdiğiniz mehri evlendikleri kâfir kocalarından isteyin. Size gelen mümin kadınların kocaları da verdikleri mehri sizden isteyebilirler. İşte Allah'ın hükmü budur. O aranızda böyle hükmediyor. Zira Allah her hükmü doğru olandır.

Şayet dinden dönüp kâfirlere kaçan hanımlarınızda hakkınız kalırsa ve siz de o kâfirlerle savaşıp ganimet elde ederseniz bu ganimetten vaktiyle hanımları kâfirlere kaçan müminlere, ödedikleri mehirlerine eşit bir pay verin. İnanıp güvendiğiniz Allah'a karşı gelmekten sakının!

Ey Nebi! Mümin hanımlar sana gelerek, Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayacaklarına, hırsızlık etmeyeceklerine, zina etmeyeceklerine, çocuklarını öldürmeyeceklerine, gayri meşru çocuk edinip onları kocalarına nispet etmeyeceklerine ve iyi ve güzel işlerde sana karşı gelmeyeceklerine dair biat etmek istediklerinde onların bu biatlarını kabul et ve Allah'tan onlar için bağışlanma dile! Çünkü Allah, eşsiz bağışlayıcı ve sonsuz bir rahmet kaynağıdır.

Ey iman edenler, Allah'ın gazabına uğramışları dost edinip onlarla birlik olmayın. Çünkü onlar, kâfirlerin kabirlerde yatan ölülerin yeniden dirilişinden ümit kestikleri gibi ahiretten ümitlerini kesmişlerdir.