46. Ahkaf Suresi / 8.ayet

Yoksa onlar, “Bu Kuran’ı kendisi uydurdu” mu diyorlar?
– De ki: “Şayet onu ben kendiliğimden uydurmuş olsaydım o zaman hiç biriniz beni Allah’ın azabından kurtaramazdınız. Zira O, sizin bu vahiy hakkında söylediğiniz yakışıksız sözleri bilmektedir. Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O, eşsiz bir bağışlayıcı sonsuz bir rahmet kaynağıdır.”

Bknz: (10/37)(11/13)

Mustafa Çavdar Meali

Ahkaf 8 ayeti için diğer mealler.

Abdülbaki Gölpınarlı Meali:

Yoksa bunu, kendisi uyduruyor mu derler? De ki: Ben uyduruyorsam Allah'ın azabından hiçbir şeyi gideremezsiniz benden; o, Kur'an hakkında neler dediğinizi daha iyi bilir; benimle sizin aranızda tanık olarak o yeter ve odur suçları örten, rahim.

(Ahkaf 8)

Abdullah-Ahmet Akgün Meali:

Yoksa “Onu (Kur’an’ı) kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer ben (bunları) uydurdumsa, bu durumda siz; Allah’tan bana (gelecek) hiçbir şeye (belaya ve cezaya engel ve) malik olamazsınız. (Ama) Sizin Kendisi hakkında ne taşkınlıklar yaptığınızı, O daha iyi Bilendir. (Artık) Benimle sizin aranızda şahit (ve hâkim) olarak O (Allah) yeterlidir. O çok Bağışlayandır, Esirgeyip Koruyandır.”

(Ahkaf 8)

Abdullah Parlıyan Meali:

Yoksa onlar, Kur'ân'ı Muhammed mi uydurdu diyorlar? De ki: “Eğer O'nu ben uydursaydım, Allah'tan bana gelecek cezayı savmaya, sizin gücünüz yetmezdi. Ve Allah sizin Kur'ân hakkında kopardığınız yaygara ve sergilediğiniz taşkınlığı çok iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter.”

(Ahkaf 8)

Adem Uğur Meali:

Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah tarafından bana gelecek şeyi savmaya gücünüz yetmez. O, sizin Kur'an hakkında yaptığınız taşkınlıkları çok daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, bağışlayan, esirgeyendir.

(Ahkaf 8)

Ahmet Hulusi Meali:

"Onu (kendi) uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Onu uydurmuşsam, beni Allah'tan (koruyacak) bir güce sahip değilsiniz... 'HU', O'nun hakkında ileri gittiğinizi daha iyi bilir... Benimle sizin aranızda şahidim olarak O kafidir... O, Ğafur'dur, Rahıym'dir. "

(Ahkaf 8)

Ahmet Tekin Meali:

Yoksa onu: “Muhammed uydurdu.” mu, diyorlar. “Eğer onu ben uydurmuşsam, Allah'tan bana gelecek cezayı önlemeye sizin gücünüz yetmez. O sizin Kur'ân'a karşı yaptığınız hücumları, taşkınlıkları iyi bilir. Benim hak peygamber olduğuma ve tebliğ görevimi yaptığıma sizin de yalanlamanıza ve inkârınıza şâhit olarak Allah kâfidir. O çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.” de.*

(Ahkaf 8)

Ahmet Varol Meali

Yoksa: "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer onu ben uydurduysam, Allah'tan gelecek (cezaya) karşı siz bana hiç bir şey sağlamaya güç yetiremezsiniz. O, sizin ne taşkınlıklar yaptığınızı daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O bağışlayan, rahmet edendir.

(Ahkaf 8)

Ali Bulaç Meali:

Yoksa: "Kendisi onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer ben uydurdumsa, bu durumda siz, Allah'tan bana (gelecek) hiç bir şeye malik (engel) olamazsınız. Sizin kendisi (Kur'an) hakkında, ne taşkınlıklar yaptığınızı O daha iyi bilendir. Benimle sizin aranızda şahid olarak O yeter. O, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir."

(Ahkaf 8)

Ali Fikri Yavuz Meali:

Yahud: “-Kur'an'ı kendisi uydurdu.” derler. (Ey Rasûlüm), de ki: Eğer ben onu uydurdumsa, siz beni Allah'dan kurtaracak hiç bir şeye sahib olamazsınız; O, sizin içine dalıb durduğunuz (Kur'an'a dair) itirafları çok iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahid olarak O yeter. O, Gafûr'dur = mağfireti boldur, Rahîm'dir = çok merhametlidir.

(Ahkaf 8)

Ali Rıza Sefa Meali:

Yoksa "Onu uydurdu!" mu diyorlar? De ki: "Onu uydursaydım, Allah'tan gelecek bir şeye engel olamazdınız. O, sizin taşkınlığınızı bilir. Aramızda Ona Tanık olarak, O yeterlidir. Çünkü O, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir!"

(Ahkaf 8)

Ali Ünal Meali:

Yoksa (senin hakkında), “Kur’ân’ı O uyduruyor” mu diyorlar? De ki: “Eğer onu ben uyduruyor isem, bu takdirde (Allah mutlaka cezamı verecektir ve) sizin, isteseniz bile Allah karşısında bana yapabileceğiniz hiçbir şey yoktur. Ama Allah, Kur’ân konusunda neler uydurduğunuzu, onun etrafında kopardığınız yaygarayı pek iyi bilmektedir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. Ve O, Ğafûr (bağışlaması pek bol olan)dır, Rahîm (bilhassa mü’minlere karşı hususî merhamet sahibi)dir.”

(Ahkaf 8)

Bahaeddin Sağlam Meali:

Yoksa “O bunu uydurmuş” mu diyorlar? De ki: “Eğer ben bunu uydurmuşsam, siz Allah’a karşı benim için hiçbir şeye sahip olamazsınız. O, sizin içine daldığınız durumu çok iyi biliyor. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeterdir. O, çok bağışlayan ve çok acıyandır.

(Ahkaf 8)

Bayraktar Bayraklı Meali:

"Yoksa onu uydurdu mu?" diyorlar. De ki: "Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah tarafından bana gelecek şeyi savmaya gücünüz yetmez. Allah, sizin Kur'an hakkında yaptığınız taşkınlıkları çok daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, affedicidir; merhamet sahibidir."

(Ahkaf 8)

Bekir Sadak Meali:

Veya, «onu uydurdu» derler. De ki: «Eger onu uydurdumsa, beni Allah'a karsi hicbir sekilde savunmazsiniz; O, Kuran icin yaptiginiz taskinliklari daha iyi bilir. Benimle sizin aranizda sahit olarak O yeter. O, bagislayandir, merhamet edendir.

(Ahkaf 8)

Besim Atalay Meali:

«Onu kendi uydurdu mu?» diyorlar; diyesin ki: «Onu ben uydursaydım, Allahtan gelecek olana karşı, beni savunamazdınız, bu yoldaki sizin yaygaranızı O iyi bilir, aramızda O'nun tanıklığı yetişir, O'dur bağışlayıcı, O'dur yarlıgayıcı»

(Ahkaf 8)

Celal Yıldırım Meali:

Yoksa onlar, Kur'ân'ı O (Muhammed) uydurdu mu diyorlar?! De ki: Eğer onu uydurdumsa, o takdirde siz beni Allah'tan (O'nun vereceği azâb'dan) kurtaracak hiçbir şeye sahip değilsinizdir. Ve O, Kur'ân hakkında kopardığınız yaygara ve sergilediğiniz taşkınlığı çok iyi bilir. Benimle sizin aramızda şâhid olarak Allah yeter. O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

(Ahkaf 8)

Cemal Külünkoğlu Meali:

Yoksa: “Onu kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah'tan gelecek olan (ceza)ya karşı siz benim için hiçbir şey yapamazsınız. O, sizin, hakkında yaygara kopardığınız şeyi daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter! O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”

(Ahkaf 8)

Diyanet İşleri Eski Meali:

Veya, "onu uydurdu" derler. De ki: "Eğer onu uydurdumsa, beni Allah'a karşı hiçbir şekilde savunamazsınız; O, Kuran için yaptığınız taşkınlıkları daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, bağışlayandır, merhamet edendir."

(Ahkaf 8)

Diyanet İşleri Yeni Meali:

Yoksa, "Onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah'tan gelecek olana (cezaya) karşı siz benim için hiçbir şey yapamazsınız. O, sizin, hakkında (düşüncesizce) yaygara kopardığınız şeyi daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter! O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."

(Ahkaf 8)

Diyanet Vakfı Meali:

Yoksa «Onu uydurdu» mu diyorlar? De ki: Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah tarafından bana gelecek şeyi savmaya gücünüz yetmez. O, sizin Kur'an hakkında yaptığınız taşkınlıkları çok daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, bağışlayan, esirgeyendir.

(Ahkaf 8)

Edip Yüksel Meali:

Yoksa 'Onu uydurdu' mu diyorlar? De ki, 'Onu ben uydurduysam siz beni ALLAH'tan gelecek hiç bir şeye karşı koruyamazsınız. O, sizin taşkınlığınızı en iyi bilendir. Benimle sizin aranızda tanık olarak O yeter. O Bağışlayandır, Rahimdir.

(Ahkaf 8)

Elmalılı Orjinal Meali:

Yok, iftira etti mi diyorlar? De ki: ben onu iftira ettimse siz beni Allahdan kurtaracak hiçbir şey'e malik olamazsınız ve o sizin neye yaygara edip durduğunuzu pek ala bilir, ona benimle aranızda şahid o yeter, hem de gafur, rahim o.

(Ahkaf 8)

Elmalılı Yeni Meali:

Yoksa: "Onu uydurdu." mu diyorlar? De ki: "Ben onu uydurduysam, siz beni Allah'tan kurtaracak hiçbir güce sahip olamazsınız ve O, sizin niye yaygara edip durduğunuzu en iyi bilir. Benimle aranızda şahit olarak ona O yeter. O, bağışlayıcıdır, merhamet sahibidir.

(Ahkaf 8)

Erhan Aktaş Meali:

Yoksa "Onu uydurdu." mu diyorlar? De ki: "Eğer onu uydurmuş olsaydım, Allah'tan bana gelecek şeye siz engel olamazdınız. O, sizin ona karşı nelere giriştiğinizi çok iyi biliyor. Benimle sizin aranızda tanık olarak O yeter. O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

(Ahkaf 8)

Gültekin Onan Meali:

Yoksa: "Kendisi onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer ben uydurdumsa, bu durumda siz, Tanrı'dan bana (gelecek) hiçbir şeye malik (engel) olamazsınız. Sizin kendisi (Kuran) hakkında ne taşkınlıklar yaptığınızı O daha iyi bilendir. Benimle sizin aranızda şahid olarak O yeter. O, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir."

(Ahkaf 8)

Hakkı Yılmaz Meali:

Ya da onlar, “Kur’ân'ı, Muhammed uydurdu” diyorlar. De ki: “Eğer onu ben uydurmuşsam bana Allah'tan olacak şeye güç yetiremezsiniz; beni Allah gibi cezalandıramazsınız. O, sizin neyin içine atıldığınızı daha iyi bilir. Sizinle benim aramda tanık olarak O yeter. Ve O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.”

(Ahkaf 8)

Halis Bayancuk (Ebu Hanzala) Meali: /

Yoksa: “(Kur’ân’ı) uydurup (Allah’a) iftira etti.” mi diyorlar? De ki: “Şayet ben onu uydurmuşsam Allah’tan (bana gelecek azaba karşı) bana hiçbir faydanız olmaz. O, sizlerin yapmakta olduklarınızı en iyi bilendir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) El-Ğafûr, (kullarına karşı merhametli olan) Er-Rahîm’dir.”

(Ahkaf 8)

Harun Yıldırım Meali:

Yoksa: “Kendisi onu uydurdu.” mu diyorlar? De ki: “Eğer ben uydurdumsa, bu durumda siz Allah’tan bana hiç bir şeye malik olamazsınız. O, sizin onun hakkında ne kadar ileri gittiğinizi iyi bilendir. Benimle sizin aranızda şahid olarak O yeter. Şüphesiz O, Ğafur’dur, Rahim’dir.”

(Ahkaf 8)

Hasan Basri Çantay:

Yahud "Onu kendisi uydurdu" diyorlar. De ki: "Eğer onu ben (bilfarz) uydurdumsa o halde siz Allahdan bana (gelecek azabı savmıya) hiçbir vech ile güc yetiremezsiniz. O, sizin ona dair ne taşkınlıklar yapıb durduğunuzu çok iyi bilendir. Benimle sizin aranızda şahid olarak O yeter. O (küfürden rücu' ile iman edenleri) çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir".

(Ahkaf 8)

Hayrat Neşriyat Meali:

Yoksa, “Onu (Muhammed) uydurdu!” mu diyorlar? De ki: “Eğer (ben) onu uydurmuşsam, o takdirde benim için Allah'dan (gelecek) bir şeye (bir azâba karşı, onu benden def' edecek bir güce) mâlik olamazsınız. O, (sizin) onun hakkında (Kur'ân'ın aleyhinde) yapmakta olduğunuz taşkınlıkları en iyi bilendir! Benimle sizin aranızda (buna)şâhid olarak O yeter! Çünki O, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.”

(Ahkaf 8)

Hubeyb Öndeş Meali: /

Yoksa, "Onu uydurdu!" mu diyorlar? "Eğer, onu uydurduysam, Allah'tan [gelecek hiçbir şeye karşı] benim için hiçbir şekilde sahip (engel) olamazsınız. O, kendisinde dolup taştığınız [şeyleri] daha çok bilendir. Benimle sizin aranızda devamlı bir şahit olarak o yetti. Hâlbuki O çok bağışlayandır, Rahim'dir." de.

(Ahkaf 8)

Hüseyin Atay Meali:

Veya "Onu uydurdu" derler. De ki: "Eğer onu uydurdumsa, beni Allah'a karşı hiçbir şekilde savunamazsınız. Onun hakkında yaptığınız taşkınlıkları O daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda tanık olarak, O yeter. O bağışlayandır, acıyandır."

(Ahkaf 8)

İbni Kesir Meali:

Yoksa: Onu kendiliğinden uydurdu mu diyorlar; De ki: Eğer onu ben uydurmuşsam; Allah tarafından bana gelecek hiçbir şeye sizin gücünüz yetmez. O; yaptığınız taşkınlıkları çok daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah, yeter. O; Gafur'dur, Rahim'dir.

(Ahkaf 8)

İlyas Yorulmaz Meali:

Yoksa onlar “O (Muhammed)), Kur'an'ı uydurdu” mu diyorlar? Onlara deki “Eğer ben onu Allah adına uydurmuş olsam, Allah dan hiçbirinizin bir şekilde beni kurtarmaya gücü yetmez. Allah kendisi hakkında (vahy ettiği kitaba) ne ilave edilmiş ise, onu en iyi bilendir. O, benimle sizin aranızda şahit olarak yeter. Allah bağışlayan ve merhamet edendir.

(Ahkaf 8)

İskender Ali Mihr Meali:

Yoksa “Onu uydurdu.” mu diyorlar? De ki: “Eğer onu ben uyduruyorsam, o taktirde Allah’tan bana gelecek bir şeye siz mani olamazsınız. O, O’nun (Kur’ân) hakkında daldığınız şeyleri (yaptığınız iftiraları) en iyi bilir. Benimle sizin aranızda O’na (Kur’ân-ı Kerim’e) şahit olarak O (Allah) yeter. Ve O; Gafur’dur, Rahîm’dir.”

(Ahkaf 8)

İsmail Hakkı Baltacıoğlu Meali:

«Yoksa onu kendisi uydurup da Allah'ın üstüne mi. atıyor?» derler. De ki: «Eğer onu ben uydurmuş olsaydım beni Allah'ın azabından kurtarmıya sizin gücünüz yetmezdi. Allah Kur'an'a karşı yaptığınız taşkınlıkları da çok iyi biliyor. Benimle sizin aranızda Allah'ın tanık olması yeter. O, yarlıgayıcıdır, esirgeyicidir.»

(Ahkaf 8)

Kadri Çelik Meali:

Yoksa “Kendisi onu uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer onu ben uydurduysam, bu durumda siz, Allah'tan bana (gelecek) olan hiç bir şeye (karşı) malik olamazsınız. Sizin, kendisi (Kur'an) hakkında, ne taşkınlıklar yapmakta olduğunuzu O daha iyi bilendir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.”

(Ahkaf 8)

Mahmut Kısa Meali:

Yoksainkâr edenler, “Kur’an’ı Muhammed uydurdu!” mu diyorlar? Ey şanlı Elçi! Onlara de ki, “Eğer onu uydurmuş olsaydım, siz beni Allah’tan gelecek azâba karşı koruyamazdınız. Çünkü Allah, kendi adına yalan uyduran kimseleri kesinlikle azâba uğratacaktır. Öyleyse, neden sizin hatırınız için bütün bunları uydurup kendimi ateşe atayım? Aslında, böyle bir şey yapmayacağımı siz de pekâlâ bilirsiniz. Fakat unutmayın, Allah, içine daldığınız bu iftira kampanyasının elbette farkındadırve cezasını verecektir. O hâlde, benimle sizin aranızda şâhit olarak O yeter. Bununla birlikte, hâlâ tövbe etme fırsatınız da var: ÇünküO, çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.

(Ahkaf 8)

Mehmet Ali Eroğlu Meali:

Haşa "Kur'an'ı kendisi uydurdu!"mu diyorlar? De ki: "Ben Kur'an'ı uydurursam eğer, Kesinlikle Allah, cezamı çok geçmeden verir. Siz bana yardım etmek isteseniz bile böyledir. Allah'ın azabından beni kurtaramazsınız. Demek ki sizin bu kabil laflarınız boş sözler, Fark etmeden içine daldığınız yaygaradan ibarettir. Allah bunu çok da iyi bilmektedir (Allah) benimle aranızda şahit olarak kafidir. O Gafurdur, Rahimdir. (Affeder, ihsan eder.)

(Ahkaf 8)

Mehmet Türk Meali:

Yoksa (müşrikler de): “O (Kur’an’ı Muhammed) kendisi uydurdu.” mu diyorlar? (Sen onlara): “Eğer onu ben uydursaydım, Allah’tan bana (gelecek cezâyı) savmaya sizin gücünüz yetmezdi. Hem sizin o (Kur’an) hakkında yapmakta olduklarınızı O (Allah), çok iyi bilir. Benimle sizin aranızda şâhit olarak da O yeter. Zîrâ bağışlayan ve esirgeyen, sadece Odur.” de.

(Ahkaf 8)

Muhammed Celal Şems Meali:

Onlar, “Bu (Kur’an’ı) kendisi mi uydurdu,” diyorlar. De ki: “Eğer bunu ben uydurmuş olsaydım, (o zaman) Allah’ın azabından beni asla kurtaramazdınız. O, sizin anlamsız sözlerinizi çok iyi bilir. O, benimle sizin aranızda şahit olarak yeterlidir. O, çok bağışlayan ve çok rahmet edendir.

(Ahkaf 8)

Muhammed Esed Meali:

Yoksa, "Bütün bunları o uydurdu" mu diyorlar? De ki (ey Muhammed): "Eğer onu ben uydursaydım Allah'a karşı bana hiçbir faydanız dokunmazdı. O, düşüncesizce bulaştığınız bu (iftira)nın tamamen farkındadır. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter! Ve yalnız O, gerçek bağışlayıcıdır, gerçek bir rahmet kaynağıdır".

(Ahkaf 8)

Mustafa Çavdar Meali:

Yoksa onlar, “Bu Kuran’ı kendisi uydurdu” mu diyorlar? – De ki: “Şayet onu ben kendiliğimden uydurmuş olsaydım o zaman hiç biriniz beni Allah’ın azabından kurtaramazdınız. Zira O, sizin bu vahiy hakkında söylediğiniz yakışıksız sözleri bilmektedir. Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O, eşsiz bir bağışlayıcı sonsuz bir rahmet kaynağıdır.”

Bknz: (10/37) - (11/13)

(Ahkaf 8)

Mustafa Çevik Meali:

7-8 Âyetlerimiz müşriklere okunduğunda hepsi birden, “Bu Kur’an; sihirli, büyülü sözlerden oluşmuş bir Kitap, bunları Muhammed kendisi uydurup söylüyor.” diyorlardı. Sen onlara de ki: “Şayet o sözleri ben uydurup da Allah adına söylüyor olsam, hiçbiriniz bundan dolayı Allah’ın azabından beni kurtaramazsınız ve sizin iftiralarınıza karşı şahit olarak Allah yeter; O sizin bu yakıştırmalarınızın sebebini en iyi bilendir. Allah gerçeği görüp, anlayıp tevbe ederek doğruya yönelenlere karşı merhametli ve bağışlayıcıdır.”

(Ahkaf 8)

Mustafa İslamoğlu Meali:

Yoksa "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer onu ben uydurmuş olsaydım, Allah'tan bana gelecek hiçbir (cezayı) başımdan savamazdınız. (Allah) öksesine düştüğünüz bu iftiranın nedenini bilmektedir; benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter: iyi ki O mutlak bağış sahibidir, sonsuz merhamet kaynağıdır."

(Ahkaf 8)

Osman Okur Meali:

Yoksa: “Onu kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah'tan gelecek olan (ceza)ya karşı siz benim için hiçbir şey yapamazsınız. O, sizin, hakkında yaygara kopardığınız şeyi daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter! O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”

(Ahkaf 8)

Ömer Nasuhi Bilmen Meali:

Yoksa, «İftira etti,» mi diyorlar? De ki: «Eğer onu ben iftira ettim ise benim için Allah'tan hiçbir şeye mâlik olamazsınız. O sizin neye daldığınızı pek iyi bilendir. O benimle sizin aranızda şâhit olmaya kafidir. Ve O gafûrdur, rahîmdir.»

(Ahkaf 8)

Ömer Öngüt Meali:

Yoksa: "Onu kendiliğinden uydurdu!" mu diyorlar? De ki: "Eğer onu ben uydurdumsa, Allah tarafından bana gelecek hiçbir şeyi benden savamazsınız. O, sizin yaptığınız taşkınlıkları çok iyi bilir. Benimle sizin aranızda şâhit olarak O yeter. O çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

(Ahkaf 8)

Ömer Sevinçgül Meali:

Yoksa, “Bunları o uydurdu” mu diyorlar! “Eğer onu ben uydurmuş olsaydım, Allah’a karşı bana hiçbir faydanız dokunmazdı. Yaptığınız çirkin işleri o daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda tanık olarak o yeter. O, günahları bağışlayandır, merhamet edendir” de.

(Ahkaf 8)

Sadık Türkmen Meali:

Yoksa; “onu uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah’tan bana cezayı (savmaya/durdurmaya) gücünüz yetmez. Sizin onun hakkında yaptığınız taşkınlıkları, O çok daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. Ve O; çok bağışlayan, çok esirgeyendir.”

(Ahkaf 8)

Seyyid Kutub Meali:

veya «Onu Muhammed uydurdu» derler. De ki: «Eğer ben onu uydurduysam, beni Allah'a karşı hiçbir şekilde savunamazsınız. O Kur'an için yaptıklarınız taşkınlıkları daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahid olarak Allah yeter. O, bağışlayandır, merhamet edendir.»

(Ahkaf 8)

Suat Yıldırım Meali:

Yoksa, "Kur'an'ı kendisi uydurdu!" mu diyorlar? De ki: "Eğer ben uydurduysam zaten Allah, çok geçmeden cezamı verir. Siz bana yardım etmek isteseniz bile Allah'ın azabından beni kurtaramazsınız. (Ben cezamı çekmeye hazırım. Siz rahat olun). Demek ki sizin bu kabil laflarınız boş sözlerden, içine daldığınız yaygaradan ibarettir. Allah da bunu pek iyi bilmektedir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O, kafidir. O gafurdur, rahimdir (affı, merhamet ve ihsanı pek boldur).

(Ahkaf 8)

Süleyman Ateş Meali:

Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah'tan gelecek cezaya karşı sizin bana hiçbir yararınız olmaz. O, sizin yaptığınız taşkınlığı daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda O'nun şahid olması yeter. O, bağışlayan, esirgeyendir.

(Ahkaf 8)

Süleymaniye Vakfı Meali:

Yoksa "Onu kendisi uydurup Allah'a mal etti" mi diyorlar? De ki "Uydurup Allah'a mal ettiysem beni hiç bir şekilde onun elinden kurtaramazsınız. Allah yaptığınız dedikoduları çok iyi bilir. Sizinle benim aramda Allah'ın şahitliği yeter. O çok bağışlar, ikramı boldur."

(Ahkaf 8)

Şeref Aziz Taha ve Kemal Çelik Meali:

"Onu kendisi uydurdu" diyorlar. De ki: "Eğer onu ben uydursaydım, Allah'a karşı bana hiçbir faydanız olmazdı. O, Kur'an'a attığınız iftiraları çok iyi bilmektedir. Aramızda şahit olarak Allah yeter. O çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir."

(Ahkaf 8)

Şaban Piriş Meali:

Veya: -Onu uydurmuş! diyorlar. De ki: -Eğer onu uydurmuşsam, beni Allah'tan (kurtaracak) hiçbir şeye sahip değilsiniz. O, sizin onun hakkında yaptığınız taşkınlığı daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak o yeter. O, çok bağışlayıcı ve merhametlidir.

(Ahkaf 8)

Talat Koçyiğit Meali:

Yahut "Muhammed onu uydurdu" diyorlar. (Ey Muhammed! Onlara) de ki: "Eğer onu ben uydurmuşsam, beni Allah'ın cezasından kurtaracak hiçbir şeye sahip değilsiniz. O, Kur'ân hakkında yaptığınız iftiraları daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şâhid olarak Allah yeter. O, çok bağışlayıcıdır; çok merhametlidir".

(Ahkaf 8)

Tefhimul Kuran Meali:

Yoksa: «Kendisi onu uydurdu» mu diyorlar? De ki: «Eğer onu ben uydurdumsa, bu durumda siz, Allah'tan bana (gelecek) olan hiçbir şeye (karşı) malik olamazsınız. Sizin kendisi (Kur'an) hakkında, ne taşkınlıklar yapmakta olduğunuzu O daha iyi bilendir. Benimle sizin aranızda şahid olarak O yeter. O, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.»

(Ahkaf 8)

Ümit Şimşek Meali:

Veya “Onu kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: Onu ben uydurmuşsam, sizin gücünüz beni Allah'ın azabından kurtarmaya yetmez. İçine daldığınız şeyi O pek iyi biliyor; sizinle benim aramızda şahit olarak O yeter. Aynı zamanda da O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.

(Ahkaf 8)

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Yahut da şöyle diyorlar: "Uyduruyor onu!" De ki: "Eğer uydursaydım onu, hiçbir şeye sahip olamazdınız Allah'tan kurtarmak için beni. İçine gömüldüğünüz yaygarayı en iyi bilen O'dur. Benimle sizin aranızda tanık olarak O yeter. Çok affedici, çok merhametlidir O."

(Ahkaf 8)

Rashad Khalifa Meali:

When they say, "He fabricated this," say, "If I fabricated this, then you cannot protect me from GOD. He is fully aware of everything you scheme. He suffices as a witness between me and you. He is the Forgiver, Most Merciful."

(Ahkaf 8)