29. Ankebut Suresi / 60.ayet

Nice canlılar vardır ki, rızkını sırtında taşıyamaz, onların da sizin de rızkınızı verecek olan Allah’tır. Zira O’dur yarattıklarının isteklerini duyan ve onların her halini bilen.

Bknz: (11/6)(34/39)

Mustafa Çavdar Meali

Ankebut 60 ayeti için diğer mealler.

Abdülbaki Gölpınarlı Meali:

Ve nice mahluk vardır ki rızıklarını kendileri bulup götürmezler; onları da Allah rızıklandırır; sizi de ve odur duyan, bilen.

(Ankebut 60)

Abdullah-Ahmet Akgün Meali:

(Görmüyor musunuz?) Kendi rızkını taşımaktan (ve toplamaktan aciz) nice canlı vardır ki, onu ve sizi Allah rızıklandırıp beslemektedir. O, İşitendir, Bilendir.

(Ankebut 60)

Abdullah Parlıyan Meali:

Nice canlılar vardır ki, rızkını biriktirip yanında taşımıyor. Çünkü sizin de, onların da rızkını Allah veriyor. O'dur herşeyi bilen ve işiten.

(Ankebut 60)

Adem Uğur Meali:

Nice canlı var ki, rızkını (yanında) taşımıyor. Onlara da size de rızık veren Allah'tır. O, her şeyi işitir ve bilir.

(Ankebut 60)

Ahmet Hulusi Meali:

Nice canlı var ki, yaşam gıdasını yüklenip taşımıyor... Onların da sizin de yaşam gıdanızı Allah veriyor... "HU"; Semi'dir, Aliym'dir.

(Ankebut 60)

Ahmet Tekin Meali:

Rızkını, yiyeceğini depolamayan, yanında taşımayan nice canlı var. Onların da, sizin de rızkınızı Allah veriyor. Hakkıyla işiten, hakkıyla bilen O'dur.

(Ankebut 60)

Ahmet Varol Meali

Nice canlı vardır ki rızkını taşımaz. Onu da sizi de Allah rızıklandırmaktadır. O duyandır, bilendir.

(Ankebut 60)

Ali Bulaç Meali:

Kendi rızkını taşıyamayan nice canlı vardır ki onu ve sizi Allah rızıklandırır. O, işitendir, bilendir.

(Ankebut 60)

Ali Fikri Yavuz Meali:

Ne kadar canlı hayvanlar vardır ki, (za'fiyetlerinden dolayı) rızkını taşıyamıyor, toplayamıyor; Allah onlara da rızık veriyor, (hicret ettiğiniz takdirde rızık darlığı çekmekten korkan) size de... O, Semî'dir= (bize kim rızık verecek, sözünüzü) kemaliyle işiticidir, Alîm'dir= (rızıklarınızın nereden olacağını) tamamiyle bilendir.

(Ankebut 60)

Ali Rıza Sefa Meali:

Kendi geçimliğini taşıyamayan nice yaratıklar vardır. Allah, hem onları geçindirir hem de sizi. Çünkü O, Duyandır; Bilendir.[333]

333)Kendi geçimliğini sağlayamayan nice yaratıkların, Allah tarafından geçindirilmesi, İncil, Matta 6:25-34 ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "Size, şunu söylüyorum: ‘Ne yiyip ne içeceğiz?' diye canınız için; ‘Ne giyeceğiz?' diye bedeniniz için kaygılanmayın. Can yiyecekten, beden de giyecekten daha önemli değil mi? Gökte uçan kuşlara bakın; ne ekerler ne biçerler ne de ambarlarda yiyecek biriktirirler. Göksel Babanız, yine de onları doyurur. Siz, onlardan çok daha değerli değil misiniz? Kaygılanarak, hangi biriniz, ömrünü biraz daha uzatabilir? Giyecek konusunda, neden kaygılanıyorsunuz? Kır zambaklarının nasıl büyüdüğüne bakın; ne çalışırlar ne de iplik eğirirler, ama Süleyman bile, tüm görkemine karşın, bunlardan biri gibi giyinmiş değildi. Bugün var olup, yarın ocağa atılacak olan kır otunu böyle giydiren Tanrı'nın, sizi de giydireceği, çok daha kesin değil mi; ey kıt imanlılar? Öyleyse ‘Ne yiyeceğiz?' veya ‘Ne içeceğiz?' ya da ‘Ne giyeceğiz?' diyerek kaygılanmayın. Uluslar, hep bu şeylerin ardından giderler. Oysa Göksel Babanız, tüm bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir. Siz, öncelikle, O'nun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin. O zaman, tüm bunlar size verilecektir. Öyleyse yarın için kaygılanmayın. Yarının kaygısı, yarının olsun; her günün derdi, kendine yeter."

(Ankebut 60)

Ali Ünal Meali:

Ne kadar çok canlı vardır ki, hayatları için gerekli rızkı ne depo edebilmekte ne de yanlarında taşıyabilmektedir. Onların rızkını Allah verdiği gibi, elbette sizi rızıklandıran da O’dur; (dolayısıyla rızık korkusuyla gerektiğinde hicretten geri durmayın). Çünkü Allah, her şeyi hakkıyla duyandır, hakkıyla bilendir, (sizin ihtiyaçlarınızı da hem duyar, hem bilir).

(Ankebut 60)

Bahaeddin Sağlam Meali:

Rızkını taşıyamayan nice canlılar vardır. Size de onlara da rızık veren Allah’tır. O, (her isteği) işiten, (her ihtiyacı) bilendir.

(Ankebut 60)

Bayraktar Bayraklı Meali:

Besinlerini temin edemeyen nice canlılar vardır. Onları da sizi de besleyen Allah'tır. O, her şeyi duyar,her şeyi bilir.

(Ankebut 60)

Bekir Sadak Meali:

Nice canlilar vardir ki, riziklarini kendileri elde edemezler. Sizin de onlarin da rizkini Allah verir. O, isitir ve bilir.

(Ankebut 60)

Besim Atalay Meali:

Nice canlı vardır ki, azıkların taşımazlar, Allah hem onlara, hem de size azık verir; o işitir, o bilir

(Ankebut 60)

Celal Yıldırım Meali:

Hayvanlardan nicesi var ki, kendi rızıklarını (sağlayıp) taşıyamazlar. Allah onlara da rızık veriyor, size de. O, işiten ve bilendir.

(Ankebut 60)

Cemal Külünkoğlu Meali:

Nice canlılar vardır ki, rızıklarını sağlamaya güçleri yetmez. Onların ve sizin rızkınızı Allah sağlar. O, (her şeyi) hakkıyla işiten, (her şeyi) hakkıyla bilendir.

(Ankebut 60)

Diyanet İşleri Eski Meali:

Nice canlılar vardır ki, rızıklarını kendileri elde edemezler. Sizin de onların da rızkını Allah verir. O, işitir ve bilir.

(Ankebut 60)

Diyanet İşleri Yeni Meali:

Nice canlılar vardır ki, rızıklarını taşımazlar (yiyecek biriktirmezler). Onları da sizi de Allah rızıklandırır. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

(Ankebut 60)

Diyanet Vakfı Meali:

Nice canlı var ki, rızkını (yanında) taşımıyor. Onlara da size de rızık veren Allah'tır. O, her şeyi işitir ve bilir.  *

(Ankebut 60)

Edip Yüksel Meali:

Besinlerini taşıyamıyan nice yaratıklar vardır ki onları da sizi de ALLAH besler

(Ankebut 60)

Elmalılı Orjinal Meali:

Öyleya nice hayvanlar var rızkını taşıyamaz, Allah onlara da rızk veriyor size de, o öyle semi' öyle alim

(Ankebut 60)

Elmalılı Yeni Meali:

Nice hayvanlar var ki, rızkını (yanında) taşıyamaz; Allah onlara da rızık veriyor, size de! O herşeyi işitendir, bilendir.

(Ankebut 60)

Erhan Aktaş Meali:

Rızıklarını temin edemeyen[1] nice dabbe[2] vardır. Onlara da, size de Allah rızık verir. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

1)Kendi başına yiyeceğini elde edemeyen, yiyecek biriktiremeyen.
2)Dabbe, hareket eden, canlı demektir. Genellikle sürüngenler için kullanılır. Kur'an'da tüm canlılar için de kullanılmaktadır.

(Ankebut 60)

Gültekin Onan Meali:

Kendi rızkını taşıyamayan nice canlı vardır ki onu ve sizi Tanrı rızıklandırır. O, işitendir, bilendir.

(Ankebut 60)

Hakkı Yılmaz Meali:

Kendi rızkını taşıyamayan nice küçük-büyük canlı da vardır ki onları da, sizi de Allah rızıklandırır. Ve O, en iyi işitendir, en iyi bilendir.

(Ankebut 60)

Halis Bayancuk (Ebu Hanzala) Meali: /

Nice canlı vardır ki, kendi rızkını taşıyamaz. Onları da sizi de Allah rızıklandırır. O, (işiten ve dualara icabet eden) Es-Semi’, (her şeyi bilen) El-Alîm’dir.

(Ankebut 60)

Harun Yıldırım Meali:

Nice canlı var ki, rızkını taşımıyor. Onlara da size de rızık veren Allah'tır. O, her şeyi işitir ve bilir.

(Ankebut 60)

Hasan Basri Çantay:

Nice canlı mahluk vardır ki rızkını kendisi taşımıyor. Onu da, sizi de Allah rızıklandırıyor. O, hakkıyle işiden, kemaliyle bilendir.

(Ankebut 60)

Hayrat Neşriyat Meali:

(Yeryüzünde) hareketli olan nice canlı da vardır ki rızkını taşıyamaz (kendi te'mîn edemez). Onlara da size de Allah rızık verir.(2) Çünki O, Semî' (rızık isteyen her canlıyı işiten)dir, Alîm (herbirinin ihtiyâcını bilen)dir.*

(Ankebut 60)

Hubeyb Öndeş Meali: /

Kımıldananlardan öyleleri vardır ki, kendi rızkını taşımaz; Allah devamlı işiten, devamlı bilen olarak onları ve sizi rızıklandırır.

(Ankebut 60)

Hüseyin Atay Meali:

Nice canlılar vardır ki, rızıklarını kendileri elde edemezler. Sizin de onların da rızkını Allah verir. O, işitir ve bilir.

(Ankebut 60)

İbni Kesir Meali:

Nice canlı vardır ki; rızkını kendi taşımaz. Sizin de, onların da rızkını Allah verir. Ve O; Semi'dir, Alim'dir.

(Ankebut 60)

İlyas Yorulmaz Meali:

Nice canlılar var ki, onlar kendi rızıklarını yüklenemezler. O canlılara ve size, Allah rızık veriyor. O her şeyi işiten ve her şeyi bilendir.

(Ankebut 60)

İskender Ali Mihr Meali:

Ve hayvanlardan niceleri vardır ki kendi rızkını taşımaz. Allah, onları rızıklandırır ve sizi de. Ve O; en iyi işitendir, en iyi bilendir.

(Ankebut 60)

İsmail Hakkı Baltacıoğlu Meali:

Nice canlılar vardır ki azıklarını elleri altında bulunduramazlar. Ancak onlara da, size de azığınızı veren Allah'tır. Allah işiticidir, bilicidir.

(Ankebut 60)

Kadri Çelik Meali:

Kendi rızkını taşıyamayan (stoklamayan) nice canlı vardır; ona da size de Allah rızık vermektedir. O, işitendir, bilendir.

(Ankebut 60)

Mahmut Kısa Meali:

Ey insanlar! Güvenilmeye lâyık tek varlığın Allah olduğunu daha iyi anlamak için, O’nun yarattığı doğal hayata bir göz atın: Nice canlılar vardır ki, kendi yiyeceklerini taşımaya bile güçleri yetmez fakat Allah,yiyecek, içecek, barınak ve benzeri her türlü ihtiyaçlarını karşılayarak onları ne güzel besliyor; işte sizin rızkınızı veren de O’ndan başkası değildir. Unutmayın ki O, her şeyi işiten, her şeyi bilendir. Aslında bunu, Allah’a kulluğu reddeden zâlimler de pekâlâ bilirler. Nitekim:

(Ankebut 60)

Mehmet Ali Eroğlu Meali:

Kendi rızkını taşıyamayan nice canlı vardır ki Allah onu rızıklandırır. O işitendir, bilendir.

(Ankebut 60)

Mehmet Türk Meali:

Kendi rızkını bile taşıyamayan nice canlılara da size de rızkı, Allah veriyor. Çünkü O, herkesi işiten, her şeyi hakkıyla bilendir.1*

(Ankebut 60)

Muhammed Celal Şems Meali:

(Dünyada,) rızkını (insanlar gibi) yanında taşımayan nice hayvan vardır. Onlara (da,) size (de) rızık veren, ancak Allah’tır. O, (duaları) çok işiten ve daimi bilgiye sahip olandır.

(Ankebut 60)

Muhammed Esed Meali:

Nice canlı var ki hiçbir geçim endişesi taşımaz, (ama) sizinki(ni sağladığı) gibi onların rızkını da Allah sağlar; çünkü yalnız O'dur her şeyi bilen, her şeyi duyan.

(Ankebut 60)

Mustafa Cemil Kılıç Meali:

Yaşamlığını yanında taşıyamayan nice canlılar vardır ki, onlara da, size de Allah yaşamlık verir. O her şeyi işiten, her şeyi bilendir.

(Ankebut 60)

Mustafa Çavdar Meali:

Nice canlılar vardır ki, rızkını sırtında taşıyamaz, onların da sizin de rızkınızı verecek olan Allah’tır. Zira O’dur yarattıklarının isteklerini duyan ve onların her halini bilen.

Bknz: (11/6) - (34/39)

(Ankebut 60)

Mustafa Çevik Meali:

60-63 Ey mü’minler! Yoksa siz geçim endişesiyle mi hicret etmekten çekiniyorsunuz? Hâlbuki yarattığımız nice canlılar, rızıklarını sırtlarında taşımaz ve hiç de rızık endişesi duymazlar. Onların da sizin de rızkınızı veren, verecek olan da Biziz. Allah sizin endişelerinizi, neler düşünüp hissettiklerinizi en iyi bilendir. O, âlimdir, her şeyden haberdar olan ve her şeye güç yetirendir. Ey Peygamber! Müşriklere: “Yeri ve göğü yaratan, güneşi ve ayı da istifadenize sunan kimdir?” diye sorsan, “Elbette ki Allah’tır.” diyecekler. O halde nasıl oluyor da hakikatten yüz çeviriyorlar? Allah, imtihan edip gerçek yüzlerini ortaya çıkarmak için kimisine bol, kimisine de hayatını idame ettirecek kadar sınırlı rızık verir. Allah her şeyin tek doğrusunu ve kime neyi, ne kadar vereceğini bilendir. Onlara dönüp de “Gökten yağmuru yağdırıp, ölü toprağa hayat verip canlandıran kimdir?” diye sorsan, “Elbette ki Allah’tır.” derler. O halde Allah’a güvenip de, şükretmeniz gerekmez mi? Fakat insanların çoğu akıllarını doğru kullanmazlar.

(Ankebut 60)

Mustafa İslamoğlu Meali:

Nice canlılar vardır ki, rızkının sorumluluğunu yüklenmez; onların rızkını da sizinkini de yalnızca Allah verir: Zira her şeyi işiten ve bilen sadece O'dur.

(Ankebut 60)

Osman Okur Meali:

Nice canlılar vardır ki, rızıklarını kendileri elde edemezler. Sizin de onların da rızkını Allah verir. O, işitir ve bilir.

(Ankebut 60)

Ömer Nasuhi Bilmen Meali:

Ve (yeryüzünde) yürüyen nice hayvanlar vardır ki, rızkını yüklenmiş olmaz. Onları da sizleri de Allah Teâlâ merzûk eder. Ve o, bihakkın işiticidir, bilicidir.

(Ankebut 60)

Ömer Öngüt Meali:

Nice canlılar vardır ki, rızıklarını elde edemezler. Sizin de onların da rızkınızı Allah veriyor. O işitendir, bilendir.

(Ankebut 60)

Ömer Sevinçgül Meali:

Kendi rızkını kazanamayan nice canlılar var. Sizin de, onların da rızkını Allah verir. O, işitendir, bilendir.

(Ankebut 60)

Sadık Türkmen Meali:

Nice canlı vardır ki, kendi rızkını taşıyamaz. Allah onları da rızıklandırır sizi de!.. O işitendir, bilendir.

(Ankebut 60)

Seyyid Kutub Meali:

Nice hayvanlar var ki, rızıklarını sağlamaya güçleri yetmez. Onların ve sizin rızkınızı Allah sağlar. O her şeyi işitir, her şeyi bilir.

(Ankebut 60)

Suat Yıldırım Meali:

Nice canlı mahluk var ki rızıklarını kendileri taşıyamazlar. Ama sizi de, bütün onları da rızıklandıran Allah'tır. O her şeyi hakkıyla işitir ve bilir.

(Ankebut 60)

Süleyman Ateş Meali:

Nice canlı var ki rızkını taşıyamaz, onları da sizi de Allah besler. O, işitendir, bilendir.

(Ankebut 60)

Süleymaniye Vakfı Meali:

Nice hareketli canlılar vardır ki rızıklarını biriktirmezler. Onlara da, size de rızık veren Allah'tır; o işitir ve bilir.

(Ankebut 60)

Şeref Aziz Taha ve Kemal Çelik Meali:

Sizi de, geçimini sağlamaya gücü yetmeyen nice canlıyı da Allah rızıklandırmaktadır. Çünkü O, her şeyi duyar ve bilir.

(Ankebut 60)

Şaban Piriş Meali:

Nice canlılar var ki, rızıklarını kendileri elde edemezler. Allah, onları da rızıklandırır, sizi de. İşiten ve bilen O'dur.

(Ankebut 60)

Talat Koçyiğit Meali:

Nice canlılar vardır ki, rızıklarını kendileri temin edemezler de, Allah, onları da sizi de rızıklandırır. O, hakkıyla işitendir; hakkıyla bilendir.

(Ankebut 60)

Tefhimul Kuran Meali:

Kendi rızkını taşıyamayan nice canlı vardır ki, onu da, sizi de Allah rızıklandırmaktadır. O, işitendir, bilendir.

(Ankebut 60)

Ümit Şimşek Meali:

Rızkını üstlenemeyen nice canlılar vardır ki, onları da, sizi de Allah rızıklandırır. O herşeyi işiten, herşeyi bilendir.

(Ankebut 60)

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Nice hayvanlar var, kendi rızkını taşıyamaz. Allah onları da rızıklandırıyor, sizi de. Semi'dir O, Alim'dir.

(Ankebut 60)

Rashad Khalifa Meali:

Many a creature that does not carry its provision, GOD provides for it, as well as for you. He is the Hearer, the Omniscient.

(Ankebut 60)