72. Cin Suresi / 1.ayet

De ki: -Bana, cinlerden bir topluluğun Kuran’ı dinleyip kendi toplumlarına giderek şöyle dedikleri vahyedildi:

Bknz: (46/29)»(46/32)

Mustafa Çavdar Meali

Cin 1 ayeti için diğer mealler.

Abdülbaki Gölpınarlı Meali:

De ki: Bana vahyedildi bu gerçekten de; cinlerin bir topluluğu, beni dinlediler de şüphe yok ki dediler, biz, şaşılacak bir Kur'an duyduk.*

(Cin 1)

Abdullah-Ahmet Akgün Meali:

(Ey Resulüm!) De ki: Gerçekten Cinnlerden bir grubun (gelip Benden) işiterek şöyle dedikleri Bana vahyolundu: “Doğrusu biz, (büyük) hayranlık uyandıran bir Kur'an dinledik”.

(Cin 1)

Abdullah Parlıyan Meali:

De ki: Cinlerden bir topluluğun gelip Kur'ân dinledikleri ve sonra da: “Biz ne güzel bir Kur'ân dinledik” dedikleri bana vahiy yoluyla bildirildi.

(Cin 1)

Adem Uğur Meali:

(Resûlüm!) De ki: Cinlerden bir topluluğun (benim okuduğum Kur'an'ı) dinleyip de şöyle söyledikleri bana vahyolunmuştur: Gerçekten biz, hârikulâde güzel bir Kur'an dinledik.

(Cin 1)

Ahmet Hulusi Meali:

De ki: "Bana vahyolunana göre; Cin'den bir topluluk (Kur'an) dinleyip de: 'Muhakkak ki biz, hayrete düşüren bir Kur'an işittik!' demişler. "

(Cin 1)

Ahmet Tekin Meali:

“Bana, cinlerden kalabalık bir ekibin Kur'ân'ı dinlediği, herkesi hayretler içinde bırakan, bütün ilâhî kitaplardaki dinî-ilmî esasları içeren, okunan bir kitap, Kur'ân dinledik, dedikleri vahyedildi.” de.

(Cin 1)

Ahmet Varol Meali

De ki: "Bana vahyedildiğine göre cinlerden bir grup (Kur'an'ı) dinledi ve şöyle dediler: "Doğrusu biz hayret verici bir Kur'an dinledik.*

(Cin 1)

Ali Bulaç Meali:

De ki: "Bana gerçekten şu vahyolundu: Cinlerden bir grup dinleyip de şöyle demişler: -Doğrusu biz, (büyük) hayranlık uyandıran bir Kur'an dinledik"

(Cin 1)

Ali Fikri Yavuz Meali:

(Ey Rasûlüm, Mekke kâfirlerine) de ki: “-Bana, şu gerçek vahy olundu: Bir takım cinler (sabah namazında Kur'an okuduğumu) işittiler de (kavimlerine döndükleri zaman) dediler ki, biz çok hoş bir Kur'an dinledik;

(Cin 1)

Ali Rıza Sefa Meali:

De ki: "Cinlerden bir topluluğun dinledikleri; sonra, şöyle dedikleri bana bildirildi: ‘Hayranlık veren Kur'an'ı dinledik!' "

(Cin 1)

Ali Ünal Meali:

(Rasûlüm,) de: “Bana vahiyle bildirildi ki, cinlerden bir grup beni (Kur’ân okurken) dinleyip, sonra da (kavimlerine dönerek), ‘Biz’, dediler, ‘harikulâde bir Kur’ân dinledik;

(Cin 1)

Bahaeddin Sağlam Meali:

De ki: Bana bildirildi ki (gösterildi ki)(*) bir grup cin, (Kur’anı) dinlediler. “Biz harikulade bir Kur’an işittik.” dediler.(**)*

(Cin 1)

Bayraktar Bayraklı Meali:

- De ki: Cinlerden bir grubun, Kur'an'ı dinleyip toplumlarına şöyle dedikleri bana vahyolundu: "Biz, doğru yola ileten eşsiz bir Kur'an dinledik. Bu yüzden ona inandık. Artık Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız."

(Cin 1)

Bekir Sadak Meali:

(1-2) De ki: «Cinlerden bir toplulugun Kuran'i dinledigi bana vahyolundu; onlar soyle demislerdir.» «Dogrusu biz, dogru yola goturen, hayrete dusuren bir Kuran dinledik de ona inandik; biz, Rabbimize hicbir seyi ortak kosmayacagiz.»

(Cin 1)

Besim Atalay Meali:

1,2. Diyesin ki: «Bana vahiy olundu, cinlerden bir bölük, kulak tutarak dediler ki: «Doğru yola götüren, ne güzel bir Kur'anı dinledik bizler, biz ona inanmışız, kimseyi, Tanrımıza hiç de eş tutamayız

(Cin 1)

Celal Yıldırım Meali:

De ki: Cinlerden birkaç tanesinin (gelip Kur'ân) dinledikleri ve sonra da : «Biz, hayranlık uyandıran bir Kur'ân dinledik» dedikleri, bana vahiy yoluyla bildirildi.

(Cin 1)

Cemal Külünkoğlu Meali:

1,2. (Ey Resulüm!) De ki: “Cinlerden bir topluluğun (Kur'an'ı) dinleyip şöyle dedikleri bana vahyedildi: ‘Şüphesiz biz doğru yola ileten hayranlık verici bir Kur'an dinledik de ona inandık. Artık, Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız.'”

(Cin 1)

Diyanet İşleri Eski Meali:

1,2. De ki: "Cinlerden bir topluluğun Kuran'ı dinlediği bana vahyolundu; onlar şöyle demişlerdir;" "Doğrusu biz, doğru yola götüren, hayrete düşüren bir Kuran dinledik de ona inandık; biz, Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız."

(Cin 1)

Diyanet İşleri Yeni Meali:

(1-2) (Ey Muhammed!) De ki: "Bana cinlerden bir topluluğun (Kur'an'ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: "Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur'an dinledik de ona inandık. Artık, Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız."

(Cin 1)

Diyanet Vakfı Meali:

1, 2. (Resûlüm!) De ki: Cinlerden bir topluluğun (benim okuduğum Kur'an'ı) dinleyip de şöyle söyledikleri bana vahyolunmuştur: Gerçekten biz, doğru yola ileten hârikulâde güzel bir Kur'an dinledik de ona iman ettik. (Artık) kimseyi Rabbimize asla ortak koşmayacağız.  *

(Cin 1)

Edip Yüksel Meali:

De ki, 'Bana vahyedildiğine göre, cinlerden bir grup dinlediler ve şöyle dediler:' 'Biz ilginç bir Kuran işittik.'

(Cin 1)

Elmalılı Orjinal Meali:

De ki: Vahy olundu bana hakıkat bir takım cinnin dinleyip de şöyle dedikleri: inan olsun biz acaib bir Kur'an dinledik.

(Cin 1)

Elmalılı Yeni Meali:

De ki: "Cinlerden bir grubun (Kur'an'ı) dinleyip de şöyle dedikleri bana vahyolundu: "İnan olsun biz acaip bir Kuran dinledik.

(Cin 1)

Erhan Aktaş Meali:

De ki: "Bana, cinlerden[1] bir topluluğun dinledikten sonra gidip; biz gerçekten hayranlık uyandıran bir kur'an[2] dinledik, dedikleri, vahy vahyedildi."

1)Yabancılardan. Cinn sözcüğünün kökü mastar olarak, "örtmek, görünmez hale getirmek" demektir. Cinnet, mecnun, cennet, cenin sözcükleri bu köktendir. Aklın örtülmesine cinnet; ağaçlarla, yeşilliklerle örtülmüş toprak parçasına cennet; rahmin örttüğüne cenin; akıl hastası olana(aklı örtülmüş olduğu için) mecnun denmesi, bunların örtünerek görünmez hale gelmiş olmalarındandır. Kur'an, cinn kavramını daha çok bilinmeyen, tanınmayan yani yabancı olan, yabancı yerlerden olan kimseler ve toplumlar için kullanmaktadır. (46/Ahkaf, 29) Kur'an'ın; Cahiliye'nin cinn algısı bağlamında, cinn kavramını kullanmış olmasının, cinler hakkında ontolojik bilgi olarak görülmesi önemli bir yanılgıdır. Kur'an, Cahiliye'nin cinn algısını sapkınlık olarak nitelemekte ve Cahiliye'nin cinlere atfettikleri nitelikleri reddetmektedir. Kur'an'a göre; cinlerin, üstün varlıklar ve üstün güçlere sahip olduğu inancı cahili bir inançtır. Müşriklerin; Nebimize kahin, şair, mecnun lakabı takmaları, onların cinn inançlarının bir sonucudur.
2)Hitap, söylev, kelam.

(Cin 1)

Gültekin Onan Meali:

De ki: "Bana gerçekten şu vahyolundu: Cinlerden bir grup dinleyip de şöyle demişler: "Doğrusu biz, (büyük) hayranlık uyandıran bir Kuran dinledik."

(Cin 1)

Hakkı Yılmaz Meali:

1-2 De ki: Bana vahyedildi ki, şüphesiz yabancılardan bir grup Kur’ân dinleyip de: “Şüphesiz biz, rüşde kılavuzluk eden hayret verici bir Kur’ân dinledik. Bundan dolayı, biz ona iman ettik ve Rabbimize hiçbir şeyi asla ortak koşmayacağız.

(Cin 1)

Harun Yıldırım Meali:

De ki: “Bana vahyolundu ki: Cinlerden bir topluluk beni dinlediler ve dediler ki: ‘Gerçekten biz hayranlık uyandıran bir okuma dinledik.”

(Cin 1)

Hasan Basri Çantay:

(Habibim) de ki: "Bana şu hakıykat (ler) vahy olunmuşdur: Cin den bir zümre (benim Kur'an okuyuşumu) dinlemiş de (şöyle) söylemişler: — Biz, hakıyki hayranlık veren bir Kur'an dinledik.

(Cin 1)

Hayrat Neşriyat Meali:

(Ey Resûlüm!) De ki: “Bana vahyolundu, şu şübhesiz ki, cin'lerden bir topluluk (ben Kur'ân okurken) dinlemiş de: 'Doğrusu biz, hârikulâde güzel bir Kur'ân dinledik!' demişler.”(1)*

(Cin 1)

Hubeyb Öndeş Meali: /

(1-2) "Bana, cinlerden bir bölüğün kulak verip 'Gerçekten biz, olgunluğa (doğruya) doğru yol gösteren hoş bir kur'an işittik. Ardından, ona inandık. RAB'bimize hiçbir kimseyi asla şirk [ortak] koşmayacağız.' dedikleri vahiy edildi." de.

(Cin 1)

İbni Kesir Meali:

De ki: Bana vahyolundu ki; cinnlerden bir topluluk onu dinlemiş ve; doğrusu biz, hayrete düşüren bir Kur'an dinledik, demişlerdir.

(Cin 1)

İlyas Yorulmaz Meali:

Deki “Yabancı (üç ila on kişi) bir topluluğun (Kur'an'ı) dinlediği bana vahiyle bildirildi.” Dinledikten sonra “Bizi şaşkınlık içinde bırakan bir okumayı dinledik.”

(Cin 1)

İskender Ali Mihr Meali:

De ki: “Cinlerden bir topluluğun (Kur’ân) dinlediği, sonra: “Biz gerçekten harika, güzel bir Kur’ân işittik.” dedikleri bana vahyedildi.”

(Cin 1)

İsmail Hakkı Baltacıoğlu Meali:

De ki: «Benim gönlüme bildirildi, işte cinlerin bir kısmı beni dinlemişler, demişler ki: «Biz olağanüstü Kur'an'ı dinledik.

(Cin 1)

Kadri Çelik Meali:

De ki: “Şüphesiz bana, cinlerden bir grubun (Kur'an) dinleyip de “Doğrusu biz, hayrete düşüren bir Kur'an dinledik” dedikleri vahyedildi.”*

(Cin 1)

Mahmut Kısa Meali:

Ey Muhammed! Tüm insanlara ve cinlere seslenerek de ki: “Bana Allah tarafından vahyedildi ki, cinlerden bir grup bir gece benim okuduğum ayetleri gizlice dinlediler ve kavimlerine dönüp onlara şöyle dediler: “Bakın arkadaşlar! Biz, kendisine kulak veren herkesi doğruya ve güzeleileten hârika bir Kur’an dinledik!”*

(Cin 1)

Mehmet Ali Eroğlu Meali:

Cin cemaatinden bir grubun dediklerinin vahyolduğunu söyle. İşte onlar dedi; "Biz kur'anı dinledik, harikulade güzel" diye.

(Cin 1)

Mehmet Türk Meali:

1,2. (Ey Muhammed!): “Gerçekten bana, cinlerden1 bir grubun2 beni dinleyip de: ‘Doğrusu biz benzeri görülmedik güzellikte ve en doğru yola ileten bir Kur’an dinledik ve biz ona îman ettik. (Artık) Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız.’ dedikleri, vahyolundu.” de.*

(Cin 1)

Muhammed Celal Şems Meali:

(Ey Peygamber,) de ki: “Cinlerden bir topluluğun (Kur’an) dinledikleri bana vahiy olundu.” Onlar (kavimlerine geri gittiklerinde) dediler ki: “Şüphesiz Biz, hayran bırakan Kur’an’ı dinledik.”
(Bknz. 6:100. Bu ayet-i kerimede bahsedilen cinlerden, yerleşim dışından gelen bazı Yahudi topluluklara işaret edilmiştir. Onlar, Kur’an-ı Kerim’i dinlediler ve kavimlerine döndüklerinde onlara da bu olaydan bahsettiler. Daha önce Ahkâf sûresinde bahsedilen Yahudi delegeden farklı olarak, bu ve daha sonraki ayetlerde bahsedilen delege, büyük bir ihtimalle Afganistan’da yaşayan İsrâiloğulları’nın ileri gelenlerinden oluşmaktaydı. Ayrıca bkz. dipnot 46:29.

(Cin 1)

Muhammed Esed Meali:

De ki: "Tanınmayan/bilinmeyen varlıklardan bir kısmının (bu ilahi kelama) kulak verdikleri ve sonra (arkadaşlarına şöyle) söyledikleri bana vahyedildi: 'Biz olağanüstü güzellikte bir hitabe dinledik,

(Cin 1)

Mustafa Çavdar Meali:

De ki: -Bana, cinlerden bir topluluğun Kuran’ı dinleyip kendi toplumlarına giderek şöyle dedikleri vahyedildi:

Bknz: (46/29)»(46/32)

(Cin 1)

Mustafa Çevik Meali:

1-14 Ey Peygamber! De ki: Tanıyıp bilmediğimiz bir kısım kimselerin okunmakta olunan Kur’an’ı dinledikten sonra kendi toplumlarına gidip şöyle dedikleri bana vahyolundu. “Biz insanı doğruya, yaratılışının amacına davet eden olağanüstü güzellikte harikulade, bir Kur’an dinledik ve duyduklarımıza da iman ettik. Bundan böyle asla Rabbimize ortak koşmayacak ve O’ndan başkasını da ilah edinmeyeceğiz. İçimizdeki şeytan yandaşlarının uydurduğu gibi Rabbimiz ne bir eş ne de bir evlat edinmiştir. Rabbimizin şanı çok yücedir. Bizlere bundan önce bir kısım insanların yaratılışları farklı, görünmez yaratıklardan olan cinlerle temas halinde oldukları söylenmiş, onlardan gayba dair haberler alabilecekleri bildirilmiş ve yardımlarına sığınılabileceği öğretilmişti. Bizler, insanların ve cinlerin Allah hakkında yalanlar uydurup iftiralar atacaklarına da inanmazdık, ama şimdi dinlediğiniz Kur’an’dan öğrendik ki gerçek böyle değilmiş. Önceleri, Allah’ın hiç kimseyi öldükten sonra tekrar dirilteceğine de inanmazdık. Şayet Allah, Hz. Muhammed’i peygamber olarak gönderip bu gerçekleri bildirmese yine de öğrenemeyecektik. Ayrıca daha önce inandırıldığımız gibi gökyüzünden medet umuyor, haberler bekliyorduk. Şimdi oralardan haberler alınmasının mümkün olmadığını, dahası buna inananların peşlerini cehennem ateşinin bırakmayacağını da öğrendik. İşte bu Kur’an’ın âyetleri böylesi asılsız, karanlık inançları ışığıyla yok ediyor. İçimizde doğrudan hayırdan yana yaşamak arzusunda olanlar olduğu gibi, dünyevi çıkarlarını her şeyin üstünde tutup doğru yanlış demeden ona uyan zalimler de var. Kur’an’ı dinleyinceye kadar yeryüzünde böyle yaşamakta olanlar için Rabbimizin neyi murad ettiğini, hükmünün ne olacağını da bilmiyorduk. Artık şunu çok iyi anladık ki Allah’ın belirlediği sınırların dışına çıkan hiç kimsenin, Allah’tan kaçıp kurtulması mümkün değildir. Biz, Kur’an’ı dinleyip gerçeği işitince duyduklarımıza iman ettik. Rabbine iman edip güvenen kimse, Allah’ın izni olmadan kendisine herhangi bir zarar verilmesinden ve haksızlığa uğratılmaktan korkmaz. İçimizde dinlediğimiz Kur’an ile davet edildiğine iman edip Rabbine teslim olanlar da, daveti kabul etmeyip müşrik kalmakta direnenler de var!”

(Cin 1)

Mustafa İslamoğlu Meali:

De ki: "Bana vahyedildi ki, cinlerden bir kısmı (bu mesaja) kulak vererek, (dostlarına) şöyle dediler: "Gerçekten de biz olağanüstü güzellikte bir hitap dinledik;

(Cin 1)

Osman Okur Meali:

De ki: Bir grup cinin, dinleyip şöyle dediği bana vahyedildi: -Biz, hayret verici bir okuma duyduk.

(Cin 1)

Ömer Nasuhi Bilmen Meali:

De ki, bana vahy-olundu ki şüphe yok ki, cinden bir tâife (Kur'-anı) dinlemiş de demişler ki, «Muhakkak biz, bir acâib (bedî') bir Kur'an işittik.»

(Cin 1)

Ömer Öngüt Meali:

Resulüm! De ki: "Bana cinlerden bir topluluğun Kur'an dinlediği vahyolundu. " Onlar şöyle demişlerdir: "Gerçekten biz hayranlık veren çok hoş Kur'an dinledik. "

(Cin 1)

Sadık Türkmen Meali:

De ki: “Bana vahyolundu ki; cinlerden (görmediğiniz varlıklardan) bir topluluk dinlediler ve sonra: ‘Doğrusu, bizi hayrete düşüren bir Kur’an işittik’ dediler.”

(Cin 1)

Seyyid Kutub Meali:

Ey Muhammed de ki: «Bana vahiy yolu ile bildirildi ki bir grup cin, Kur'ân'ı dinledi ve arkasından şöyle dedi: Biz harikulâde bir Kur'an dinledik.

(Cin 1)

Suat Yıldırım Meali:

(1-7) De ki: Bana vahyolunduğuna göre bir cin cemaati Kur'an'ı dinledikten sonra şöyle dediler: "Biz gerçekten, doğru yolu gösteren harikulade bir Kur'an dinledik. Bundan böyle Rabbimize asla bir şerik tanımayacağız. Rabbimizin şanı çok yücedir, O ne eş, ne de çocuk edinmiştir. Meğer içimizden birtakım cahiller, Allah hakkında gerçek olmayan sözler söylüyormuş! Biz de saf saf, insanları ve cinleri, Allah hakkında yalan söylemez sanmışız! Meğer bir kısım insanlar cinlerden bazılarına sığınıp, böylece onları daha da azgın hale getirmişler! Onlar da, sizin zannettiğiniz gibi, Allah'ın ölen hiçbir kimseyi diriltmeyeceğini zannetmişler.

(Cin 1)

Süleyman Ateş Meali:

De ki: Cinlerden bir topluluğun Kur'an dinleyip şöyle dedikleri bana vahyolundu: "Biz harikulade güzel bir Kur'an dinledik.

(Cin 1)

Süleymaniye Vakfı Meali:

De ki "Bana şunlar vahyedildi: Cinlerin[1] bir kısmı beni dinlemiş ve şöyle demişler: Biz hayranlık uyandıran bir Kur'an (bir söz kümesi), dinledik.

1)Görünmeyen tüm varlıkların ortak adıdır.

(Cin 1)

Şaban Piriş Meali:

De ki: Bir grup cinin, dinleyip şöyle dediği bana vahyedildi: -Biz, hayret verici bir okuma duyduk.

(Cin 1)

Tefhimul Kuran Meali:

De ki: «Bana gerçekten şu vahyolundu: «Cinlerden bir grup dinleyip de şöyle demişler: -Doğrusu biz, (büyük) hayranlık uyandıran bir Kur'an dinledik.

(Cin 1)

Ümit Şimşek Meali:

De ki: Bana, cinlerden bir topluluğun Kur'ân dinlediği ve sonra da şöyle dediği vahyedildi:(1) “Biz harikulâde bir Kur'ân dinledik.*

(Cin 1)

Yaşar Nuri Öztürk Meali

De ki: "Cinlerden bir topluluğun dinleyip şunu söyledikleri bana vahyolundu: 'Gerçekten biz, hayranlık verici bir Kur'an dinledik."

(Cin 1)

Rashad Khalifa Meali:

Say, "I was inspired that a group of jinns listened, then said, 'We have heard a wonderful Quran.,

(Cin 1)