41. Fussilet Suresi / 42.ayet

Zira batıl onun ne önünden ne ardından hiçbir şekilde yaklaşamaz. Çünkü O, her hükmü doğru ve tüm övgülere layık olan Allah katından indirilmiştir.

Bknz: (2/97)»(2/99)(26/192/ayet]»[ayet]26/196)

Mustafa Çavdar Meali

Fussilet 42 ayeti için diğer mealler.

Abdülbaki Gölpınarlı Meali:

Ne önceden onun hükümlerini iptal eden bir kitap gelmiştir, ne de ondan sonra gelir ve batıl, ona zarar veremez; hüküm ve hikmet sahibinden, hamde layık mabut tarafından indirilmiştir.

(Fussilet 42)

Abdullah-Ahmet Akgün Meali:

Bâtıl, O’na önünden de, ardından da gelemez. (Çünkü Kur'an) Hüküm ve Hikmet sahibi, çok övülen (Allah) tan indirilmedir (ve O’nun hıfz-u himayesindedir. Bu nedenle Kur’an; kıyamete kadar mutlak doğruların ve kesin yanlışların şaşmaz mihengidir).

(Fussilet 42)

Abdullah Parlıyan Meali:

ki, ne geçmişte, ne de gelecekte O'nun hükümlerini iptal eden bir kitap gelmiştir, batıl ve boş şeyler O'na zarar veremez. Herşeyi yerli yerince yapan ve her türlü güzel övgüye layık olan, Allah tarafından indirilmedir O.

(Fussilet 42)

Adem Uğur Meali:

Ona önünden de ardından da bâtıl gelemez. O, hikmet sahibi, çok övülen Allah'tan indirilmiştir.

(Fussilet 42)

Ahmet Hulusi Meali:

Önünden de (açıkça), ardından (dolaylı) da olsa boş görüş O'na ulaşmaz! Hakiym ve Hamiyd'den tenzildir (boyutsal açığa çıkarma)!

(Fussilet 42)

Ahmet Tekin Meali:

Şimdi ve daha sonra Kur'ân'a, kenarından köşesinden, açık ve gizli, boş, gereksiz, düzeltilmeye, değiştirilmeye muhtaç, hükümsüz bir söz, bâtıl karışmamıştır ve karışmayacaktır. O, övgüye, şükre lâyık, hikmet sahibi ve hükümran olan Allah'ın bölüm bölüm indirdiği bir kitaptır.

(Fussilet 42)

Ahmet Varol Meali

Batıl ona ne önünden ne de arkasından gelebilir. (O) hikmet sahibi, çok övülen (Allah) tarafından indirilmiştir.

(Fussilet 42)

Ali Bulaç Meali:

Batıl, ona önünden de, ardından da gelemez. (Çünkü Kur'an,) Hüküm ve hikmet sahibi, çok övülen (Allah)tan indirilmedir.

(Fussilet 42)

Ali Fikri Yavuz Meali:

Ona ne önünden ne ardından (asla) bâtıl yaklaşamaz. O, Hamîd, herkes tarafından öğülen; Hakîm, hikmet sahibi olan Allah'dan indirilmedir.

(Fussilet 42)

Ali Rıza Sefa Meali:

Gerçeğe aykırı olan, Onun önünden ve arkasından yaklaşamaz. Bilgelik ve Adaletle Yönetenden; Övgülere Yaraşandan indirilmiştir.

(Fussilet 42)

Ali Ünal Meali:

Bâtıl, ona ne (beşerî felsefelere dayalı olarak ileri sürülecek itirazlar ve saldırılarla) önünden ve ne de (vahye dayalı ama tahrif edilmiş eski kitaplardan hareketle yapılacak itiraz ve saldırılarla) ardından yol bulamaz. O, Hakîm (bütün hüküm ve icraatında mutlak hikmet sahibi), Hamîd (bütün hamd ve övgü Kendisi’ne mahsus bulunan Allah) tarafından bölüm bölüm indirilmektedir.

(Fussilet 42)

Bahaeddin Sağlam Meali:

Ne geçmişte ne de gelecekte, batıl boş şeyler ona karışamaz. Her şeyi yerli yerinde yapan, bütün kemalata sahip olan Allah katından gelmedir.

(Fussilet 42)

Bayraktar Bayraklı Meali:

Batıl, Kur'an'a önünden de ardından da gelemez. O, hikmet sahibi, çok övülen Allah tarafından indirilmiştir.

(Fussilet 42)

Bekir Sadak Meali:

(41-42) Kitap kendilerine gelince, onlar, onu inkar etmislerdir; oysa o, degerli bir Kitap'dir. Gecmiste ve gelecekte onu batil kilacak yoktur. Hakim ve ovulmege layik olan Allah katindan indirilmedir.

(Fussilet 42)

Besim Atalay Meali:

Hiçbir yandan ona iğrilik gelmez, bilge olan, öğülmüş olan katından indirilmiştir

(Fussilet 42)

Celal Yıldırım Meali:

Ne önünden ne ardından bâtıl Ona gelip (sokulamaz). O, yegâne hikmet sahibi, her türlü güzel övgüye lâyık olan (Allah)'dan indirilmedir.

(Fussilet 42)

Cemal Külünkoğlu Meali:

41,42. Kur'an kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler mutlaka cezalarını göreceklerdir. Şüphesiz o, çok değerli ve sağlam bir kitaptır. Geçmişte ve gelecekte batıl ona karışamaz (onu hiçbir şey bozamaz). O (Kur'an), her yaptığını bir hikmete göre yapan ve övülmeye layık olan (Allah) katından indirilmiştir.*

(Fussilet 42)

Diyanet İşleri Eski Meali:

41,42. Kitap kendilerine gelince, onlar, onu inkar etmişlerdir; oysa o, değerli bir Kitap'dır. Geçmişte ve gelecekte onu batıl kılacak yoktur. Hakim ve övülmeğe layık olan Allah katından indirilmedir.

(Fussilet 42)

Diyanet İşleri Yeni Meali:

Ona ne önünden ne de ardından batıl gelemez. O, hüküm ve hikmet sahibi, övülmeye layık olan Allah tarafından indirilmiştir.

(Fussilet 42)

Diyanet Vakfı Meali:

Ona önünden de ardından da bâtıl gelemez. O, hikmet sahibi, çok övülen Allah'tan indirilmiştir.

(Fussilet 42)

Edip Yüksel Meali:

Batıl, onun ne önündenne de ardından yaklaşamaz. Bilge ve övgüye layık olanın indirdiği bir vahiydir.

(Fussilet 42)

Elmalılı Orjinal Meali:

Ona ne önünden ne ardından batıl yaklaşamaz, bütün kainatın öğdüğü hamid bir hakimden indirilme bir tenzil

(Fussilet 42)

Elmalılı Yeni Meali:

Ona ne önünden, ne ardından batıl yaklaşamaz. O, bütün kainatın övdüğü bir hikmet sahibi tarafından peyderpey indirilmiştir.

(Fussilet 42)

Erhan Aktaş Meali:

Ona önünden ve arkasından batıl yaklaşamaz. En İyi Hüküm Veren, Övgüye Değer Yegane Varlık tarafından indirilmiştir.

(Fussilet 42)

Gültekin Onan Meali:

Batıl ona önünden de, ardından da gelemez. (Çünkü Kuran) Hüküm ve hikmet sahibi, çok övülenden indirilmedir.

(Fussilet 42)

Hakkı Yılmaz Meali:

(41,42) Şüphesiz Öğüt/Kur’ân kendilerine geldiğinde onu bilerek reddeden kimseler... Ve şüphesiz o Öğüt/Kitap, en iyi yasa koyan, bozulmayı iyi engelleyen/sağlam yapan, övülen, övgüye lâyık bulunan tarafından indirilmedir. Önünden ve ardından/ hiçbir tarafından kendisine bâtılın gelmediği çok şerefli bir kitaptır.

(Fussilet 42)

Harun Yıldırım Meali:

Ona önünden de ardından da bâtıl gelemez. O, hikmet sahibi, çok övülen Allah'tan indirilmiştir.

(Fussilet 42)

Hasan Basri Çantay:

Ki ne önünden, ne ardından ona hiçbir baatıl (yanaşıb) gelemez. (O), bütün kainatın hamdetdiği, O yegane hukum ve hikmet saahibi (Allah) dan indirilmedir.

(Fussilet 42)

Hayrat Neşriyat Meali:

O'na (o Kur'ân'a) ne önünden, ne de arkasından bâtıl (yaklaşıp) gelemez. (O,)Hakîm (her işi hikmetli olan), Hamîd (hamd edilmeye çok lâyık olan Allah) tarafından indirilmedir.

(Fussilet 42)

Hubeyb Öndeş Meali: /

(41-42) Gerçek şu ki, [sapanlar]¹ yani zikrin [kur'an'ın hak olduğu gerçeğini] kendilerine geldiği zaman göz ardı etmiş olanlar [bize karşı saklanamazlar]. Gerçekten o (kur'an) 'Yalan'ın kendisine ne önünden ne arkasından [hiçbir tarafından] gelemeyeceği [kadar] üstün; kısım kısım indirilişi hakim/hikmetli olan, övgüye layık olan[tarafın]dan [gerçekleşmiş] bir kitaptır.

(Fussilet 42)

Hüseyin Atay Meali:

41-42 Doğrusu, hatırlatma kendilerine gelince onu inkâr etmişlerdir; doğrusu o, değerli bir Kitap’tır. Ne önünden ne de ardından onu çürütecek gelebilir. Bilge ve övülmeye layık olandan indirilmedir.

(Fussilet 42)

İbni Kesir Meali:

Önünden de, ardından da batıl sokulamaz. O, Hakim, Hamid katından indirilmedir.

(Fussilet 42)

İlyas Yorulmaz Meali:

Batıl, o Kur'an'a önünden de arkasından da yaklaşamaz. O övgüye layık, her şeyin hükmünü veren tarafından indirilmiştir.

(Fussilet 42)

İskender Ali Mihr Meali:

Bâtıl, O'nun önünden ve arkasından O’na ulaşamaz. Hakîm (hüküm ve hikmet sahibi) ve Hamîd (Kendisine hamdedilen) (Allah) tarafından indirilmiştir.

(Fussilet 42)

İsmail Hakkı Baltacıoğlu Meali:

ne geçmişte, ne de gelecekte ona hiçbir eğrilik karışamaz. O, doğruyu bildirici, övülücü olan Allah'ın bildirdiği Kitap'tır.

(Fussilet 42)

Kadri Çelik Meali:

Batıl, ona önünden de ardından da gelemez. (Çünkü Kur'an,) Hikmet sahibi, övülen Allah'tan indirilmedir.

(Fussilet 42)

Mahmut Kısa Meali:

Hiçbir Bâtıl inanç ona asla sızamaz, insanlığa zararlı düşünceler, şeytânî öğretiler ona hiçbir yandan yaklaşamaz! Çünkü o, sonsuz ilim ve hikmet sahibi ve her türlü övgüye lâyık olan Allah tarafından gönderilmiştir.

(Fussilet 42)

Mehmet Ali Eroğlu Meali:

Uygunsuz bir söz gelmez, ne önünden de arkasından. O Hamid ve Hakim'den indirilmiştir.

(Fussilet 42)

Mehmet Türk Meali:

Hiçbir bâtılın, ekleme yaparak veya eksilterek onu değiştirmeye gücü yetmez.1 (Çünkü o) hüküm (ve hikmet) sahibi, övülmeye en lâyık olan (Allah) tarafından indirilmiştir.*

(Fussilet 42)

Muhammed Celal Şems Meali:

Yalan, onun ne önünden, ne (de) ardından gelebilir. O, çok hikmet sahibi olan ve çok hamda lâyık olan (Allah) tarafından indirilmiştir.

(Fussilet 42)

Muhammed Esed Meali:

Hiçbir boşluk ve anlamsızlık ona ne açıkça yaklaşabilir, ne de gizlice, (çünkü o) hikmet Sahibi ve övgüye layık olan tarafından indirilmiştir.

(Fussilet 42)

Mustafa Çavdar Meali:

Zira batıl onun ne önünden ne ardından hiçbir şekilde yaklaşamaz. Çünkü O, her hükmü doğru ve tüm övgülere layık olan Allah katından indirilmiştir.

Bknz: (2/97)»(2/99) - (26/192/ayet]»[ayet]26/196)

(Fussilet 42)

Mustafa Çevik Meali:

41-42 Kur’an ile ulaştırılan mesajları yalan sayıp da, çağrısını inatla reddedenleri Biz bilmekteyiz. Oysa bu Kur’an, insanları doğru yola çağıran ve bildirdiği hükümlerle bozulmayı önleyen ilahi bir kitaptır ve âlemlerin Rabbi olan Allah tarafından indirilmiştir. Batıl onun önünde de ardında da barınamaz. Onda bir yanlışlık ve eksiklik de bulunamaz.

(Fussilet 42)

Mustafa İslamoğlu Meali:

Hiçbir anlam ve amacından saptırma çabası ona ne önünden açıkça, ne de ardından gizlice ilişemez: o, her tür övgüye layık, hükmünde isabetli olan tarafından indirilmiştir.

(Fussilet 42)

Osman Okur Meali:

(41-42) Gerçek şu ki, kendilerine gelen bu uyarıyı inkar edenler (Kuran kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler) mutlaka cezalarını göreceklerdir. Şüphesiz o, çok değerli ve sağlam bir kitaptır. Geçmişte ve gelecekte batıl ona karışamaz (onu hiçbir şey bozamaz). O (Kuran), her yaptığını bir hikmete göre yapan ve övülmeye layık olan (Allah) katından indirilmiştir.

(Fussilet 42)

Ömer Nasuhi Bilmen Meali:

O'na ne önünden ve ne de ardından bâtıl bir şey gelemez. Hakîm, hamîd olandan indirilmiştir.

(Fussilet 42)

Ömer Öngüt Meali:

Ona ne önünden ne de ardından bâtıl gelemez. O, hikmet sahibi ve övülmeye lâyık olan Allah katından indirilmiştir.

(Fussilet 42)

Ömer Sevinçgül Meali:

Onun ne önünden, ne de ardından batıl gelemez. Kur’an, her işi hikmetle yapan, bütün övgülere layık olanın katından indirilmiştir.

(Fussilet 42)

Sadık Türkmen Meali:

Bâtıl/boş ve anlamsız hiçbir şey onun indirilişi sırasında ve sonrasında sokulamamıştır. Hâkim/en doğru kararı veren, çokça övülen tarafından indirilmiştir.

(Fussilet 42)

Seyyid Kutub Meali:

Geçmişte ve gelecekte ona batıl karışmaz. Her yaptığını bir hikmete göre yapan ve övülmeye layık Allah katından indirilmiştir.

(Fussilet 42)

Suat Yıldırım Meali:

(41-42) Kendilerine gelen bu şanı yüce dersi inkar edenler elbette cezadan kurtulamazlar. Halbuki o eşsiz ve pek kıymetli bir kitaptır. Öyle bir kitaptır ki batıl ona ne önünden, ne ardından, hiç bir taraftan yol bulamaz.(Tam hüküm ve hikmet sahibi, bütün hamdlerin ve övgülerin sahibi) o Hakim ve Hamid tarafından indirilmiştir.

(Fussilet 42)

Süleyman Ateş Meali:

Ki ne önünden, ne de arkasından onu boşa çıkaracak bir söz gelmez. (O) Hüküm ve hikmet sahibi, çok övülen (Allah)dan indirilmiştir.

(Fussilet 42)

Süleymaniye Vakfı Meali:

Batıl[1] ona, önünden de arkasından da yanaşamaz. Doğru kararlar veren ve yaptığını güzel yapan Allah tarafından indirilmiştir.

1)Geçersiz, değersiz, yanlış, uydurma

(Fussilet 42)

Şeref Aziz Taha ve Kemal Çelik Meali:

Onda, açık veya gizli, hiçbir anlam kopukluğu yoktur. Çünkü o, hikmet sahibi ve her türlü övgüye layık olan Allah katından indirilmiştir.

(Fussilet 42)

Şaban Piriş Meali:

Ona önünden ve ardından hiçbir batıl gelemez. Hakim ve hamd'e layık olanın indirmesidir.

(Fussilet 42)

Talat Koçyiğit Meali:

Ona ne önünden ve ne de ardından hiçbir bâtıl girmez. O, hikmet sahibi ve hamde lâyık olan Allah tarafından indirilmiştir.

(Fussilet 42)

Tefhimul Kuran Meali:

Batıl, ona önünden de ardından da gelemez. (Çünkü Kur'an,) Hüküm ve hikmet sahibi, çok övülen (Allah)tan indirilmedir.

(Fussilet 42)

Ümit Şimşek Meali:

Ne önünden, ne arkasından ona hiçbir bâtıl yaklaşamaz. O, sonsuz hikmet sahibi ve her türlü övgüye lâyık olan Allah tarafından indirilmiştir.

(Fussilet 42)

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Batıl ona, ne önünden gelebilir ne de arkasından. Hakim ve Hamid Allah'tan bir indirmedir o.

(Fussilet 42)

Rashad Khalifa Meali:

No falsehood could enter it, in the past or in the future; a revelation from a Most Wise, Praiseworthy.,

(Fussilet 42)