11. Hud Suresi / 77.ayet

Elçilerimiz, Lut’a gelince onları kavmine karşı koruyamayacağını düşünerek derin bir endişeye kapıldı ve yüreği daraldı. Ve “Bu gün çok çetin bir gün olacak” dedi.

Bknz: (15/67)»(15/68)

Mustafa Çavdar Meali

Hud 77 ayeti için diğer mealler.

Abdülbaki Gölpınarlı Meali:

Elçilerimiz, Lut'a gelince Lut, gelişlerinden endişeye düştü, içine bir korku girdi, gönlü daraldı ve bu dedi, pek çetin bir gün.

(Hud 77)

Abdullah-Ahmet Akgün Meali:

Elçilerimiz (görevli meleklerimiz) Lut'a geldiği zaman, onlardan dolayı kaygılanmış, göğsünü bir sıkıntı basmış ve: "Bu, çok zorlu ve korkunç bir gün" diye (duygulanıp üzülüvermişti).

(Hud 77)

Abdullah Parlıyan Meali:

Melek elçilerimiz, genç delikanlılar şeklinde Lût'a gelince, Lût endişeye kapılıp fenalaştı, göğsü daraldı ve “Bu ne çetin bir gün” diyerek kaygısını belirtti.

(Hud 77)

Adem Uğur Meali:

Elçilerimiz Lût'a gelince, (Lût) onların yüzünden üzüldü ve onlardan dolayı içi daraldı da "Bu, çetin bir gündür" dedi.

(Hud 77)

Ahmet Hulusi Meali:

Rasullerimiz Lut'a geldikleri vakit, (onlar yüzünden) kendini kötü hissetti; (onları koruyamayacağı endişesiyle) içi daraldı ve: "Bu zor bir gündür" dedi.

(Hud 77)

Ahmet Tekin Meali:

Elçilerimiz melekler, Lût'a geldikleri zaman, Lût onlarla ilgili endişeye kapılıp kötülendi. Kavmini misafirlerinden uzaklaştırmakta zorlandı. “Bu gün, zor bir gündür” dedi.

(Hud 77)

Ahmet Varol Meali

Elçilerimiz Lut'a gelince onlardan dolayı kaygılandı, göğsüne bir sıkıntı bastı ve: "Bu çetin bir gündür" dedi.

(Hud 77)

Ali Bulaç Meali:

Elçilerimiz Lut'a geldiği zaman, onlardan dolayı kaygılandı, göğsünü bir sıkıntı bastı ve: "Bu, zorlu bir gün" dedi.

(Hud 77)

Ali Fikri Yavuz Meali:

Elçi meleklerimiz, Lût'a varınca, (kavmi bu güzel kılıklı elçilere bir fenılık ederler diye) onlar yüzünden kederlendi ve göğsüne sıkıntı geldi. “Bu, çok zor bir gün” dedi.

(Hud 77)

Ali Rıza Sefa Meali:

Elçilerimiz, Lut'a geldiklerinde, Onlardan dolayı kaygılandı; göğsü daraldı ve şöyle dedi: "İşte bu, zorlu bir gündür!"

(Hud 77)

Ali Ünal Meali:

Derken elçilerimiz, (birer delikanlı suretinde) Lût’a geldiler. Lût, onları koruyamayacağı endişesiyle sıkıldı, daraldı ve “Bugün çok çetin bir gün!” diye söylendi.

(Hud 77)

Bahaeddin Sağlam Meali:

Elçilerimiz Lût’a geldiklerinde, Lût fenalaştı, onlara güç yetiremedi ve: “Bu sert, kötü bir gündür” dedi. (Azabın geleceğini sezdi.)

(Hud 77)

Bayraktar Bayraklı Meali:

Elçilerimiz/melekler, Lut'a gelince, Lut onların yüzünden üzüldü ve onlardan dolayı içi daraldı da, "Bu, çetin bir gündür" dedi.

(Hud 77)

Bekir Sadak Meali:

Elcilerimiz Lut'a gelince, onun fenasina gitti; cok sikildi, «Bu cetin bir gundur» dedi.

(Hud 77)

Besim Atalay Meali:

Bizim elçilerimiz, Lût'a geldiğinde, kaygılandı onlardan, canı sıkıldı, dediler ki: «Ne sinirli gündür bu»

(Hud 77)

Celal Yıldırım Meali:

Elçilerimiz Lût'a geldiler; bu yüzden Lût endişeye kapılıp fenalaştı, için için sıkıldı ve «Bu ne çetin bir gün !» dedi.

(Hud 77)

Cemal Külünkoğlu Meali:

Ve elçilerimiz, (delikanlı suretinde) Lût'a geldiğinde; (sapık kavminin saldırısından korktuğu için) onların gelmelerinden endişeye düştü, çok sıkıldı ve: “İşte bu çok çetin bir gündür” dedi.

(Hud 77)

Diyanet İşleri Eski Meali:

Elçilerimiz Lut'a gelince, onun fenasına gitti; çok sıkıldı, "Bu çetin bir gündür" dedi.

(Hud 77)

Diyanet İşleri Yeni Meali:

Elçilerimiz Lut'a gelince onların yüzünden üzüldü, göğsü daraldı ve "Bu çok zor bir gün" dedi.

(Hud 77)

Diyanet Vakfı Meali:

Elçilerimiz Lût'a gelince, (Lût)  onların yüzünden üzüldü ve onlardan dolayı içi daraldı da «Bu, çetin bir gündür» dedi.  *

(Hud 77)

Edip Yüksel Meali:

Elçilerimiz Lut'a gelince, onlara kötü davranıldı. Bu durum (Lut'un) canını sıktı ve (kendi kendine), 'Bu, zor bir gün olacak,' dedi.

(Hud 77)

Elmalılı Orjinal Meali:

Vakta ki Resullerimiz Luta vardılar onların yüzünden fenalaştı, eli ayağı dolaştı, bu çok müşkil bir gün dedi

(Hud 77)

Elmalılı Yeni Meali:

Elçilerimiz Lut'a geldiğinde onların yüzünden fenalaştı, eli ayağı dolaştı ve "Bu, çok çetin bir gündür!" dedi.

(Hud 77)

Erhan Aktaş Meali:

Elçilerimiz Lut'a vardıklarında, onların yüzünden fenalaştı. Onlara karşı eli ayağı birbirine dolaştı. "Bu çok zorlu bir gün." dedi.

(Hud 77)

Gültekin Onan Meali:

Elçilerimiz Lut'a geldiği zaman, onlardan dolayı kaygılandı, göğsünü bir sıkıntı bastı ve: "Bu, zorlu bir gün" dedi.

(Hud 77)

Hakkı Yılmaz Meali:

Ve ne zaman ki elçilerimiz Lût'a geldiler, bunlar yüzünden o üzüldü, bunlar hakkında eli- kolu bağlandı kaldı ve “Bu, müthiş bir gündür!” dedi.

(Hud 77)

Halis Bayancuk (Ebu Hanzala) Meali: /

Elçilerimiz (melekler) Lut’a geldiğinde, onlar yüzünden kendini kötü hissetmiş, bir çıkar yol bulamamış ve: “Bu baş belası, sıkıntılı bir gündür.” demişti.

(Hud 77)

Harun Yıldırım Meali:

Elçilerimiz Lut’a geldiğinde, onlardan dolayı kaygılandı, göğsünü bir sıkıntı bastı ve: “Bu, zorlu bir gün.” dedi.

(Hud 77)

Hasan Basri Çantay:

Vaktaki elçilerimiz Luta geldi. O, bunlar yüzünden kaygıya düşdü, bunlar yüzünden göğsü daraldı ve: "Bu çetin bir gündür" dedi.

(Hud 77)

Hayrat Neşriyat Meali:

Ve elçilerimiz (olan melekler, insan sûretinde) Lût'a gelince, onlar(a, sapık kavminin musallat olmasın)dan dolayı endişeye düştü, onlar yüzünden göğsü daraldı ve: “Bu, zor bir gündür!” dedi.

(Hud 77)

Hubeyb Öndeş Meali: /

Elçilerimiz Lut'a gelince, [Lut] onlar sebebiyle üzüldü, onlar sebebiyle çaresizliğe kapıldı¹ ve "Bu, sinirli/çetin bir gündür" dedi.

(Hud 77)

Hüseyin Atay Meali:

Ve elçilerimiz Lut'a gelince, onların yüzünden üzüldü ve onlardan dolayı göğsü daraldı. "Bu çetin bir gündür" dedi.

(Hud 77)

İbni Kesir Meali:

Elçilerimiz Lut'a gelince; onların gelmelerinden endişeye düştü, çok sıkıldı ve: İşte bu çok çetin bir gündür, dedi.

(Hud 77)

İlyas Yorulmaz Meali:

Elçiler Lut'a geldiklerinde, elçilere yapılacak kötülüklere engel olamayacağı için canı sıkıldı ve “Bu zor bir gün olacak” dedi.

(Hud 77)

İskender Ali Mihr Meali:

Ve resûllerimiz Lut (a.s)’a geldiği zaman onlardan dolayı üzüldü ve içi daralıp, telâşlandı. Ve: “Bu, çok kötü (zorlu) bir gün.” dedi.

(Hud 77)

İsmail Hakkı Baltacıoğlu Meali:

Elçilerimiz onun yanına varınca Lut'un canı sıkıldı, yüreği daraldı. Eli ermez, gücü yetmezdi: «Ne üzüntülü bir gün!» dedi.

(Hud 77)

Kadri Çelik Meali:

Elçilerimiz (melekler) Lut'a gelince onlardan dolayı kaygılandı, eli ayağı dolaştı, “Bu çetin bir gündür” dedi.

(Hud 77)

Mahmut Kısa Meali:

Elçilerimiz, yakışıklı birer delikanlı sûretinde Lut’un yanına gelince, onların melek olduğunu henüz bilmeyen Lut,kadınları bırakıp erkeklere yönelen sapık hemşehrilerinin bu gençleri tâciz edeceğinden korkarak onlardan dolayı üzüntü ve endişeye kapıldı, misafirlerini koruyacak gücü olmadığını görerek onlar yüzünden içi daraldı ve kendi kendine, “Bugün, çok çetin bir gün olacak!” dedi.

(Hud 77)

Mehmet Ali Eroğlu Meali:

Delikanlı olarak gelen elçiler Lut'a gelince, birden o da kaygılandı. Hakikaten bugün zorlu ve çetin bir gündür dedi. Göğsü de daraldı.

(Hud 77)

Mehmet Türk Meali:

Elçilerimiz Lût’a gelince onlardan dolayı kaygılandı, eli ayağı dolaştı1 ve: “İşte bu korkunç bir gün.” dedi.*

(Hud 77)

Muhammed Celal Şems Meali:

Elçilerimiz Lût’a gelince, onlar yüzünden üzüldü ve onlardan dolayı (da) canı sıkıldı. “Bu sıkıntılı bir gündür,” dedi.

(Hud 77)

Muhammed Esed Meali:

Ve elçilerimiz, Lut'a geldiğinde, kendilerini koruyacak gücü olmadığını görerek onlar hesabına derin bir kaygı duydu ve "Zor bir gün, bu!" diye belirtti, (kaygısını).

(Hud 77)

Mustafa Cemil Kılıç Meali:

Elçilerimiz kendisine geldiğinde, Lut bundan çok sıkıldı, göğsü daraldı ve "Bugün pek çetin bir gün olacak," dedi.

(Hud 77)

Mustafa Çavdar Meali:

Elçilerimiz, Lut’a gelince onları kavmine karşı koruyamayacağını düşünerek derin bir endişeye kapıldı ve yüreği daraldı. Ve "Bu gün çok çetin bir gün olacak" dedi.

Bknz: (15/67)»(15/68)

(Hud 77)

Mustafa Çevik Meali:

77-80 Elçi melekler İbrahim’in evinden ayrılıp, Lût’un evine doğru yola koyuldular, Lût’un evine geldiklerinde ise Lût onları, ahlaken çökmüş, sınır tanımayan, hiçbir değer yargısı da olmayan kavminin zararlarından koruyamayacağını düşünerek, derin bir endişeye kapıldı ne yapacağını bilemez halde yüreği daraldı ve kendi kendine, “Bu gün çok zor bir gün olacak.” demeye başladı. Lût’un evine gelen insan görünümlü misafirleri görenler, hemen Lût’un evinin önünde toplanıp kapısına dayanarak, Lût’tan misafirleri kendilerine teslim etmesini istediler. Onların, misafirleri iğrenç amaçları için kendisinden istediklerini bilen Lût, kapıya çıkıp onlara dedi ki: “Ey kavmim! Beni misafirlerime karşı mahcup edip, rezil mi edeceksiniz? İçinizde hiç aklı başında kimse yok mu? Allah’tan korkup da bu iğrenç alışkanlığınızdan vazgeçin ve doğru olanı, kızlarla, dul kalmış kadınlarla evlenme yolunu seçin, böyle yaparsanız benim kızlarımla da evlenebilirsiniz.” Fakat yozlaşmış, azgınlığa, ahlaksızlığa kendilerini şartlandırmış olan halk, Lût’a şöyle dediler: “Sen de biliyorsun ki bizim kadınlarda, kızlarda gözümüz yok. Bizim ne istediğimizi biliyorsun, boşuna konuşma.” Lût çaresizlik içinde kendi kendine dedi ki: “Ah keşke sizi engelleyecek bir gücüm olsa, ya da sizden korunabileceğim bir kaleye sığınıp da bu durumla karşılaşmaktan kurtulabilseydim.”

(Hud 77)

Mustafa İslamoğlu Meali:

Ve elçilerimiz Lut'a gelince, onları korumaya güç yetiremeyeceğini düşünerek derin bir endişeye kapıldı ve "Bugün belalı bir gün olacak!" dedi.

(Hud 77)

Osman Okur Meali:

Elçilerimiz Lût'a gelince, (Lût) onların yüzünden üzüldü ve onlardan dolayı içi daraldı da «Bu, çetin bir gündür» dedi.

(Hud 77)

Ömer Nasuhi Bilmen Meali:

Vaktâ ki, elçilerimiz Lût'a geldi, onların sebebiyle endişeye düştü ve onların yüzünden kalbi daraldı ve «Bu bir şiddetli gündür,» dedi.

(Hud 77)

Ömer Öngüt Meali:

Elçilerimiz Lut'a gelince, onlar yüzünden üzüldü ve göğsü daraldı, “Bu çetin bir gündür!” dedi.

(Hud 77)

Ömer Sevinçgül Meali:

Derken, elçilerimiz Lût’un yanına vardılar. Lût, onlar yüzünden kaygılandı. Onları koruyacak gücü olmadığı için kalbi daraldı, “Zor bir gün bu!” dedi.

(Hud 77)

Sadık Türkmen Meali:

Ve elçilerimiz Lût’a gelince, onlar yüzünden endişelendi ve yüreği daraldı. Dedi ki: ”Ne üzüntülü bir gün!”

(Hud 77)

Seyyid Kutub Meali:

Elçilerimiz Lût'un yanına vardıklarında kaygıya kapıldı, canı sıkıldı ve «bugün, zor bir gündür» dedi.

(Hud 77)

Suat Yıldırım Meali:

O elçilerimiz Lut'a gelince o fena halde sıkıldı, onlar yüzünden göğsü daraldı ve:"Gerçekten bu gün pek çetin bir gün!" dedi.

(Hud 77)

Süleyman Ateş Meali:

Elçilerimiz Lut'a gelince onlar yüzünden kaygılandı. onlar için arşını daraldı (ne yapacağını şaşırdı): "Bu, çetin bir gündür!" dedi.

(Hud 77)

Süleymaniye Vakfı Meali:

Elçilerimiz Lut'un yanına varınca Lut'un canı sıkıldı ve iyice bunaldı. "Ne sıkıcı bir gün!" dedi.

(Hud 77)

Şeref Aziz Taha ve Kemal Çelik Meali:

Elçilerimiz Lût'a gelince, kendilerini koruyacak gücü olmadığından onlar için derin bir kaygı duydu ve: "İşte bu, çok çetin bir gün" dedi.

(Hud 77)

Şaban Piriş Meali:

Elçilerimiz, Lut'a gelince endişelendi. Onları korumaktan aciz olduğu için sıkıntı bastı ve "Zorlu bir gün." dedi.

(Hud 77)

Talat Koçyiğit Meali:

Elçilerimiz Lut'a gelince, bundan çok kötüleşmiş, iyice sıkılmış ve "çok kötü bir gün" demişti.

(Hud 77)

Tefhimul Kuran Meali:

Elçilerimiz Lût'a geldiği zaman, onlardan dolayı kaygılandı, göğsünü bir sıkıntı bastı ve: «Bu, zorlu bir gün» dedi.

(Hud 77)

Ümit Şimşek Meali:

Elçilerimiz kendisine geldiğinde, Lût bundan çok sıkıldı, göğsü daraldı, “Bugün pek çetin bir gün olacak” dedi.(12)*

(Hud 77)

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Elçilerimiz Lut'a geldiğinde onlar için kaygılanmış, göğsü daralmış da şöyle demişti: "Bu, zorlu bir gün!"

(Hud 77)

Rashad Khalifa Meali:

When our messengers went to Lot, they were mistreated, and he was embarrassed by their presence. He said, "This is a difficult day."

(Hud 77)