54. Kamer Suresi / 37.ayet

Üstelik onlar, Lut’un misafirleriyle ilişkiye girmek için ona baskı yaptılar. Biz de onların gözlerini kör ettik/idrak ve bilinçlerini kapattık. Madem öyle tadın bakalım benim azabım ve uyarılarım neymiş!

Bknz: (29/28)»(29/29)

Mustafa Çavdar Meali

Kamer 37 ayeti için diğer mealler.

Abdülbaki Gölpınarlı Meali:

Ve gerçekten de onun konuklarını istemişlerdi de biz, kör edivermiştik gözlerini, artık tadın azabımı ve korkutuşlarımın sonucunu.

(Kamer 37)

Abdullah-Ahmet Akgün Meali:

Andolsun onlar, Onun konuklarından da (şehvetle) murad almak için baskı yapmaya (girişmişlerdi) . Biz de onların gözlerini silip kör ettik. "İşte azabımı ve uyarmamı tadın" (dedik ve sonlarını getirdik).

(Kamer 37)

Abdullah Parlıyan Meali:

Hatta Lût'tan, genç delikanlılar şeklinde gelen melek misafirlerini kendilerine teslim etmesini istediler de, biz de onların gözlerini silme kör ediverdik. Artık tadın azabımı ve uyarılarımın sonucunu.

(Kamer 37)

Adem Uğur Meali:

Onlar Lût'un misafirlerine karşı kötülük yapmayı planlamışlardı. Hemen biz onların gözlerini silme kör ettik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik).

(Kamer 37)

Ahmet Hulusi Meali:

Andolsun ki Onun (Lut'un) konuklarından (şehvetle) zevk almak istediler de bu yüzden (görüşlerini) tam bir körlüğe soktuk! "Şimdi tadın azabımı ve uyarmalarımı!"

(Kamer 37)

Ahmet Tekin Meali:

Onlar Lût'un misafirlerine göz koydular. Ânında biz onların gözlerini silme kör ettik. “Haydi azâbımı, sorumluluk, hesap ve ceza konusundaki uyarılarımı dinlememenin cezasını tadın.”dedik.*

(Kamer 37)

Ahmet Varol Meali

Andolsun ki onlar onun konuklarına tecavüze kalkıştılar. Biz de gözlerini silme kör ettik. "Şimdi tadın azabımı ve uyarılarımı."

(Kamer 37)

Ali Bulaç Meali:

Andolsun onlar, onun konuklarından da murad almak için baskı yaptılar. Biz de onların gözlerini silip kör ettik. "İşte azabımı ve uyarmamı tadın."

(Kamer 37)

Ali Fikri Yavuz Meali:

Ve onun (meleklerden ibaret) misafirlerine, (kendi aralarında icra etmekte oldukları kötü işle) tecavüze kalkıştılar. Biz de onların gözlerini silme kör ediverdik. “- Şimdi azabımı ve peygamberimin tehdidlerini tadın.” dedik.

(Kamer 37)

Ali Rıza Sefa Meali:

Üstelik gerçek şu ki, Onun konuklarına göz koydular. Bunun üzerine, onları, görmekten yoksun bıraktık.[474] "Artık tadın, cezamı ve uyardıklarımı!"

474)"Görmekten yoksun bıraktık." tümcesi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Gerçeği görmekten yoksun bıraktık." veya "Gözlerini silip yok ettik." veya "Gözlerini silme kör ettik." biçiminde çevrilmiştir. Lut peygambere insan görünümünde gelen elçilere sarkıntılık yapan eşcinsel erkeklerin kör edilmesi, Tevrat, Yaratılış 19:10,11 ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "İçerdeki adamlar, uzanıp, Lut'u evin içine yanlarına aldılar ve kapıyı kapattılar. Kapıya dayanan adamların büyük küçük hepsini kör ettiler. Öyle ki, adamlar kapıyı bulamaz oldular."

(Kamer 37)

Ali Ünal Meali:

Lût’un misafirlerine karşı niyetlerini bozdular ve sürekli gel–gitlerle O’nu rahatsız ettiler. Biz de gözlerini silme kör ettik. “Haydi tadın Benim cezalandırmamı ve tehditlerimin sonucunu!”

(Kamer 37)

Bahaeddin Sağlam Meali:

Onun misafirleri olan meleklere tecavüz etmek istediler. Biz hemen gözlerini kör ettik. “Azabımı ve uyarılarımı(n sonuçlarını) tadın!” dedik.

(Kamer 37)

Bayraktar Bayraklı Meali:

Andolsun ki, onlar Lut'tan misafirlerini kendilerine teslim etmesini istediler. Bunun üzerine biz de onların gözlerini kör ettik. "Cezamı ve uyarımı tadın!" dedik.

(Kamer 37)

Bekir Sadak Meali:

And olsun ki, onlar Lut'un konuklari olan melekleri elde etmeye kalkistilar, bunun uzerine gozlerini kor ettik. «Azabimi ve uyarmalarimi dinlememenin sonucunu tadin» dedik.

(Kamer 37)

Besim Atalay Meali:

Onun konuklarından dilek almak istediler, kör ettik onların gözlerini biz, imdi, tadın azabımı, tadın kocundurmalarımı!

(Kamer 37)

Celal Yıldırım Meali:

And olsun ki onlar (o ahlâksız cinsel sapıklar), Lût'un konuklarına sataşmak için devamlı O'na gidip geldiler. Bu yüzden onların gözlerini silme kör ettik de «tadın azabımı ve uyarılarımı I» (dedik).

(Kamer 37)

Cemal Külünkoğlu Meali:

Andolsun ki, onlar onun (melek olarak gelen) misafirlerine karşı (cinsel anlamda) kötülük yapmayı planlamışlardı. Biz de onların gözlerini silme kör ettik ve: “Haydi, azabımı ve uyarılarımı(n kötü sonucunu) tadın (bakalım)!” (dedik).

(Kamer 37)

Diyanet İşleri Eski Meali:

And olsun ki, onlar Lut'un konukları olan melekleri elde etmeye kalkıştılar, bunun üzerine gözlerini kör ettik. "Azabımı ve uyarmalarımı dinlememenin sonucunu tadın" dedik.

(Kamer 37)

Diyanet İşleri Yeni Meali:

Andolsun, onlar onun (meleklerden olan) misafirlerinden nefislerindeki kötü arzuları tatmin etmek istediler. Biz de onların gözlerini silme kör ettik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" dedik.

(Kamer 37)

Diyanet Vakfı Meali:

Onlar Lût'un misafirlerine karşı kötülük yapmayı planlamışlardı. Hemen biz onların gözlerini silme kör ettik. «Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!» (dedik).  *

(Kamer 37)

Edip Yüksel Meali:

Onun konuklarına göz diktiler, biz de onları kör ettik. Azabımı ve uyarılarımı tadın bakalım.

(Kamer 37)

Elmalılı Orjinal Meali:

Ve onun müsafirlerinden kam almağa kalkıştılar, biz de gözlerini siliverdik de tadın bakalım dedik azabımı ve inzarlarımı?

(Kamer 37)

Elmalılı Yeni Meali:

Ve onun konuklarından murad almaya kalkıştılar. Biz de gözlerini siliverdik (kör ettik) ve: "Tadın bakalım azabımı ve uyanlarımı." dedik.

(Kamer 37)

Erhan Aktaş Meali:

Ant olsun ki onun misafirlerinden cinsel yönden yararlanmak istediler. Bunun üzerine gözlerini sildik.[1] Azabımı ve uyarılarımı tadın.

1)"Gözlerini sildik." deyimini, "Gözlerini kör ettik." şeklinde çeviri konusu etmek isabetli değildir. Bu deyim "bilinçten ve gerçeği kavramaktan yoksun bırakılmayı" ifade etmektedir. Tıpkı, "gözlerin kararması, bir şeyi görmemesi" deyiminde olduğu gibi.

(Kamer 37)

Gültekin Onan Meali:

Andolsun onlar, onun konuklarından da murad almak için baskı, yaptılar. Biz de onların gözlerini silip kör ettik. "İşte azabımı ve uyarmamı tadın."

(Kamer 37)

Hakkı Yılmaz Meali:

ve andolsun o'nun konuklarından cinsel yönden yararlanmaya kalkıştılar. Biz de onların gözlerini körleştiriverdik/kabilelerini silip süpürüverdik:

(Kamer 37)

Halis Bayancuk (Ebu Hanzala) Meali: /

Andolsun ki, onun konuklarını da arzulamışlardı. Biz de gözlerini silip (kör ettik). “Tadın azabımı ve uyarımı!” (dedik.)

(Kamer 37)

Harun Yıldırım Meali:

Andolsun onlar misafirlerine dahi kötülük yapmak istediler de gözlerini silme kör ettik. “Şimdi azabımı ve uyarılarımı tadın!”

(Kamer 37)

Hasan Basri Çantay:

Andolsun ki onlar müsafirlerine (bile) kötülük yapmayı kasd etmişlerdi. Biz de gözlerini silme kör ediverdik. "İşte, (dedik,) azabımı ve tehdidlerimi (n akıbetini) tadın".

(Kamer 37)

Hayrat Neşriyat Meali:

And olsun ki ondan (Lût'un kendisinden), misâfirlerinden (murâd almak üzere)talebde bulundular; bunun üzerine (biz de) onların gözlerini silme kör ettik: “Haydi tadın azâbımı ve korkutmalarımı!” (dedik).

(Kamer 37)

Hubeyb Öndeş Meali: /

Elbetteki, onu [Lut'u] misafirlerinden çevirmek istemişlerdi, ardından onların gözlerini silmiştik. "Artık, azabımı ve uyarıcılarımı tadın!"

(Kamer 37)

Hüseyin Atay Meali:

33-37 Lut ulusu uyarmaları yalanladı. Doğrusu, Biz de üzerlerine taş yağdırdık. Ancak Lut un taraftarlarını katımızdan bir nimet olarak sabaha karşı kurtardık. Şükredeni işte böyle ödüllendiririz. Andolsun ki, Bizim onları kuvvetle yakalayacağımızla uyarmıştı, ama onlar uyarmaları inatla tartıştılar. Andolsun, onlar onun konuklarını isteklenmeye kalkıştılar, bunun üzerine gözlerini kör ettik. Azabımı ve uyarmalarımı dinlememenin sonucunu tadın!

(Kamer 37)

İbni Kesir Meali:

Andolsun ki; onlar, misafirlerine kötülük yapmayı kasdetmişlerdi. Biz de gözlerini kör ettik. Azabımı ve tehdidimi tadın.

(Kamer 37)

İlyas Yorulmaz Meali:

Onlar, Lut'un misafirlerine de tecavüz etmeyi istediler. Bizde gözlerini kör ettik ve “Artık azabımı ve uyarıların karşılığını tadın” dedik.

(Kamer 37)

İskender Ali Mihr Meali:

Ve andolsun ki, kötü amelleri için ondan misafirlerini ısrarla istediler. Bunun üzerine onların gözlerini silip yok ettik. Öyleyse inzarımı (uyarılarımı) ve azabımı tadın!

(Kamer 37)

İsmail Hakkı Baltacıoğlu Meali:

Ant olsun ki onlar Lut'un yanından konuklarını kaldırmak istediler. Biz de onların gözlerini kör ediverdik: «Şimdi azabımın da, uyarmalarımın da sonunu tadın bakalım.»

(Kamer 37)

Kadri Çelik Meali:

Şüphesiz onlar, onun konuklarından da murat almak için baskı yaptılar. Biz de onların gözlerini silip kör ettik. “İşte azabımı ve uyarıp korkutmamı tadın.”

(Kamer 37)

Mahmut Kısa Meali:

Derken, yakışıklı birer delikanlı sûretindeki azap meleklerini şehre gönderdik. Lut, kim olduklarını bilmediği bu “tanrı misafirlerini” evinde ağırladı. Fakat durumu haber alan şehir halkı, onun misafirlerini tâciz etmeye kalkıştılar; Biz de onların gözlerini kör ettik ve “Azâbımı ve uyarılarımı dinlememenin cezasını tadın bakalım!” dedik.

(Kamer 37)

Mehmet Ali Eroğlu Meali:

Etrafındakiler misafirlerine göz koydular. Biz de gözlerini siliverip ettik onları kör, Rast gelsin şimdi sizlere, yapılan uyarıları dinlememenin azabını tadın! (sizler.)

(Kamer 37)

Mehmet Türk Meali:

(Bir de) onlar, onun konuklarından istifâde etmeye kalkıştılar. Biz de onların gözlerini kör ettik. Ve: “Benim azabım ve uyarılarım nasılmış? Tadın bakalım!” (dedik.)

(Kamer 37)

Muhammed Celal Şems Meali:

Şüphesiz onlar, misafirleri konusunda onu saptırmak istediler. Biz (de) gözlerinin üzerine bir perde çekip, “Azabımı ve korkutmamı tadın,” (dedik.)

(Kamer 37)

Muhammed Esed Meali:

Ve hatta o'ndan misafirlerini (kendilerine) teslim etmesini istediler. Bunun üzerine onları (gerçeği) görmekten yoksun bıraktık. "Uyarılarım gözardı edildiğinde başınıza gelen azabı tadın bakalım!" (diye seslendik.)

(Kamer 37)

Mustafa Cemil Kılıç Meali:

Onlar Lutun konuklarına karşı niyetlerini bozdular. Onlarla yalnız kalmak için gidip gidip geldiler. Biz de gözlerini silme kör ettik. Onlara; "Haydi tadın benim cezalandırmamı ve tehditlerimi!" dedik.

(Kamer 37)

Mustafa Çavdar Meali:

Üstelik onlar, Lut’un misafirleriyle ilişkiye girmek için ona baskı yaptılar. Biz de onların gözlerini kör ettik/idrak ve bilinçlerini kapattık. Madem öyle tadın bakalım benim azabım ve uyarılarım neymiş!

Bknz: (29/28)»(29/29)

(Kamer 37)

Mustafa Çevik Meali:

37-39 Peygamberleri Lût’un uyarı ve davetini dikkate almayan bu müşrik azgın kavim, bir de üstelik Lût’un evine gelen misafirlerine musallat olup, Lût’tan misafirleri kendilerine teslim etmesini istediler. İşte bu gözü dönmüş, sınır tanımaz, aklını kullanmaz kavmi, sabahın erken vaktinde korkunç bir azapla yakalayıp helak ettik. Böylece uyarı ve davetin öneminin ne olduğunu gördüler.

(Kamer 37)

Mustafa İslamoğlu Meali:

Daha beteri arzularını onun misafirlerinden tatmin etmek için onunla çekiştiler; bunun üzerine Biz de gözlerini kör ettik; "Madem uyarımı (göz ardı ettiniz), o halde azabımı tadın!" (dedik).

(Kamer 37)

Osman Okur Meali:

Andolsun, onlar onun (meleklerden olan) misafirlerinden nefislerinde ki kötü arzuları tatmin etmek istediler. Biz de onların gözlerini silme kör ettik. “Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!” dedik.

(Kamer 37)

Ömer Nasuhi Bilmen Meali:

Andolsun ki, o misafirlerinden dolayı O'ndan mutalebede bulunmuşlardı. Artık Biz de onların gözlerini silip kör ettik, «Haydin azabımı ve tehditlerimi tadın!» (deyiverdik).

(Kamer 37)

Ömer Öngüt Meali:

Onlar Lut'un misafirlerine karşı kötülük yapmaya kalkışmışlardı. Biz de gözlerini siliverdik. "Azabımı ve uyarmalarımı dinlememenin âkibetini tadın!"

(Kamer 37)

Ömer Sevinçgül Meali:

‘Saldırgan birer eşcinsel olan bu adamlar’ onun konuklarından faydalanmak istediler. Biz de gözlerini silme kör ettik. Tadın şimdi azabımı ve tehditlerimi!

(Kamer 37)

Sadık Türkmen Meali:

Onun misafirlerinden (sapıkça) yararlanmaya kalkıştılar. Biz de gözlerini siliverdik. “İşte azabımı ve uyarılarımı tadın!”

(Kamer 37)

Seyyid Kutub Meali:

Onlar Lut'un konuklarını elde etmek istediler. Bunun üzerine gözlerini kör ettik. «Tadın bakalım azabımı ve uyarılarımın sonuçlarını.»

(Kamer 37)

Suat Yıldırım Meali:

Onlar Lut'un misafirlerine karşı niyetlerini bozdular, onlarla yalnız kalmak için gidip gidip geldiler. Biz de gözlerini silme kör ettik. Haydi tadın Benim cezalandırmamı ve tehditlerimi!

(Kamer 37)

Süleyman Ateş Meali:

Onun (güzel delikanlılar şeklinde görünen melek) konuklarından murad almağa kalkıştılar. Biz de gözlerini siliverdik: "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!"

(Kamer 37)

Süleymaniye Vakfı Meali:

Üstelik Lut'un konuklarını elde etmeye çalışıyorlardı ki gözlerini kör ediverdik: "Şimdi uyarıların ardından gelen azabımın tadına varın."

(Kamer 37)

Şeref Aziz Taha ve Kemal Çelik Meali:

Onun konuklarıyla ilişki kurmak istediler. Biz de hakikati görmelerini engelledik. Uyarılarımı dikkate almamanın cezasını çekin bakalım!

(Kamer 37)

Şaban Piriş Meali:

Onlar, Lut'un misafirlerinden murat almak istemişlerdi. Biz de onların gözlerini kör ettik. -Şimdi tadına bakın azabımın ve tehdidimin!

(Kamer 37)

Talat Koçyiğit Meali:

Bir de ondan misafirlerini almaya kalkışmışlardı da, biz de gözlerini görmez hale getirivermiş ve "azabımı ve uyarılarıma kulak asmamanın neticesini tadın" demiştik.

(Kamer 37)

Tefhimul Kuran Meali:

Andolsun onlar, onun konuklarından da murad almak için baskı yaptılar. Biz de onların gözlerini silip kör ettik. «İşte azabımı ve uyarıp korkutmamı tadın.»

(Kamer 37)

Ümit Şimşek Meali:

Onlar Lût'un konuklarına kötülük etmeye niyetlendiler; Biz de onların gözlerini kör ettik, “Tadın azabımı ve uyarılarımın sonucunu” dedik.

(Kamer 37)

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Yemin olsun, Lut'un misafirlerinden nefislerini tatmin etmek istemişlerdi de onların gözlerini silme kör etmiştik. Hadi, tadın azabımı ve uyarılarımı?

(Kamer 37)

Rashad Khalifa Meali:

They negotiated with him about his guests; we blinded them. Suffer My retribution; you have been warned.

(Kamer 37)