70. Mearic Suresi / 11.ayet

Gerçi o gün yakınların birbirlerini görmelerine imkân tanınacak, fakat kimsenin kimseye yararı olmayacak. O gün suçlular azaptan kurtulmak için kendi çocuğunu bile fidye vermek isteyecek.

Bknz: (7/46)(10/44)(31/33)

Mustafa Çavdar Meali

Mearic 11 ayeti için diğer mealler.

Abdülbaki Gölpınarlı Meali:

Birbirlerini görüp tanırlar da ve suçlu, o günün azabına karşılık oğlunu da vermek ister.

(Mearic 11)

Abdullah-Ahmet Akgün Meali:

(Kıyamet günü) Onlar (akraba ve arkadaşlar) birbirine gösterilip (bakınca tanıyacaklardır) . O günün azabına karşılık olmak üzere, her mücrim (suçlu ve şımarık kişi) kendi oğullarını fidye vermek isteyecek (ama kabul olunmayacaktır).

(Mearic 11)

Abdullah Parlıyan Meali:

Birbirlerine gösterilirler fakat herkes kendi derdine düştüğü için başkasıyla ilgilenemez. O gün suçlular azaptan kurtulmak için fidye vermek ister. Oğullarını,

(Mearic 11)

Adem Uğur Meali:

Birbirlerine gösterilirler (fakat herkes kendi derdindedir). Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından (kurtuluş için), oğullarını,

(Mearic 11)

Ahmet Hulusi Meali:

Birbirlerine gösterilirken insanlar... Suçlular, o sürecin azabından kendini kurtarmak için oğullarını fidye olarak (ateşe) vermeyi düşünür...

(Mearic 11)

Ahmet Tekin Meali:

Onlar, o gün, birbirlerinin gözleri önünde olacaklar. İslâm'a planlı cephe alan, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen, güç ve iktidar sahibi âsiler, suçlular, o günün azâbından kurtulmak için fidye vermek isteyecek. Oğullarını vermek isteyecek.

(Mearic 11)

Ahmet Varol Meali

Onlar birbirlerine gösterilirler. Suçlu kişi o günün azabına karşılık oğullarını fidye vermek ister.

(Mearic 11)

Ali Bulaç Meali:

Onlar birbirlerine gösterilirler. Bir suçlu günahkar, o günün azabına karşılık olmak üzere, oğullarını fidye olarak vermek ister;

(Mearic 11)

Ali Fikri Yavuz Meali:

(O kıyamet gününde akraba ve hısımlar) birbirlerine gösterilirler; (fakat herkes kendi derdi ile meşgul olduğundan birbirlerini tanıyamazlar). Mücrim (müşrik), o günün azabından kurtulmak için ister ki, fidye (bedel) verse oğullarını,

(Mearic 11)

Ali Rıza Sefa Meali:

Birbirlerine gösterilirler. Suçlu, o günün cezasına karşılık, kurtulmalık olarak oğullarını vermek ister.

(Mearic 11)

Ali Ünal Meali:

Bir arada, birbirlerinin görüş mesafesinde oldukları halde. Hayatı günah hasadıyla geçmiş her inkârcı suçlu, o günün azabı karşısında ister ki, mümkün olsa da fidye olarak verse hattâ oğullarını,

(Mearic 11)

Bahaeddin Sağlam Meali:

Ki birbiriyle görüştürüldükleri halde, (birbirlerini soramıyorlar.) İşte o suçlu kâfir, o günün azabından kurtulmak için; oğullarını

(Mearic 11)

Bayraktar Bayraklı Meali:

- Onlar birbirlerine gösterilecekler. Günahkar, o günün azabından kurtulmak için çocuklarını fidye vermeyi temenni edecek. Eşini ve kardeşini, mensubu olduğu aşiretini, yeryüzündeki herkesi verip sonunda kendini kurtarmak ister.

(Mearic 11)

Bekir Sadak Meali:

(11-14) Onlar birbirlerine yalniz gosterilirler. Suclu kimse o gunun azabindan kurtulmak icin ogullarini, ailesini, kardesini, kendisini barindirmis olan sulalesini ve yeryuzunde bulunan herkesi feda etmek ve boylece kendisini kurtarmak ister.

(Mearic 11)

Besim Atalay Meali:

11,12,13,14. Onlar, birbirine gösterirler, günahlı bulunanlar, kurtulmak dileğiyle oğullarını, eşlerini, kardeşini, barındığı oymağını, yeryüzünde bulunanı hep vermek istiyecek, böylecene, kurtulmayı umacak

(Mearic 11)

Celal Yıldırım Meali:

(11-12-13-14) Birbirlerine gösterilirler (ama) suçlu günahkârlar o günün azabına karşılık oğullarını, eşini, kardeşini, kendisini barındıran kabile ve obasını ve yeryüzündeki her şeyi fidye verip kendini kurtarmak ister.

(Mearic 11)

Cemal Külünkoğlu Meali:

11,12,13,14. Onlar birbirlerine gösterilecekler (fakat birbirlerinden yararlanamayacaklar). Suçlu, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, eşini ve kardeşini, kendisini himaye etmiş olan bütün akrabalarını ve yeryüzündeki insanların tümünü fidye verip kendisini kurtarmak isteyecek. *

(Mearic 11)

Diyanet İşleri Eski Meali:

11,12,13,14. Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister.

(Mearic 11)

Diyanet İşleri Yeni Meali:

(11-14) Birbirlerine gösterilirler. Günahkar kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.

(Mearic 11)

Diyanet Vakfı Meali:

11, 12, 13, 14. Birbirlerine gösterilirler (fakat herkes kendi derdindedir). Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından (kurtuluş için), oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde kim varsa hepsini fidye olarak versin de, tek kendini kurtarsın.

(Mearic 11)

Edip Yüksel Meali:

Birbirlerine gösterilirler. Suçlu, o günün azabından kurtulmak için fidye vermek ister: Oğullarını,

(Mearic 11)

Elmalılı Orjinal Meali:

Birbirlerine gösterilirlerken, mücrim ister ki fidye verse o günün azabından oğullarını

(Mearic 11)

Elmalılı Yeni Meali:

Birbirlerine gösterilirlerken, suçlu o günün azabından kurtulmak için fidye vermek ister; oğullarını,

(Mearic 11)

Erhan Aktaş Meali:

Onlar, birbirleriyle yüzleşecekler. Mücrim[1] olan, İzin Günü'nün[2] azabından kurtulmak için mümkün olsa oğullarını fidye olarak verebilmeyi ister;

1)"Suçlu" demek olan bu sözcük, "basit suçlu" anlamında değil; "gerçeği yalanlayan nankör, müşrik, sapkın" anlamına gelmektedir.
2)Hesap görme günü.

(Mearic 11)

Gültekin Onan Meali:

Onlar birbirlerine gösterilirler. Bir suçlu günahkar, o günün azabına karşılık olmak üzere, oğullarını fidye olarak vermek ister;

(Mearic 11)

Hakkı Yılmaz Meali:

(11-14) Birbirlerine gösterilmiş oldukları hâlde suçlu, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, eşini ve kardeşini, kendisini barındıran, içinde yetiştiği tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye/kurtulmalık versin sonra da kendini kurtarabilsin ister.

(Mearic 11)

Halis Bayancuk (Ebu Hanzala) Meali: /

(Birbirlerine) gösterilirler. Mücrim kimse, o günün azabından kurtulmak için oğullarını fidye olarak vermek ister.

(Mearic 11)

Harun Yıldırım Meali:

Onlar birbirlerine gösterilirler. Her suçlu o günün azabına karşılık fidye vermek ister; oğullarını,

(Mearic 11)

Hasan Basri Çantay:

Onlar birbirine (sadece) gösterilirler. Günahkar o günün azabından (kurtulmak için şunları) feda etmeği arzu eder: Oğullarını,

(Mearic 11)

Hayrat Neşriyat Meali:

Onlar birbirlerine gösterilirler (fakat konuşamazlar). Günahkâr (kâfir) olan kimse arzu eder ki, o günün azâbından (kurtulmak için) oğullarını fedâ etsin!

(Mearic 11)

Hubeyb Öndeş Meali: /

(11-14) Onlar, onlara [birbirlerine] baktırılır. Suçlu, o gün azaptan yana çocuklarını, kız dostunu[eşini], kardeşini, kendisine sığındığı yakınlarını ve yerde [dünyada] kim varsa [hepsini] topluca feda etse sonra da [bu feda edişi] kendisini kurtarsa [diye] arzu eder.

(Mearic 11)

Hüseyin Atay Meali:

11-14 Birbirlerine gösterilirler. Suçlu kimse, o günün azabından, oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini barındırmış olan soyunu ve yeryüzünde bulunan herkesi feda ederek böylece kendisini kurtarmak ister.

(Mearic 11)

İbni Kesir Meali:

Yalnız birbirine gösterilirler. Suçlu kişi; o günün azabından kurtulmak için oğullarını feda etmek ister.

(Mearic 11)

İlyas Yorulmaz Meali:

Azap onlara gösterildiğinde günaha batmış olanlar, o gün azaptan kurtulmak için, isterler ki oğullarını feda etsinler.

(Mearic 11)

İskender Ali Mihr Meali:

Onlar birbirlerine gösterilirler, günahkâr olan izin günü, azaptan kurtulmak için, oğullarını fidye olarak verebilmeyi temenni eder.

(Mearic 11)

İsmail Hakkı Baltacıoğlu Meali:

onlar biribirlerine yalnız gösterileceklerdir. Suçlu olan o günün azabından kurtulmak için çocuğunu,

(Mearic 11)

Kadri Çelik Meali:

Onlar birbirlerine gösterilirler (ama kimse kimseyi sormaz). Bir suçlu günahkâr, o günün azabına karşılık olmak üzere, oğullarını fidye olarak vermek ister.

(Mearic 11)

Mahmut Kısa Meali:

Hem de birbirlerini görüp duruyorlarken, bütün insanlar yargı önüne çıkarılıp birbirleriyle yüzleştirilecekler. İşte o anda suçlu, o günün azâbından kurtulabilmek için dünyada —Allah’ın emirlerini terk etme pahasına— kazandığı her şeyini fedâ etmek isteyecek: Örneğin, bir zamanlar üzerlerine titrediği, öpmeye bile kıyamadığı kendi öz çocuklarını,

(Mearic 11)

Mehmet Ali Eroğlu Meali:

Ceza günü tanışırlar, ama suçlu azaptan kurtulmak için oğullarını fidye vermek ister.

(Mearic 11)

Mehmet Türk Meali:

11,12,13. Onlar (kıyamet günü) ancak (kendi) kendilerine gösterilecekler.1 (İşte o gün) her bir günâhkâr, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, eşini, kardeşini ve kendisini barındıran sülâlesini, fidye olarak vermek ister.*

(Mearic 11)

Muhammed Celal Şems Meali:

(11-14) (O gün) birbirlerinin durumu onlara iyice gösterilecek. Suçlu olan, o günün azabından, oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini barındıran kabilesini ve yeryüzünde bulunanların (da) hepsini fidye olarak verip, böylece kurtulmak ister.

(Mearic 11)

Muhammed Esed Meali:

ama onların birbirlerinin gözü önünde olacaklar(ı gün): (çünkü,) her suçlu, o Gün çocuklarını feda ederek kendisini kurtarmak ister,

(Mearic 11)

Mustafa Cemil Kılıç Meali:

Onlar birbirlerine gösterilirler. Suçlular o günün azabından kurtulmak için oğullarını kurtulmalık olarak vermek ister.

(Mearic 11)

Mustafa Çavdar Meali:

Gerçi o gün yakınların birbirlerini görmelerine imkân tanınacak, fakat kimsenin kimseye yararı olmayacak. O gün suçlular azaptan kurtulmak için kendi çocuğunu bile fidye vermek isteyecek.

Bknz: (7/46) - (10/44) - (31/33)

(Mearic 11)

Mustafa Çevik Meali:

5-18 Ey Peygamber ve beraberindeki mü’minler! Siz müşrik ve kâfirlerin alaylı sözlerine, saldırılarına sabırla göğüs gerip, direnerek mücadelenize devam edin. Onların geleceğine inanmadıkları Kıyamet ve Hesap Günü, Bize göre yakındır. O Gün geldiğinde, gök erimiş maden gibi olacak, dağlar da atılmış yün misali uçuşup dağılacaklar ve hiçbir kimse bir yakınını, dostunu soracak durumda olmayacak, herkes kendi derdine düşecek, birbirlerini görmelerine rağmen, görmezden gelecekler. O Gün her müşrik ve kâfir kendi canını ateşin azabından kurtarmak için çocuğunu, eşini, kardeşini, dünyada iken sahiplendiği soyunu sopunu, herkesi ve neyi varsa hepsini fidye olarak vermeye çoktan razıdır, yeter ki kendini kurtarabilsin. İşte O Gün dünya hayatlarını hakikate sırt dönerek tamamlamış olanları hiç kimse, hiçbir güç derileri kavurup soyan o elemli ateş azabından kurtaramaz. O nankör ve zalimler, Allah’ın davetini umursamayıp, O’nun bahşettiği serveti biriktirip üstüne oturmuş, Rabbine şükredip rızasını kazanmak uğrunda infak etmekten uzak durmuşlardı. Cehennem onların hepsini kendine çağırıp içine çekecektir.

(Mearic 11)

Mustafa İslamoğlu Meali:

Onlar birbirlerinin görüş alanında olacakları (halde böyle olacak). O gün günahı tabiat edinmiş kişi, azaptan kurtulmak için fidye vermek isteyecek öz evladını,

(Mearic 11)

Osman Okur Meali:

(11-14) Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister.

(Mearic 11)

Ömer Nasuhi Bilmen Meali:

Onlar birbirlerine gösterilirler. Günahkar olan temenni eder ki, o günün azabından dolayı oğullarını feda etsin.

(Mearic 11)

Ömer Öngüt Meali:

Yalnız birbirine gösterilirler. Suçlu kişi o günün azabından kurtulmak için oğullarını fedâ etmek ister.

(Mearic 11)

Ömer Sevinçgül Meali:

Onlar birbirlerine gösterilirler. Günahlara dalan suçlu, o günün azabından kendisini kurtarabilmek için, vermek ister çocuklarını,

(Mearic 11)

Sadık Türkmen Meali:

Birbirlerine gösterildikleri hâlde! Suçlu, o günün azabından kurtulmak için fidye vermek ister; oğullarını,

(Mearic 11)

Seyyid Kutub Meali:

birbirlerine gösterirler. Suçlu ister ki o günün azabından kurtulmak için fidye versin: oğullarını,

(Mearic 11)

Suat Yıldırım Meali:

(10-14) Birbirlerine gösterildikleri halde hiçbir candan dost, dostunun halini sormaz. Her mücrim o günkü azaptan kurtulmak için fidye olarak oğullarını, eşini, kardeşini, kendisine sahip çıkan sülalesini, hatta dünyada olanların tamamını verip de kurtulmak ister.

(Mearic 11)

Süleyman Ateş Meali:

Birbirlerine gösterilirler (fakat herkes kendi derdine düştüğünden, başkasıyle ilgilenemez). Suçlu ister ki o günün azabından (kurtulmak için) fidye versin: Oğullarını,

(Mearic 11)

Süleymaniye Vakfı Meali:

Birbirlerine gösterilirler. Suçlu olan: "Keşke oğullarımı versem de bugünün azabından kurtulsam!" diye derin bir istek duyar.

(Mearic 11)

Şeref Aziz Taha ve Kemal Çelik Meali:

(11-14) Birbirlerini görürler. Ama o Gün her günahkâr, çocuklarını, eşini, kardeşini, kendisini korumuş olan yakınlarını ve yeryüzünde yaşayanların tümünü feda ederek kendisini azaptan kurtarmak ister.

(Mearic 11)

Şaban Piriş Meali:

Onlar birbirlerine gösterilirler. Suçlular o günün azabından kurtulmak için oğullarını fidye olarak vermek ister.

(Mearic 11)

Talat Koçyiğit Meali:

11-14 Sadece birbirlerine gösterilirler: Günahkâr, o günün azabından kurtulmak için keşke oğullarını, eşini, kardeşini, kendisini barındıran sülâlesini ve yeryüzünde bulunan herkesi fidye olarak verseydi de, sonra da kendisini kurtarabilseydi.

(Mearic 11)

Tefhimul Kuran Meali:

Onlar birbirlerine gösterirler. Bir suçlu günahkar, o günün azabını karşılık olmak üzere, oğullarını fidye olarak vermek ister;

(Mearic 11)

Ümit Şimşek Meali:

Oysa onlar birbirlerine de gösterilirler. Fakat mücrim o günün azabından kurtulmak için oğullarını bile feda etmek ister.

(Mearic 11)

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Birbirlerine gösterilirler. Suçlu, o günün azabından kurtulmak için oğullarını fidye vermeyi bile ister.

(Mearic 11)

Rashad Khalifa Meali:

When they see them, the guilty will wish he could give his own children as ransom, to spare him the retribution of that day.

(Mearic 11)