23. Muminun Suresi / 4.ayet

Onlar ki, zekât ile arınmak için çaba gösterirler.

Bknz: (2/267)(2/271)(9/60)(76/8)

Mustafa Çavdar Meali

Müminun 4 ayeti için diğer mealler.

Abdülbaki Gölpınarlı Meali:

Ve öyle kişilerdir onlar ki zekatlarını verirler.

(Müminun 4)

Abdullah-Ahmet Akgün Meali:

Onlar zekât (verecek şekilde helâl kazanmak ve zekât vergisini uygulayacak adil bir düzeni kurmak) için çalışıp gerekli çabayı sarf edenlerdir.

(Müminun 4)

Abdullah Parlıyan Meali:

Arınmak için yapılması gereken zekatı, gerektiği şekilde yerine getirirler.

(Müminun 4)

Adem Uğur Meali:

Onlar ki, zekâtı verirler;

(Müminun 4)

Ahmet Hulusi Meali:

Onlar arınmak - saflaşmak (zekat) için ne gerekirse yaparlar;

(Müminun 4)

Ahmet Tekin Meali:

Mü'minler vicdanlarını, servetlerini, sosyal bünyelerini arındıran, berekete vesile olan zekât verir duruma gelmek, zekâtı vermek ve hayırları çoğaltmak, vicdanları temizlemek için çalışanlardır.*

(Müminun 4)

Ahmet Varol Meali

Onlar zekâtı verirler.

(Müminun 4)

Ali Bulaç Meali:

Onlar, zekata ilişkin (söz ve görevlerini mutlaka) yerine getirenlerdir;

(Müminun 4)

Ali Fikri Yavuz Meali:

Onlar ki, zekâtlarını verirler.

(Müminun 4)

Ali Ünal Meali:

Onlar, infakta bulunarak (hem servetlerini, hem de kalblerini) arındırmak için sürekli faaliyet halindedirler.

(Müminun 4)

Bahaeddin Sağlam Meali:

Onlar ki, zekât için çalışırlar.

(Müminun 4)

Bayraktar Bayraklı Meali:

Arınmak için çalışırlar.

(Müminun 4)

Bekir Sadak Meali:

Onlar zekatlarini verirler.

(Müminun 4)

Besim Atalay Meali:

1,2,3,4,5,6. Namazlarında gönülleri titreyen; boş işlerden kaçınan; zekât veren; eşleriyle, odalıkları olmadıkça, utanç yerlerin koruyanlar; inanlılar kurtulurlar, bunlar ayıplanmazlar

(Müminun 4)

Celal Yıldırım Meali:

Onlar ki zekâtı verip (emredildiği şekilde) yerine getirirler.

(Müminun 4)

Cemal Külünkoğlu Meali:

Onlar, zekâtlarını verirler.

(Müminun 4)

Diyanet İşleri Eski Meali:

Onlar zekatlarını verirler.

(Müminun 4)

Diyanet İşleri Yeni Meali:

Onlar ki, zekatı öderler.

(Müminun 4)

Diyanet Vakfı Meali:

Onlar ki, zekâtı verirler;

(Müminun 4)

Edip Yüksel Meali:

Zekatı pratiğe geçirirler.

(Müminun 4)

Elmalılı Orjinal Meali:

Onlar ki zekat vermek için çalışırlar

(Müminun 4)

Elmalılı Yeni Meali:

Onlar ki, zekat vermek için çalışırlar.

(Müminun 4)

Erhan Aktaş Meali:

Ve onlar, zekat için[1] çalışanlardır.

1)Benliğin her türlü kötülükten arınması, temizlenmesi, arı duru hale gelmesi.

(Müminun 4)

Gültekin Onan Meali:

Onlar, zekata ilişkin (söz ve görevlerini mutlaka) yerine getirenlerdir.

(Müminun 4)

Hakkı Yılmaz Meali:

Ve onlar, zekâtı işleyen/vergiyi veren kimselerdir,

(Müminun 4)

Harun Yıldırım Meali:

Onlar ki, zekâtı verirler;

(Müminun 4)

Hasan Basri Çantay:

(Öyle mü'minler) ki onlar zekat (vazife) lerini yapanlardır.

(Müminun 4)

Hayrat Neşriyat Meali:

Ve o kimseler ki, onlar zekât (vermek) için çalışanlardır.

(Müminun 4)

Hubeyb Öndeş Meali: /

O [inançlılar] ki, zekatı [arınma ve infak eylemlerini¹] yapıcıdır.

(Müminun 4)

İbni Kesir Meali:

Ki onlar; zekatlarını verirler.

(Müminun 4)

İlyas Yorulmaz Meali:

Her zaman zekatlarını vererek (mallarını temizlemeyi) devam ettirirler.

(Müminun 4)

İskender Ali Mihr Meali:

Ve onlar, zekâtı verenlerdir.

(Müminun 4)

İsmail Hakkı Baltacıoğlu Meali:

o inananlar ki zekâtlarını verirler,

(Müminun 4)

Kadri Çelik Meali:

Onlar, zekâtı ifa edenlerdir.

(Müminun 4)

Mahmut Kısa Meali:

Onlar ki, hem kendilerini, hem de başkalarını arındırmak üzere, İslâm toplumunun sosyal güvencesi olan zekâtı bir kurum hâlinde yaşatma ve yaygınlaştırma görevini yerine getirir ve ayrıca, zekât verecek bir duruma gelmek için meşrû çerçevede çalışır, gayret gösterirler.

(Müminun 4)

Mehmet Ali Eroğlu Meali:

İşte onlar sahip oldukları her şeyden hakkıyla zekat verirler

(Müminun 4)

Mehmet Türk Meali:

2,3,4. O (mü’minler) namazlarında huşu1 sahibidirler ve boş söz (ve yararsız şeyler)den yüz çevirirler, zekât2 (görevlerini) yerine getirirler.*

(Müminun 4)

Muhammed Celal Şems Meali:

(2-4) Onlar, namazlarında alçak gönüllülük gösterirler ve boş söz (ile işlerden) yüz çevirirler ve (de) zekâtı (hakkıyla) verirler.

(Müminun 4)

Muhammed Esed Meali:

arınmak için yapılması gerekeni yaparlar;

(Müminun 4)

Mustafa Çavdar Meali:

Onlar ki, zekât ile arınmak için çaba gösterirler.

Bknz: (2/267) - (2/271) - (9/60) - (76/8)

(Müminun 4)

Mustafa Çevik Meali:

1-7 Hiç şüphesiz gerçek mü’minler, dünyada ve âhirette mutlaka kazanırlar. Onlar titizlikle ve bilinçle namazlarını kılar, Allah’ın rızasını kazanmak için ellerinde olandan infak eder, boş ve anlamsız sözlerden ve işlerden yüz çevirirler. İffetlerini korur, meşru yollarla evlenmiş oldukları eşleri dışındakilerle ilişkiye girmezler. Meşru olan eşleri ile ilişkilerinden dolayı da kınanmaz, günaha girmezler, bunların dışına çıkanlar ise haddi aşmış Allah’ın yasağını çiğnemiş kimselerdir.

(Müminun 4)

Mustafa İslamoğlu Meali:

onlar ki, arınmak için gerekeni yaparlar;

(Müminun 4)

Osman Okur Meali:

Onlar zekatlarını verirler.

(Müminun 4)

Ömer Nasuhi Bilmen Meali:

Ve o mü'minler ki, onlar zekatı da ifâ edenlerdir.

(Müminun 4)

Ömer Öngüt Meali:

Onlar ki, zekâtlarını verirler.

(Müminun 4)

Sadık Türkmen Meali:

Onlar ki, zekât vermek (madden ve manen huzur bulmak) için, (bütün güçleriyle) çalışanlardır.

(Müminun 4)

Seyyid Kutub Meali:

Onlar ki, zekâtı aksatmaksızın, tam olarak verirler.

(Müminun 4)

Suat Yıldırım Meali:

Onlar zekatı ifa eder (kendilerini maddeten ve manen arındırırlar).

(Müminun 4)

Süleyman Ateş Meali:

Onlar zekatı verirler.

(Müminun 4)

Süleymaniye Vakfı Meali:

Onlar zekat için[1] çalışırlar.

1) Bazıları zekat vermek için çalışır, bazıları da zekatın yerine ulaşması için gayret gösterirler.

(Müminun 4)

Şaban Piriş Meali:

Onlar, arınmak için hareket edenlerdir.

(Müminun 4)

Tefhimul Kuran Meali:

Onlar, zekâta ilişkin (söz ve görevlerini mutlaka) yerine getirenlerdir.

(Müminun 4)

Ümit Şimşek Meali:

Onlar zekât için çalışırlar.(2)*

(Müminun 4)

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Zekatı vermek için faaliyettedir onlar.

(Müminun 4)

Rashad Khalifa Meali:

And they give their obligatory charity (Zakat).

(Müminun 4)