4. Nisa Suresi / 60.ayet

Hem sana indirilen Kuran’a ve hem de senden önce indirilen vahiylere, iman ettiklerini iddia edenleri görmedin mi? Bunlar (Tağut), Allah’a isyanı sistemleştirenin hakemliğine başvurmak istiyorlar. Oysa onu reddetmekle emrolunmuşlardı. Kaldı ki bu şeytan, onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.

Bknz: (24/47)»(24/52)(63/1)»(63/4)

Mustafa Çavdar Meali

Nisa 60 ayeti için diğer mealler.

Abdülbaki Gölpınarlı Meali:

Görmez misin sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inandıklarını sananlar, Şeytan tarafından yargılanmalarını dilerler, halbuki onu inkar etmeleri emredilmişti onlara ve Şeytan, onları tamamıyla sapıtmak, doğru yoldan pek uzak bırakmak ister.

(Nisa 60)

Abdullah-Ahmet Akgün Meali:

(Ey Resulüm!) Sana indirilen (Kur'an'a) ve Senden önce gönderilen (Kitaplara), sözde inandıklarını öne süren (sahtekâr münafıkları) görmez misin? Ki bunlar, (hak ve adalet ölçüleriyle değil) tağutun önünde (zalim ve bâtıl düzenlerin kurum ve kurallarıyla) muhakeme olunmak (şeytan fikirli Yahudi ve Hristiyanların hükmü altında yaşamak) istemektedirler! Oysa (mü’min ve Müslüman sayılmak için) onu (tağutu ve süper güç putunu) red ve inkâr etmekle emrolunmuşlardır. Şeytan onları derin ve dönüşü olmayan bir sapkınlığa sürüklemek istemektedir. *

(Nisa 60)

Abdullah Parlıyan Meali:

Sana indirilene ve senden önce indirilenlere, inandıklarını iddia eden ama öte yandan, şeytani güçlerin önünde, mahkeme olmayı isteyenleri görmedin mi? Oysa onu inkâr etmeleri buyrulmuştu. O Şeytan da onları bir daha dönemeyecekleri kadar uzak bir sapıklıkla büsbütün sapıtmak ister.

(Nisa 60)

Adem Uğur Meali:

Sana indirilene ve senden önce indirilenlere inandıklarını ileri sürenleri görmedin mi? Tâğut'a inanmamaları kendilerine emrolunduğu halde, Tâğut'un önünde muhakemeleşmek istiyorlar. Halbuki şeytan onları büsbütün saptırmak istiyor.

(Nisa 60)

Ahmet Hulusi Meali:

Sana inzal olunana ve senden önce inzal olunana iman ettiklerini sananları görmüyor musun; inkar etmeleri emredildiği halde Tağut'u aralarına hakem yapmak isterler... Şeytan da onları geri dönemeyecekleri kadar uzak bir sapıklığa (şirke) düşürmeyi diler.

(Nisa 60)

Ahmet Tekin Meali:

Sana indirilene Kur'ân'a, senden önce indirilenlere, diğer kutsal kitaplara inandıklarını ileri sürenleri görmüyor musun? Putlaştırılmış, zalim, azgın diktatörlerle, idarelerle şeytanî güçlerle, tağut ile ilişkilerini kesmeleri emrolunduğu halde, onların hâkimiyetine teslim olmak istiyorlar. Şeytan, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlar da onların, bir daha dönemeyecekleri kadar, hak yoldan uzaklaşmalarının, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihlerinin önünü açmak istiyor.*

(Nisa 60)

Ahmet Varol Meali

Sana ve senden öncekilere indirilene iman ettiklerini ileri sürenleri görmüyor musun ki, Tağut'un hükmüne başvurmaya kalkışıyorlar! Oysa onu inkar etmekle emrolunmuşlardı. Şeytan da onları uzak bir sapıklığa çekmek istemektedir. [15]*

(Nisa 60)

Ali Bulaç Meali:

Sana indirilene ve senden önce indirilene gerçekten inandıklarını öne sürenleri görmedin mi? Bunlar, tağut'un önünde muhakeme olmayı istemektedirler; oysa onlar onu reddetmekle emrolunmuşlardır. Şeytan da onları uzak bir sapıklıkla sapıtmak ister.

(Nisa 60)

Ali Fikri Yavuz Meali:

Sana indirilen Kur'ân'a ve senden önce indirilen kitablara iman ettik, diye boş iddiada bulunanlara bakmaz mısın! O azgın şeytana muhakeme olmak istiyorlar. Halbuki onu (şeytanı) tanımamakla emrolunmuşlardı. Şeytan ise, onları çok uzak bir sapıklığa düşürmek ister. (Bu âyet-i kerime, bir münafığın, bir Yahudi ile olan dâvasına hakem olarak Hazreti Peygamberi değil de Yahudi sihirbazı azgın şeytan Kâb İbni Eşref'i seçmek istemesi ile ilgili hâdise üzerine nâzil olmuştur. Şöyle ki: Yahudi, Hz. Peygamberin hakem olmasını ısrarla istemesi sonunda Peygambere gitmişler ve Hz. Peygamber de Yahudi lehine hüküm vermiştir. Bundan sonra münafığın arzusu üzerine Hz. Ömer'e gitmişler. Hâdiseyi ve daha önce Hz. Peygamberin verdiği hükmü dinleyen Hz. Ömer: “- Allah'ın ve Peygamberin hükmüne razı olmıyan hakkında hüküm budur”, diyerek kılıcı ile münafık'ın boynunu uçurur. )

(Nisa 60)

Ali Rıza Sefa Meali:

Hem sana indirilene hem de senden önce indirilene inandıklarını öne sürenleri görmüyor musun? Katışıksız dini kirletmek için uğraşanları, yargıcı yapmak istiyorlar. Oysa onu tanımamaları buyruk verilmişti. Şeytan, onları daha da saptırmak istiyor.

(Nisa 60)

Ali Ünal Meali:

Bakmaz mısın şu, hem sana indirilen (Kur’ân)’a hem de senden önce indirilen (kitaplar)a inandıklarını iddia edenlere ki, Tağut’un (Allah’a isyanla başka dinler, başka yollar icat edip, insanları bunlara itaata zorlayan bâtıl otoriteler) önünde yargılanmak istiyorlar; halbuki onu bütünüyle reddetmekle emrolunmuşlardı. Açık ki şeytan, onları haktan büsbütün saptırmak diliyor.

(Nisa 60)

Bahaeddin Sağlam Meali:

Sana indirilen ile senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmedin mi? Tağuta (zalim idarecilere) yargılanmak için başvuruyorlar. Oysa onu inkâr etmeleri, onlara emredilmiştir. Muhakkak şeytan onları, (haktan) çok uzak bir sapıklığa sürüklemek ister.

(Nisa 60)

Bayraktar Bayraklı Meali:

Sana indirilene ve senden önce indirilenlere inandıklarını ileri sürenleri görmedin mi? Tağutu/Allah'a karşı gelen adamı inkar etmeleri kendilerine emrolunduğu halde, onun önünde davalaşmak istiyorlar. Halbuki şeytan onları büsbütün saptırmak istiyor.

(Nisa 60)

Bekir Sadak Meali:

Sana indirilen Kuran'a ve senden once indirilenlere inandiklarini iddia edenleri gormuyor musun? Putlarinin onunde muhakeme olunmalarini isterler. Oysa, onlari tanimakla emr olunmuslardi. seytan onlari derin bir sapikliga saptirmak ister.

(Nisa 60)

Besim Atalay Meali:

Görmedin mi sen, sana da, senden önce gelenlere de «inandık» sananları? Şeytanın karşısında, duruşmak istiyorlar, oysaki onlara şeytanı tanımamakla emrolunmuştu; şeytan da onları büsbütün saptırmak ister

(Nisa 60)

Celal Yıldırım Meali:

Sana indirilene ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmedin mi ? Bâtılı temsîl edenin önünde muhakeme olmak isterler ; halbuki onu tanımamak (reddedip uymamak)la emrolunmuşlardı. Şeytan onları çok uzak bir sapıklıkla saptırmak ister.

(Nisa 60)

Cemal Külünkoğlu Meali:

(Ey Peygamber!) Sana ve senden öncekilere indirilene inandıklarını iddia eden, (ama öte yandan) şeytani güçlerin hâkimiyetine teslim olmakta beis görmeyenlerin farkında değil misin? Oysa onlar onu reddetmekle emrolunmuşlardı. Şeytan da onları uzak bir sapıklıkla sapıtmak ister. *

(Nisa 60)

Diyanet İşleri Eski Meali:

Sana indirilen Kuran'a ve senden önce indirilenlere inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Putlarının önünde muhakeme olunmalarını isterler. Oysa, onları tanımamakla emr olunmuşlardı. Şeytan onları derin bir sapıklığa saptırmak ister.

(Nisa 60)

Diyanet İşleri Yeni Meali:

(Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur'an'a ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Tağut'u tanımamaları kendilerine emrolunduğu halde, onun önünde muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan da onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.

(Nisa 60)

Diyanet Vakfı Meali:

Sana indirilene ve senden önce indirilenlere inandıklarını ileri sürenleri görmedin mi? Tâğut'a inanmamaları kendilerine emrolunduğu halde, Tâğut'un önünde muhakemeleşmek istiyorlar. Halbuki şeytan onları büsbütün saptırmak istiyor.  *

(Nisa 60)

Edip Yüksel Meali:

Sana ve senden önce indirilenlere inandıklarını iddia ettikleri halde azgınların ve despotların yasalarını uygulamak isteyenleri görmüyor musun? Oysa onu inkar etmekle emredilmişlerdi; fakat şeytan onları büsbütün saptırmak istiyor.

(Nisa 60)

Elmalılı Orjinal Meali:

Bakmaz mısın şunlara: o hem sana indirilene hem senden evvel indirilene iyman ettiklerini söyler gezer kimselere? Ki o tağuta (o azgın şeytana) muhakeme olmak istiyorlar. Halbuki onu tanımamakla emrolunmuşlardı. O Şeytan da onları bir daha dönemiyecekleri kadar uzak bir dalale düşürmek istiyor.

(Nisa 60)

Elmalılı Yeni Meali:

Bakmaz mısın; o hem sana indirilene, hem senden önce indirilene iman ettiklerini söyleyip gezen kimselere ki, o azgın şeytan tarafından muhakeme edilmelerini istiyorlar. Oysa onu emrolunmuşlardı. O şeytan da onları, bir daha dönemeyecekleri kadar uzak bir sapıklığa düşürmek istiyor.

(Nisa 60)

Erhan Aktaş Meali:

Sana ve senden öncekilere indirilenlere inandıklarını ileri sürenleri görmüyor musun? Tağuti[1] yasalarla yargılanmak istiyorlar. Oysa onlara, onu reddetmeleri emredilmişti. Zaten şeytan onları derin bir sapkınlıkla saptırmak istiyor.

1)Tağut: "Azgın, sapık, kötülük ve sapıklık önderi, zorba, şeytan, put, puthane, kahin, sihirbaz, Allah'ın hükümlerine sırt çeviren kişi ve kuruluş.".

(Nisa 60)

Gültekin Onan Meali:

Sana indirilene ve senden önce indirilene gerçekten inandıklarını öne sürenleri görmedin mi? Bunlar, tağutun önünde muhakeme olmayı istemektedirler; oysa onlara onu yadsımaları buyrulmuştur. Şeytan da onları uzak bir sapıklıkla saptırmak ister.

(Nisa 60)

Hakkı Yılmaz Meali:

Kesin olarak, inanmamakla emrolundukları tâğutu aralarında hakem yapmak isteyerek kendilerinin, sana indirilene ve senden önce indirilene inandıklarını ileri süren şu kişileri görmedin mi/hiç düşünmedin mi? Şeytan da onları uzak/geri dönülmez bir sapıklıkla sapıttırmak istiyor.

(Nisa 60)

Halis Bayancuk (Ebu Hanzala) Meali: /

Sana indirilene (Kur’ân) ve senden önce indirilen (Kitaplara) iman ettiğini zannedenleri görmedin mi? İnkâr etmekle emrolundukları hâlde tağuta muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan onları (hakka geri dönüşü zor) uzak bir saptırmayla saptırmak ister.

(Nisa 60)

Harun Yıldırım Meali:

Sana indirilene ve senden önce indirilene kesin olarak iman ettiklerini iddia edenleri görmüyor musun? Tağuta muhakeme olmak isterler; halbuki mutlaka onu tekfir etmekle emrolunmuşlardı. Şeytan da onları çok uzak bir sapıklıkla saptırmak istiyor.

(Nisa 60)

Hasan Basri Çantay:

Sana indirilen (Kur'an-ı kerim) e de, senden evvel indirilmiş olan (kitab) lara da her halde iman etdiklerini boş yere iddia edenlere bir bakmadın mı ki — onu inkar etmeleriyle emrolundukları halde — yine sihirbazın huzurunda muhaakeme olunmalarını isterler. Şeytan da onları (bir daha dönemiyecekleri kadar) uzak bir sapkınlıkla büsbütün sapıtmak ister.

(Nisa 60)

Hayrat Neşriyat Meali:

(Habîbim, yâ Muhammed!) Sana indirilene (Kur'ân'a) ve senden önce indirilenlere(diğer kitablara) gerçekten îmân ettiklerini iddiâ edenleri gördün mü? Tâğûta (Allah'ın yerine itâat ettikleri kimseye) muhâkeme olmak (onun hükmüne tâbi' olmak) isterler; hâlbuki onu açıkça inkâr etmekle emrolunmuşlardı. Şeytan ise onları (tâğûta meylettirerek, haktan) uzak bir dalâlet ile saptırmak ister.

(Nisa 60)

Hubeyb Öndeş Meali: /

Kendisini tanımamakla emir olundukları halde Tağut'[un hükmüne] başvurmayı isterken, sana indirilene ve senden önceki indirenlere kendilerinin inandıklarını iddia edenlere hiç bakıp düşünmedin mi? Hâlbuki şeytan, onları çok uzak bir kayboluş olarak [yolu] kaybettirmeyi istiyor.

(Nisa 60)

Hüseyin Atay Meali:

Sana indirilene ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmedin mi? Azgın kimsenin hakemliğine gitmek isterler. Oysa, onu tanımamakla emrolunmuşlardır. Ve şeytan onları iyice saptırmak ister.

(Nisa 60)

İbni Kesir Meali:

Sana indirilene ve senden önce inidirilenlere; inandıklarını iddia edenleri görmedin mi? Küfretmeleri emrolunmuş iken Tağut'un önünde muhakeme edilmelerini isterler. Halbuki şeytan, onları uzak bir sapıklıkla saptırmak istiyor.

(Nisa 60)

İlyas Yorulmaz Meali:

Sana indirilene ve senden önce indirilmiş kitaplara inandıklarını zannedenleri görmezmisin? Aralarındaki hukuki sorunlarda, Allah'a baş kaldırmış azgınların hakemlik etmesini istiyorlar. Halbuki Allah'a isyan edenlerin vereceği kararları kabul etmemeleri onlara emredilmişti. Ama şeytan onları iflah olmaz bir sapkınlığa düşürmek istiyor.

(Nisa 60)

İskender Ali Mihr Meali:

Sana indirilene ve senden önce indirilenlere inandığını zanneden kimseleri görmedin mi? Onu (şeytanı) inkâr etmekle emrolundukları halde tagutun önünde muhakeme olunmayı istiyorlar. Ve şeytan, onları uzak bir dalâletle saptırmak (dalâlete düşürmek) istiyor.

(Nisa 60)

İsmail Hakkı Baltacıoğlu Meali:

Görmüyor musun o kimseleri ki sana bildirilene, senden önce bildirilene inandıklarını sanıyorlar, hem de duruşmalarını Tagut şeytanın yapmasını istiyorlar. Oysaki onlara Tagut'u tanımamaları buyrulmuştu. Şeytan onları sapkınlıkların en aykırısı ile saptırmak istiyor.

(Nisa 60)

Kadri Çelik Meali:

Sana indirilene ve senden önce indirilenlere inandıklarını zannedenleri görmüyor musun; (bu iddialarına rağmen) tağutun önünde muhakeme edilmelerini istiyorlar. Oysa tağutu inkâr etmekle emrolunmuşlardır. Şüphesiz şeytan onları derin bir sapıklıkla saptırmak ister.

(Nisa 60)

Mahmut Kısa Meali:

Ey Peygamber! Sana indirilen ve senden önce indirilmiş olan Kitaplara inandıklarını iddia eden şu ikiyüzlülerin hâllerine bir baksana;hem Müslüman olduklarını söylüyorlar, hem de Kur’an’ın hükmünü terk edip tağut’un, yani Allah’ın hükümlerini hiçe sayan o azgın kâfirlerin hakemliğine başvurmak ve onların egemenliği altına girmek istiyorlar. Hâlbuki kendilerine, (2. Bakara: 256’da) tağut’u kesinlikle reddetmeleri emredilmişti. Ne var ki şeytan, onları doğru yoldan uzaklaştırıp büsbütün saptırmak istiyor.

(Nisa 60)

Mehmet Ali Eroğlu Meali:

İndirilene ve senden önce indirilene inandıklarını sananları görmez misin? Onlar Şeytan, tağut tarafından muhakeme olunmasını isterler. Halbuki onu inkar, Aleyhinde olmakla emr olunmuşlardır. Şeytan onları dönemeyecekleri kadar Nihayetsiz bir uzak durumda olan bir sapkınlıkla tamamen sapıtmak istemiştir.

(Nisa 60)

Mehmet Türk Meali:

(Ey Muhammed!) Şu, kendilerinin “sana indirilene de senden öncekilere indirilenlere de inandıkları” yalanını söyleyip, sonra da inkâr etmekle emrolundukları tağut1 önünde muhakemeleşmek isteyenleri, görmüyor musun?2 İşte şeytan, onları (haktan çok) uzak bir sapkınlığa düşürmek istiyor.3*

(Nisa 60)

Muhammed Celal Şems Meali:

Sana indirilene ve senden önce indirilene inandıklarını zannedenleri görmüyor musun? Onlar, şeytanın kendi aralarında karar vermesini isterler. Oysa onlara, ona uymamaları emredilmişti. Şeytan onları doğru yoldan tamamen saptırmak ister.

(Nisa 60)

Muhammed Esed Meali:

Sen (ey Peygamber), sana ve senden öncekilere indirilene inandıklarını iddia eden, (ama öte yandan) şeytani güçlerin hakimiyetine teslim olmakta beis görmeyenlerin farkında değil misin? Halbuki, Şeytanın kendilerini derin bir sapıklığa yöneltmek istediğini görerek onu inkar etmekle emrolunmuşlardı.

(Nisa 60)

Mustafa Cemil Kılıç Meali:

Görmedin mi şu kimseleri ki, sana indirilene ve senden önce indirilene inandıklarını iddia ediyorlar, sonra da reddetmekle emrolundukları azgınların yargısına başvurmak istiyorlar. Üstelik Şeytan da onları büsbütün saptırarak doğru yoldan iyice uzaklaştırmak istiyor.

(Nisa 60)

Mustafa Çavdar Meali:

Hem sana indirilen Kuran’a ve hem de senden önce indirilen vahiylere, iman ettiklerini iddia edenleri görmedin mi? Bunlar (Tağut), Allah’a isyanı sistemleştirenin hakemliğine başvurmak istiyorlar. Oysa onu reddetmekle emrolunmuşlardı. Kaldı ki bu şeytan, onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.

Bknz: (24/47)»(24/52) - (63/1)»(63/4)

(Nisa 60)

Mustafa Çevik Meali:

60-63 Ey Peygamber! Sana ve senden önce indirilen kitaplara iman ettiklerini söyleyen şu münafıkların yaptıklarına bakar mısın? Onlar aralarındaki anlaşmazlıkların çözümü için ilâhî nizamın adaleti yerine tağuti nizamların adaletine başvurup adalet arıyorlar. Hâlbuki onlar Allah’tan başkasının nizamını reddetmekle emrolunmuşlardı. Oysa o tağuti nizam onların en büyük düşmanıdır. Böylesi ikiyüzlüleri ne zaman Allah’ın indirdiği kitabının hükümleri ile sorunlarını çözmeye davet etsen, senden uzaklaştıklarını görürsün. Fakat müracaat ettikleri şirk nizamlarının yasaları ile sorunlarını çözemeyip başları sıkıntıya düştüğünde hemen sana gelip, Allah’ın adını kullanarak yeminler edip, “Biz sadece iyi niyetimizden, aramızda uzlaşma sağlasınlar diye onlara başvurduk” derler. Allah onların kalplerinde olanları çok iyi bilmektedir. Sen onlara aldırış etme, öğüt verip, gerçek olana çağırmaya davet et.

(Nisa 60)

Mustafa İslamoğlu Meali:

Sana ve senden önce indirilenlere iman ettiğini sananlara bir baksana! Birbirlerini (İlahlık rolüne soyunan) şeytani güç odaklarının hakimiyetine çağırmakta bir sakınca görmüyorlar; oysa onu inkar etmekle emrolunmuşlardı. Nitekim şeytanın tek arzusu, onları derin bir sapıklığa itmektir.

(Nisa 60)

Osman Okur Meali:

(Ey nebi!) Sana ve senden öncekilere indirilene inandıklarını iddia eden, (ama öte yandan) tağutun (şeytani güçlerin) hâkimiyetine teslim olmakta beis görmeyenlerin farkında değil misin? Oysa onlar onu reddetmekle emrolunmuşlardı. Halbuki şeytan onları büsbütün saptırmak istiyor.

(Nisa 60)

Ömer Nasuhi Bilmen Meali:

Sana indirilmiş olana ve senden evvel inzal edilmiş bulunana imân ettiklerini zûm edenlere bakmadın mı ki, onlar Tâğût'un huzurunda muhakeme olmayı isterler. Halbuki onu inkar etmekle memur bulunmuşlardı. O şeytan ise onları (doğru yoldan) pek uzak bir sapıklıkla dalâlete düşürmek ister.

(Nisa 60)

Ömer Öngüt Meali:

Resulüm! Sana indirilen Kur'an'a ve senden önce indirilen kitaplara inandıklarını ileri sürerek boş iddiâlarda bulunanları görmüyor musun? Oysa onlar Tağut'un önünde muhakeme edilmelerini isterler. Oysa onu tanımamakla emrolunmuşlardı. Şeytan da onları büsbütün saptırmak istiyor.

(Nisa 60)

Ömer Sevinçgül Meali:

Hem sana indirilen kitaba, hem de senden önce indirilenlere inandıklarını ileri sürenleri görmedin mi! Yapay tanrılarının huzurunda yargılanmak istiyorlar. Oysa onları tanımamaları ‘onlara tapmamaları’ emredilmişti. Şeytan da kendilerini derin bir sapıklıkla saptırmak istiyor.

(Nisa 60)

Sadık Türkmen Meali:

(EY MUHAMMED!) Sana indirilen Kur’an’a ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Tağut’u (din adamlarını) tanımamaları gerektiği halde, onun (din adamlarının) önünde, muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan da onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.

(Nisa 60)

Seyyid Kutub Meali:

Gerek sana ve gerekse senden öncekilere indirilen kitaplara inandıklarını ileri sürenleri görmüyor musun? Bunlar karşı çıkmakla, tanımamakla emredildikleri Tağutun hakemliğine başvurmak istiyorlar. Şeytan onları koyu bir sapıklığa düşürmek istiyor.

(Nisa 60)

Suat Yıldırım Meali:

Baksana hem sana indirilen hem de senden önce indirilen kitaplara inandığını iddia eden o münafıkların yaptıklarına! Kalkıp azgın şeytanın önünde muhakeme olmak istiyorlar. Halbuki onlara o şeytanı reddetmeleri emri verilmişti. Şeytan da onları haktan büsbütün saptırmak ister.

(Nisa 60)

Süleyman Ateş Meali:

Şunları görmedin mi, kendilerinin, sana indirilene ve senden önce indirilene inandıklarını sanıyorlar da hakem olarak tağuta (o azgın şeytana) başvurmak istiyorlar! Oysa kendilerine onu inkar etmeleri emredilmişti. Şeytan da onları iyice saptırmak istiyor.

(Nisa 60)

Süleymaniye Vakfı Meali:

Hem sana hem de senden önce indirilenlere inandığını sanan kişileri hiç görmedin mi? O azgının önünde yargılanmak istiyorlar. Oysa bunlara, onları tanımama emri verilmiştir[1]. O şeytan ise bunları derin bir sapıklığa düşürmek istemektedir.

1)Bakara 2/256 ve Bakara 2/257  

(Nisa 60)

Şeref Aziz Taha ve Kemal Çelik Meali:

Sana ve senden öncekilere indirilenlere inandıklarını savunanları görüyor musun? Onu tanımamaları emredildiği halde Allah'a karşı azanların hükmüne başvurmak istiyorlar. Böylece şeytan onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.

(Nisa 60)

Şaban Piriş Meali:

Sana indirilene ve senden önce indirilenlere iman ettiklerini iddia edenleri görmedin mi? Bunlar, tağutun önünde mahkemeleşmek istiyorlar. Oysa, onu tanımamakla emrolunmuşlardı. Şeytan, onları uzak bir sapıklığa düşürmek istiyor.

(Nisa 60)

Talat Koçyiğit Meali:

Sana indirilen (Kur'ân)'e ve senden önce indirilen (kitap)lere inandıklarını iddia eden (şu münafık) kimseleri görmüyor musun? Aslında (fesad ve dalâlet kaynağı olan) tâğûtu inkar etmekle emr olundukları halde, yine de onun önünde muhakeme olunmak istiyorlar. Şeytan da onları, (dönüşü olmayan) uzak bir sapıklığa düşürmek istiyor.

(Nisa 60)

Tefhimul Kuran Meali:

Sana indirilene ve senden önce indirilene gerçekten inandıklarını öne sürenleri görmedin mi? Bunlar, tağut'un önünde muhakeme olmayı istemektedirler; oysa onlar onu reddetmekle emrolunmuşlardır. Şeytan da onları uzak bir sapıklıkla sapıtmak ister.

(Nisa 60)

Ümit Şimşek Meali:

Görmedin mi şu kimseleri ki, sana indirilene ve senden önce indirilene inandıklarını iddia ediyorlar, sonra da reddetmekle emrolundukları tâğutun hükmüne başvurmak istiyorlar. Şeytan da onları büsbütün saptırarak doğru yoldan iyice uzaklaştırmak istiyor.

(Nisa 60)

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Şunları görmedin mi? Kendilerinin, sana indirilene de senden önce indirilene de inandıklarını sanarken, inkar etmekle emrolundukları tağutu aralarında hakem yapmak istiyorlar. Zaten şeytan da onları geri dönülmez bir sapıklıkla sersem hale getirmek istiyor.

(Nisa 60)