Öyle bir günden sakının ki; o gün kimsenin kimseye faydası olmayacak, kimseden şefaat kabul edilmeyecek, kimseden fidye alınmayacak ve onlar yardım da görmeyecekler.

Öyle bir günden sakının ki; o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödemeyecek, hiç kimseye şefaat, fayda vermeyecek ve hiç kimsenin başkasının yerine geçmesine izin verilmeyecek ve onlar hiçbir yerden yardım da göremeyecekler.

Ey iman edenler, içinde alışverişin, dostluğun ve de şefaatin olmadığı bir gün gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayın. (Bu durumu) İnkâr ederek kâfir olanlar, işte onlar zalimlerin/yanlışta ısrar edenlerin ta kendileridir.

Allah, O’ndan başka ilah yoktur. O hayatın kaynağı ve dayanağıdır. Yarattıklarının üzerinde yönetici ve gözeticidir. Onu ne unutma tutar ne de uyku. Göklerde ve yerde olanların hepsi O’ nundur. O’ nun izni olmadan onun katında şefaat edecekte kimmiş? O, onların önlerinde ve arkalarında olanı bilir. Onlar, onun ilminden ancak dilediği kadarının dışında hiçbir şey kavrayamazlar. O’nun otoritesi, gökleri ve yeri kaplamıştır. Onları koruyup gözetmek O’na asla ağır gelmez. O yüceler yücesidir, büyüktür.

Nisa 85    

Her kim hak davada, bir işe şefaat/destek çıkarsa onun getirisinden ona bir pay vardır. Kim de kötü bir işe şefaat/destek olursa ona da onun günahından bir pay vardır. Allah, herkese yaptığının karşılığını verendir.

Enam 51    

Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları (1) bu Kur'an ile uyar ki, (2) O’nun berisinden herhangi bir veli/koruyucu (3) ve şefaatçilerinin olmadığını anlasınlar (4). Belki sakınıp korunurlar (5) .

Enam 70    

Dünya hayatının aldattığı, (1) böylece dinlerini oyun ve eğlence haline getirenleri kendi haline bırak (2) ve onlara Kuran’la şu gerçeği hatırlat: (3) "Her insan, kazandıkları ile rehin alınacak (4). Onun için Allah'ın berisinden herhangi bir veli/koruyucu ve şefaatçi olmayacak, (5) verilebilecek her fidyeyi verse bile ondan asla alınmayacak (6). İşte bunlar işledikleri yüzünden helake sürüklenmiş olacaklar, onlar ayetlerime inanmadıkları için içlerini yakıp kavuran bir su ve acıklı bir azap vardır.” (7)

Enam 94    

Dünya'ya ilk gelişinizde sizi yalnız yarattığımız gibi, işte huzurumuza da yapayalnız geldiniz ve size bağışladıklarımızın hepsini arkanızda bıraktınız. Size şefaatçi olacağını zannettiğiniz ve bunun için Allah ile aranıza koyduğunuz ortaklarınızı yanınızda göremiyoruz, aranızda kurmuş olduğunuz bağlar paramparça olmuş ve kurtaracağını zannettiğiniz o kimseler sizi yüzüstü bırakıp kaybolmuşlardır.

Araf 53    

Yoksa onlar (kıyamet ve ahiret gibi bazı haberlerin) sonucunun ortaya çıkmasını mı bekliyorlar? Onun neticesinin ortaya çıktığı gün, daha önce onu unutmuş olanlar: - Doğrusu Rabbimizin elçileri bize hakikati getirmişlerdi. Şimdi, bize şefaat edecek bir şefaatçi veya yaptıklarımızın dışında iyi işler yapmamız için geriye döndürülmemize imkân var mı? Derler. Onlar, kendilerini ziyana sürüklemiş ve uydurdukları şeyler de onları yüzüstü bırakıp kaybolmuşlardır.

Yunus 3    

Şüphesiz ki sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı evrede yaratan sonra kâinatı mutlak hükümranlığı altına alan ve her şeyi düzenleyip yöneten Allah'tır. İkinci birinin onun işlerine eşlik etmesi söz konusu değildir. O'nun izni olmadan O'nun katında hiçbir şefaatçi yoktur. İşte sizin gerçek Rabbiniz Allah budur. Öyleyse sadece O'na kulluk edin, hiç öğüt alıp düşünmüyor musunuz?

Yunus 18    

Onlar Allah'ın peşi sıra kendilerine herhangi bir yarar da zarar da sağlayamayanlara kulluk ederler ve derler ki "Bunlar bizim Allah katında şefaatçilerimiz." De ki: - Göklerde ve yerde Allah'ın bilmediği bir şey var da Allah'a onu mu haber veriyorsunuz? Allah onların yakıştırdığı bütün şirk unsurlarından münezzehtir ve yücedir.

O gün hiç kimse şefaat yetkisine sahip değildir ancak yapmış olduğu iman sözleşmesine sadık olanlara Rahman şefaat edecektir.

Taha 109    

O gün, Rahman'ın izin verdiği ve sözünden/iman ve ikrarından razı olduğu kimseden başkasına şefaat fayda vermeyecek.

Allah, onların yaptıklarını ve yapacaklarını bilir ve onlar Allah'ın hoşnut olduğu kimseden başkasına şefaat edemezler. Zira onlar Allah'a duydukları derin saygıdan dolayı tir tir titrerler.

Şimdi, artık ne bir şefaatçimiz var.

Rum 13    

Zira Allah'a ortak koştukları onlara şefaatçi aracı olamayacak. Hâlbuki onlar ortak koştukları için kâfir olmuşlardı.

Secde 4    

Gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunan her şeyi altı evrede yaratan sonra da koyduğu yasalarla onlar üzerinde egemen olan Allah'tır. Sizin O'ndan başka ne bir veliniz ne de bir şefaatçiniz vardır. Hiç aklınızı kullanmaz mısınız?

Sebe 23    

Allah katında şefaat, onun izin verdiklerinin dışında hiç kimseye fayda vermez. Sonunda onların yüreklerindeki korku giderilince: - Rabbiniz ne buyurmuştu? Dediler. Onlar: "Hak ve hakikati şimdi anladık ki O, yüceler yücesi ve büyükler büyüğüdür" Dediler.

Yasin 23    

- Şimdi ben O'nun peşi sıra birtakım ilahlar edineyim öyle mi? Şayet Rahman bana bir zarar vermeyi dilese, onların şefaatinin bana hiç bir yararı olmaz ve beni de kurtaramazlar.

Yoksa onlar Allah'ın peşi sıra birtakım şefaatçiler mi ediniyorlar? De ki: -Peki, onlar hiç bir şeye sahip değiller ve akılları hiç bir şeye ermiyor ise?

De ki: -İyi bilin ki şefaat tamamıyla ve sadece Allah'a aittir, zira göklerin ve yerin hükümranlığı O'na aittir. Sonunda hepiniz hesap vermek üzere O' na döndürüleceksiniz.

Ey Elçi insanları, korkudan yüreklerin gırtlağa dayanacağı ve yutkunup duracakları iyice yaklaşan o dehşetli gün ile uyar! O gün kendine yazık edenlerin ne samimi bir dostu ne de sözü geçen bir şefaatçisi olacak.

Onların Allah'ın peşi sıra yalvarıp yakardıklarının hiç kimseye şefaat etme yetkileri yoktur. Ancak bu gerçeği kuran a şahit olanlar bilir.

Necm 26    

Göklerde nice melekler vardır ki, Allah'ın dilediği ve razı olduğu kimseler için izin vermedikçe, onların şefaatı hiçbir işe fayda vermez.

Artık aracıların şefaati onlara bir yarar sağlamayacak.