Allah gerçekleri örtbas etmeye devam eden ve başkalarını da Allah'ın yolundan saptıranların tüm yaptıklarını boşa çıkaracaktır.

Buna mukabil iman edip iyi ve güzel işler yapanların ve Rableri katından Muhammed'e hak olarak indirilen Kur'an'a inanıp güvenenlerin kötülüklerini örtecek ve durumlarını düzeltecektir.

Bu, böyle olacaktır. Çünkü kâfirler batılın peşine düşmüşler, inananlar ise Rabblerinden gelmiş bir hakikat olan Kur'an'a tabi olmuşlardır. Allah kâfirlerle müminler arasındaki farkı işte böyle ortaya koyar.

Küfürde direnenlerle savaşta karşılaştığınız zaman onların boyunlarını vurun! Nihayet onlara karşı ezici bir üstünlük sağladığınızda geriye kalanları sıkı bir şekilde bağlayıp esir alın. Sonunda onları ister karşılıksız ister fidye karşılığı serbest bırakın. Böyle yapın ki kâfirlerin size karşı bir daha savaşacak güçleri kalmasın. Gerçi Allah dileseydi, onları savaşsız da cezalandırırdı. Fakat O, birbirinizle savaştırarak sizi sınamak istemiştir. Allah kendi yolunda savaşanların gayretlerini asla boşa çıkarmayacaktır.

Onlara doğru yolu gösterecek ve durumlarını düzeltecektir.

Sonunda da onları, kendilerine tanıtmış olduğu cennete yerleştirecektir.

Ey İman edenler, eğer siz Allah'ın davasına yardım ederseniz, O da size yardım eder, sizi güçlü ve dirençli kılar.

Kâfirlere gelince onların hakkı yıkım ve yok olmaktır zaten Allah onların bütün çalışmalarını boşa çıkaracaktır.

Çünkü onlar Allah'ın indirdiği Kur'an'dan hoşlanmamışlar. Bu sebeple yaptıkları iyi işler geçersiz olmuştur.

Onlar şu memleketlerde hiç gezip dolaşarak kendilerinden önce geçmiş toplumların akıbetlerinin nasıl olduğuna bakıp ibret almıyorlar mı? Allah onları yerle bir etmişti. Nitekim bu kâfirleri de benzeri bir akıbet beklemektedir.

Çünkü Allah sadece müminlerin mevlasıdır. Kâfirlerin ise herhangi bir mevlası ve yardımcısı yoktur.

Şüphesiz Allah, iman edip iyi ve güzel işler yapanları, tabanından ırmakların çağladığı cennetlere yerleştirecektir. Gerçekleri örtbas eden kâfirler dünya nimetlerinden bir süreliğine daha yararlansınlar, hayvanların yiyip içtiği gibi yiyip içsinler bakalım, nasıl olsa sonunda ateşi boylayacaklar.

Seni yurdundan sürüp çıkaranlardan daha güçlü ve kuvvetli nice ülkeleri helak ettik de onlara yardım edecek kimse çıkmadı.

Şimdi Rabbinden gelmiş açık bir belgeye/Kur'an'a dayanan kimse ile kötü amelleri kendisine cazip görünen böylece arzu ve heveslerine uyan kimse hiç bir olur mu?

Günahlardan korunanlara vaat edilen cennet şöyledir: Orada tadı hiçbir şekilde bozulmayan su ırmakları, tadı hiç değişmeyen süt ırmakları, içenlere lezzete boğan sarhoş etmeyen şarap ırmakları, süzme bal ırmakları akmaktadır. Ayrıca orada onlar için her türlü meyve/yiyecek vardır. Bir de onlar, Rableri tarafından bağışlanmış olmanın mutluluğunu tadacaklar. Şimdi bu kimseler ile ateşte kalacak ve kendisine içirilen kaynar su ile bağırsakları parçalanacak kimse bir olur mu?

Onların içinden kimileri de seni dinliyormuş gibi gözükür. Fakat senin yanından ayrıldıklarında vahiy bilgisine sahip olanlara alaylı bir şekilde sorarak "Sahi az önce o ne söyledi" derler. İşte onlar arzu ve heveslerine uydukları için Allah da kalplerini mühürlemiştir.

Doğru yolda olanlara gelince Allah onların imanlarını pekiştirir böylece onları günahtan korunmaya, arzu ve heveslerine uymamaya muvaffak kılar.

Şimdi onlar, başlarına ansızın gelecek kıyametten başka neyi bekliyorlar? Oysa onun tüm şartları oluşmuştur/alametleri gelmiştir. Fakat kaçınılmaz son başlarına gelip çattığı zaman gerçeği anlamış olmalarının onlara ne faydası olacak?

Öyleyse şunu iyi bil ki Allah'tan başka ilah yoktur. Kendi günahın hem de mümin erkek ve Hanımlar için Allah' dan bağışlanma dile! Allah sizin gezip dolaştığınız yeri de varıp duracağınız yeri de iyi bilir.

İman edenler: -Keşke kâfirlerle savaşa izin veren bir sure indirilmiş olsaydı diyorlar. Fakat savaş emrini içeren kesin bir sure indirilmiş olsa, kalplerinde hastalık olanların ölüm döşeğindeki kişinin baktığı gibi korkudan baygın bir şekilde sana baktığını görürsün. Oysa bu durumda onlara yaraşan.

Emre itaat ve güzel söz söylemektir. Fakat savaş işi kesinleşince böyle davranmadılar. Hâlbuki Allah'a verdikleri söze sadık kalsalardı kendileri için daha hayırlı olurdu.

Savaştan kaçmanızın, ülkenin istila ve fesadına, akrabalık bağlarının kopmasına sebebiyet vereceğinin farkında mısınız?

İşte böyleleri, Allah'ın lanet edip rahmetinden uzaklaştırdığı dolayısıyla kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir.

Şimdi onlar, Kur'an'ı adamakıllı hiç düşünmüyorlar mı, yoksa onlarda akıl tutulması mı var?

Kur'an'ın gösterdiği yolun doğruluğu kendilerine açık seçik belli olmasına rağmen ona sırt çevirenler şeytanların kendilerini aldattığı ve boş ümitlerle avuttuğu kimselerdir.

Bu yüzden, onlar Allah'ın indirdiği Kur'an'dan nefret edenlerin yanına varıp: -Bazı hususlarda sizinle işbirliği yapabiliriz, dediler. Hâlbuki Allah onların gizli saklı bütün işlerini bilmektedir.

Peki Melekler, onların yüzlerine ve arkalarına vura vura canlarını almaya geldikleri zaman halleri nice olacak?

Çünkü onlar Allah'ın gazabına sebep olacak işler yapmışlar ve onun hoşnut olacağı her şeyden nefret etmişlerdir. Allah da onların yaptıkları tüm işleri boşa çıkarmıştır.

Yoksa onlar, kalplerinde hastalık bulunanların içlerindeki kini Allah'ın açığa çıkarmayacağını mı zannettiler?

Biz isteseydik o münafıkları/ikiyüzlüleri sana tek tek gösterirdik. Sen de onları simalarından tanırdın. Sen onları konuşmalarındaki tarz ve üsluptan zaten tanıyorsun. Unutmayın ki Allah yapıp ettiğiniz her şeyi bilmektedir.

And olsun ki içinizden Allah yolunda tüm gayretini gösterenleri ve davasında direnenleri ortaya çıkarıncaya kadar sizi ve tüm iddialarınızı da sınayacağız.

Kendilerine doğru yol açık seçik belli olduktan sonra, Elçi'ye karşı gelen ve insanları Allah'ın yolundan saptıran kâfirler hiçbir şekilde Allah'a zarar veremeyecekler. Zira Allah, onların bütün tuzaklarını boşa çıkartacaktır.

Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Elçi'ye itaat edin. İtaatsizlik ederek yaptığınız işlerin boşa gitmesine sebep olmayın.

Hiç kuşku yok ki gerçekleri örtbas eden ve insanları Allah'ın yolundan saptıranlar ve sonunda da kâfir olarak ölenler var ya! Allah işte onları asla bağışlamayacaktır.

Savaşta sakın gevşeklik göstermeyin siz üstün durumda iseniz barışa davet edin! Zira Allah, sizinle beraberdir. O, sizin hiçbir emeğinizi zayi etmeyecektir.

Bu dünya hayatı, ancak bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Eğer siz yürekten iman eder ve Allah yolunda harcama konusunda duyarlı davranırsanız O, da size mükâfatınızı verecektir. Hem O, sizden malınızın tamamını istemiyor ki.

Şayet Allah sizden malınızın tamamını isteyerek sizi zorlasaydı kesinlikle cimrilik ederdiniz de, O da sizin kötü duygularınızı ortaya sermiş olurdu.

İşte şimdi siz, Allah yolunda cihat için harcamaya çağrılıyorsunuz. İçinizden bazı kimseler cimrilik ediyor. Cimrilik eden iyi bilsin ki bu kendi aleyhinedir. Kaldı ki Allah'ın sizin malınıza mülkünüze ihtiyacı yoktur, bilakis siz tüm ihtiyaçlarla O'na muhtaçsınız. Eğer Allah'ın emirlerinden yüz çevirirseniz O da sizin yerinize başka bir kavim getirir de onlar sizin gibi davranmazlar.