Pislikten/şirkten uzak dur/iç dünyanı düzenle!

Bunları gözünde büyütüp de yaptığın iyiliği çok görme.

Ve Rabbinin yolunda karşılaşacağın zorluklara göğüs ger!

Yarattığımda tek başına olan kişiyi sen bana bırak.

Şimdi de kalkmış benden daha fazlasını istiyor.

Asla! Mademki o ayetlerimize karşı ayak diredi.

Ben de onu sarp bir yokuşa süreceğim/katlanılmaz azaplara çarptıracağım.

O, Kur'an hakkında aklı sıra düşündü-taşındı, ölçtü biçti.

Sonunda hakikate sırtını döndü ve kibirlendi.

Ve şöyle dedi: - Bu eskiden beri anlatıla gelen sihirli/etkili bir kelamdan ibarettir.

Sonuçta beşer sözünden başka bir şey değildir.

O, içine atılanın yakmadık yerini bırakmaz, fakat yine de onu salıvermez.

Biz cehennem bekçilerini yalnızca meleklerden yaptık. Onların sayısını kâfirler için sadece bir fitne yaptık ki kendilerine vahiy verilenlerin bilgileri sağlamlaşsın, müminlerin de imanı artsın. Böylece kitap ehli ve müminler bütün kuşkulardan arınsın. Buna mukabil akılları karışık/kalplerinde hastalık olanlar ve gerçekleri örtbas eden kâfirler "Allah bu misali vermekle ne yapmak istiyor" desinler. İşte Allah böylece dileyeni sapkınlıkta bırakır, dileyeni de doğru yoluna iletir. Aslında Rabbinin görevli meleklerinin sayısını sadece kendisi bilir. İşte bu beşer için sadece bir uyarıdır.

Yok öyle zannettikleri gibi değil, aya andolsun ki.

Aranızdan iman ve hayırda ileri gidenler veya günahkâr olup geri kalanlar için.

İyi bilin ki herkes yaptıklarının esiri olacak.

Tabii ki amel defteri sağdan verilenler müstesna.

Onlar cennetlerde olacaklar ve oradan suçlulara soracaklar.

Onlar cennetlerde olacaklar ve oradan suçlulara soracaklar.

-Biz Allah ile bağımızı koparıp namaz kılmazdık.

–Allah'ın ayetleriyle alay edenlere biz de katılırdık.

Artık aracıların şefaati onlara bir yarar sağlamayacak.

Onlara ne oluyor ki bu öğütlerden yüz çeviriyorlar?

Ürkmüş yaban eşekleri gibi niye bu Kur'an'dan kaçıyorlar.